banner8

banner13

banner6

25.01.2021, 20:02

Düşünelim

Geçenlerde “Beynin Sırları” adında bir nehir söyleşi kitabını okurken; giriş kısmında, İbn-i Haldun’un bir sözü beni çok düşündürdü.
Cümle aynen şöyle; “İnsan beyni değirmen taşına benzer; içine yeni bir şeyler atmazsanız kendi kendini öğütür durur.”
Koronanın tüm dünyayı etkilediği bu dönemde ülkemizde en sıkı sınırlama, 20 yaş altı ve 65 yaş üstüne getirildi.
Günde 3 saat dışarı çıkabiliyorlar. Peki bu grupların evde geçirecekleri uzun zaman içinde, zihinsel ve fiziksel etkinlik için, yönetim hangi çözümleri getirdi? Düşünüyorum ve dişe dokunur bir şey bulamıyorum. Kendi kendilerine bir karar verecekleri düşünülüyor herhalde.
Evin içinde, o daracık ortamda insan ne yapabilir? Çok sınırlı şeyler.
Üstelik evde birden fazla insan varsa durum daha da zor.
Diyelim ki tek başınasınız. Ne yapacaksınız? Herhalde öncelik, televizyon izlemek olur. Belki kitap okursunuz. Her ikisi de size düşünmek için fazlaca konu çıkarmayacaktır.
Hani televizyon ilk çıktığı dönemde bir söz yaygınlaşmıştı. Eve gittiğinizde yapılacak şey “Pijama, Terlik, Televizyon”. Şimdi her gün; toplumun önemli bir kesimi kalan 21 saatte ancak bunu yapabilir. Bu insanlar bir üretim yapmadan günlerini geçirmek durumundalar. Bunun yaratacağı ruhsal gerilim üzerinde çok yazıldı, çizildi. Ama bir sonuç gelmedi. Olayın o kadar çok yönü var ki, kitaplar dolusu yazılabilir.
Küçük bir örnek: Çocukların sosyalleşmesi önemli bir sıkıntı. Çünkü çocuklar, büyükler gibi değiller. Onlar her gün büyürler.
Devamlı ilgi görmeleri gerekir.
Apartman öncesi dönemlerde çocuklar sokakta arkadaşları ile birlikte eğlenir ve eğitilirdi. Oyunlarda hep zekâ geliştirici etkinlikler seçilirdi. Şimdi bunlar çok azaldı.
Gençlerimizin iyi bir eğitim almalarına rağmen, neden büyük bölümü yaşam mücadelesinde cesur değiller? Bence bu; hazırdan yararlanma alışkanlığından dolayı.
Her şeyi bilgisayardan, cep telefonundan hazır bilgi olarak alabilen biri; ne zaman kafasını çalıştıracak? Eskiden anneler çocuklarını pek dışarı bırakmak istemezlerdi.
Şimdi ise dışarı çıkmalarını özendiriyorlar. Evde kapalı çocuğun bunaldığını, annesini de bir süre sonra bunalttığını görüyoruz.
Peki ne yapmalıyız?
Öncelikle çocuklara; düşünmelerini, fikir yürütmelerini, çözüm üretmelerini sağlayacak yöntemler geliştirmeliyiz. Yaşlılarımız için ev içinde üretim yapabilecekleri imkanlar sağlamalıyız. Bunlar fazla parasal harcama da gerektirmiyor. Bilge insanların bir diğer adı da, düşünce insanları değil mi?Ben kendi hesabıma neler yapıyorum diye sorarsanız.
Kitap okuyorum. Yalnızca roman, öykü değil. Teknik, ekonomik, sosyal kitap ve dergileri de. Yazı yazıyorum. Telefonla bazı konuları ilgililerle paylaşıyorum.
Ev içinde de olsa; ara ara yürüyüşler, egzersizler yapıyorum. Bazı günler akşamın nasıl geldiğini fark etmiyorum bile. Bu pandeminin bana olumsuz etkileri oldu ama; kitap, dergi, gazete okumak yönünden iyi bir değerlendirme fırsatı da sunmuş oldu.
Günümüzde en büyük sıkıntıyı, düşünmeden alınmış kararlardan çekiyoruz.Alınan kararlar bir süre sonra yüzseksen derece döndürülüyor. Zaman kaybına mı yanarsın, maddi kayba mı yanarsın? Eğer millet olarak; düşünce insanlarımızı desteklemez ve yüceltmezsek, onları izlemezsek, sonuçta bize ait olmayan düşüncelere mahkûm oluruz. Şu andaki durumumuz da budur.
Sağlıklı düşünebilecek günler diliyorum…
Not: İbn-i Haldun: 1332- 1406 yılları arasında yaşamış ünlü İslam tarihçisi ve düşünürü. Temel eseri Mukaddime’dir.
Yorumlar (0)
23
açık
Günün Anketi Tümü
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?
ABD Doları’nda yıl sonu beklentiniz nedir (TL) ?