Bursamız her geçen yıl hızla büyüyor. Son verilerle 3,2 milyonun üzerinde bir nüfusa ulaştık. Son 20 yılda %35 civarında bir nüfus artışı var. Son 15 yılda Bursa genelindeki OSB alanları toplamı 3 bin hektarlardan 5 bin hektarlara ulaşmış durumda. Bu büyüme daha çok kuzey, doğu ve batı yönlerinde gerçekleşiyor. Halbuki ilimiz yüzölçümünün neredeyse dörtte birini oluşturan güney sınırımızdaki dört dağ ilçemiz var. Şehrin büyümesinde ve gelişmesinde en az payı alan yerler olan bu ilçelerimiz: Keles, Orhaneli, Büyükorhan ve Harmancık.
Tabii bu durum tesadüfen bu hâle gelmedi. Bursa; İstanbul, Ankara ve İzmir aksları boyunca kolay ve düz bir hat üzerinde genişledi. Otobanlar, sanayi bölgeleri, lojistik merkezler bu ana yollar üzerinde kuruldu.
Dağ ilçeleriyle ise aramızda bir nevi duvar oluşturan Uludağ bulunuyor. İstanbul yolu, İzmir-Ankara yolu benzeri hızlı, konforlu bir ulaşımın bu bölgeyle olmaması; bu ilçelerin kentin nüfuz ve ekonomik büyümesinde biraz kenarda, gölgede kalmalarına neden oldu.
Oysa verilere ve potansiyeline bakıldığında, bu dört ilçenin Bursa ekonomisine ve yaşamına ciddi katkıda bulunması mümkün.
Keles: Yörenin tarımsal açıdan en önemli ilçelerinden biri. Coğrafi işaretli Keles Kirazı meşhur. Ülkemizin kiraz ihracatının ciddi bir oranı Keles kaynaklı. Ayrıca göletleri ve otlaklarıyla küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık için elverişli.
Orhaneli: Dağ Yöresi'nin nüfusça en büyük ilçesi. Linyit, krom ve mermer kaynaklarının yanı sıra Orhaneli Termik Santrali ile enerji üretimi de ilçe ekonomisinde önemli yer tutuyor. Çilek başlıca tarım ürünlerinden. Sadağı Kanyonu ve termal kaynaklar dikkat çekiyor.
Büyükorhan: Geniş ormanları ve doğal yapısı ile organik tarım ve doğa turizmi açısından önemli bir potansiyeli var.
Harmancık: Dağ Yöresi’nin en küçük ilçesi. Ekonomisi tarım, hayvancılık ve madenciliğe dayanıyor. Çilek ve tahıl öne çıkarken, krom başta olmak üzere manyezit ve mermer kaynakları da bulunuyor.
Bursa’nın oksijen deposu olan ormanların çok büyük bir kısmı bu ilçelerin sınırları içerisinde kalıyor. Bursa merkezinin kontrolsüz büyümesi; hava kirliliği ve yoğun yapılaşma ciddi sorunları beraberinde getirdi. Dağ ilçelerinin ulaşım zorluğu nedeniyle bu hızlı sanayileşme dalgasının dışında kalması bir avantaja dönüşebilir.
Bölgenin doğal güzellikleri, betonlaşan kentten uzaklaşmak isteyenler için bir kaçış yeri haline geliyor. Orhaneli Çayı üzerindeki rafting parkuru gibi faaliyetler alternatif turizm açısından önemli.
Yeni yapılan DOĞANCI TÜNELİ benzeri ulaşım yatırımları ve yol iyileştirme çalışmalarıyla dağ ilçelerine ulaşım süresi çok daha kısa hale getirilebilir; bu da ekonomik hareketliliği ve turizmin canlanmasını hızlandıracaktır.
Tabii burada kritik nokta, bunun kontrolsüz ve düzensiz sanayi yayılımına kurban edilmemesi, kendi doğal yapılarının, nitelikli tarımın, eko-turizm potansiyelinin korunması olmalı.
Sağlıkla kalın.