Bu gibi sorunların ortadan kaldırılması için geliştirilen kablosuz şarj teknolojisi her geçen gün daha da hayatımızın içerisinde yer almakta. Geliştirilen bu teknoloji ile örneğin elektrikli aracınızı garaja park ettiğinizde, telefonunuzu aracınızdaki bir hazneye koyduğunuzda cihazların bataryaları doğrudan dolmaya başlayacak.
Rezonans bilindiği üzere çok eski bir geçmişe sahip olan endüktif akım yani elektriğin kablosuz aktarımıdır. Bu enerjinin en verimli şekilde salınımlı bir sisteme aktarıldığı frekans olarak da düşünülebilir.
Rezonans bağlantısı biri alıcı, biri verici olmak koşuluyla doğal frekansları hemen hemen aynı iki sistemin bir araya gelmesiyle oluşur. Günümüzde piyasadaki kablosuz şarj kaynakları ve alıcıları özel olarak tasarlanmış manyetik rezonatörler olup manyetik alanların yakınlığı vasıtasıyla uzun sayılabilecek mesafelerde güç aktarımı yapabilmektedirler. Kablosuz şarj için içerisinde sarmal bobinlerin yer aldığı pedlerin birbirine karşılık gelmesi gerekmektedir.
Dünyadaki otomobil üreticilerince kabul görülmüş kablosuz teknolojisinin faydalarına baktığımızda; küçük kapasiteli batarya sistemlerine sahip olan elektrikli hibrit araçlardan uzun menzilli bataryalara sahip olan elektrikli araçlara kadar olan ihtiyacın karşılanması adına 3.6 ile 11 kW güçleri arasında ölçeklenebilir şarj etme oranları, tek bir sistem tasarımı ile yere yakın süper spor otomobillerden SUV araçlara kadar birçok aracın şarj edilme imkanı, altyapıya gömülebilme özelliğinden dolayı özel konutların otoparklarında kamuya açık yerlerdeki alanlara kadar birçok alanda kullanılma imkanı diyebiliriz.
Bu sistemin kablosuz ve oldukça hızlı çalışmasının yanı sıra çok sevilmesi için bir sebep daha var. Kablosuz şarj ünitesi, marka ve modeli ne olursa olsun her türlü elektrikli araca uyumlu olarak çalışabiliyor.
Hemen akla bir soru geliyor elektrik akımının geçtiği bu 2 ped arasında etkisi fazla bir manyetik alan oluşuyor ve araya bir canlı örneğin bir kedi veya köpeğin girmesi durumunda ne oluyor. Evet, bu durumda şarj işlemini otomatik olarak kesen bir sistem var ve kullanıcıya uyarı mesajı gönderiyor. Böylece sürücüye şarj durum bilgisi de iletilmiş oluyor.
Yani özetle yakın gelecekte evimizin çatısında solar panellerimiz olacak. Gündüz güneşten aldığımız enerjiyi, elektrik enerjisine çevireceğiz sonra panellere bağlı bir elektrik depolama sistemimiz olacak. Elde edilen tüm elektrik enerjisini akülere depolayacağız. Ve akşam eve geldiğimizde bu enerjiyi aracımıza aktaracağız. Sabah şarjımız hazır. Böylece bir daha benzin istasyonuna uğramak zorunda kalmayacağız veya benzin istasyonları kablosuz şarj alanı olarak dönüşüm geçirecek.