Televizyonda aşağıdaki haberi izlerken, içim sızlayarak düşündüklerimi sizlerle paylaşacağım bu hafta, gelin önce o habere beraber göz atalım;
‘’Türkiye’deki çiftçinin borcu 1,3 Trilyon TL, çiftçinin batık kredisi de 21,4 Milyar TL. Çiftçi sayımız 3 milyondan 2 milyona düştü. Çiftçi artık yeni traktör alamıyor, parası yok. Türkiye traktör üreten bir ülke, ama traktör üretimi de 25.000 den 7.000’e düştü. Avrupa Birliğine traktör satışımız arttı ama bizim çiftçimiz toprağı ekmekten vazgeçiyor, ekim maliyetlerini bile karşılayamıyorlar ve ekimden vazgeçiyorlar. Elma tarlada 18TL’dan çiftçiden çıkıyor, pazarda, markette 92 TL, çileği 62 TL’na satıyor, pazarda, markette 110 TL, domatesi 100 TL’na satıyor, pazarda, markette 300TL…’’
Bunları dinlerken, her vesile ile sizlere anlatmaya çalıştığım, dünyanın ABD’den sonra en zengin tarım ülkesi Hollanda yine gözlerimin önünde canlandı. 2025 yılında Hollanda 135 milyar doları aşan tarım ürünleri ihracatıyla ABD’den sonra en çok tarım ürünü ihraç eden ülke konumunu korumuştur.
Gelin bu hafta da, dört mevsim iklim koşuluna ve her karışında verimli tarım topraklarına sahip ülkemizin sadece Karadeniz Bölgesinin tarım yeteneklerine göz atalım ve Hollanda ile karşılaştıralım;
Hollanda’nın toplam tarım alanı büyüklüğü 1 milyon hektar. İhraç ettiği tarım ürünleri, süs bitkileri ve çiçekçilik, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, sebze ve meyve çeşitleri, tohumluk ve işlenmiş sebze ve meyve ürünleri, tahıllar…
Sadece Karadeniz Bölgesindeki toplam tarım alanı büyüklüğümüz 2,5 milyon hektar, yani Hollanda tarım alanından 2,5 kat büyük! Bu bölgede yetiştirdiğimiz tarım ürünlerini şöyle sıralayabiliriz;
Endüstri Bitkileri: Fındık, Çay, Tütün Tahıllar: Mısır, Buğday, arpa Sebzeler: Patates, fasulye, lahana Meyveler: Kivi, elma, armut, erik Baklagiller: Fasulye, nohut Deniz Ürünleri: Balık türleri
Evet, şimdi TV haberlerinde anlatılan çiftçimizin zor yaşam koşullarını, dünyanın en zengin tarım ülkesi Hollanda’nın sadece Karadeniz Bölgemizden bile 2,5 kat küçük tarım topraklarıyla zengin olma modelini hatırlayalım ve Karadeniz Bölgesindeki çiftçilerimizi, köy bazında Hollanda Modeli Kooperatif çatısı altında toplayalım ve tarım üretimine bu çatı altında devam etmelerini sağlayalım.
Kurulacak Kooperatifler 1 veya 2 yılda bir genel kurul yaparak yönetimlerini seçsin. Seçilen yönetim kurulu hedefinde üyelerinin yetiştirdiği ürünleri iç ve dış pazarlarda, üyelerine kar üretecek düzende pazarlama programları yapsın. Her sezon başında, bu programlarda yer alacak ürünlere ait fide ve tohumları toptan alıp, üyelerine dağıtsın, tarlaları kooperatifin sahip olduğu traktörlerle sürüp, yine kooperatifin toptan aldığı gübre ve ilaçlarla gübreleyip ilaçlasınlar. Ürünler oluştuğunda, yine yönetim iç ve dış pazarlarla kurduğu iletişim içinde, araya aracı girmeden, satışları gerçekleştirsin. Sonuçta elde edilen kar, masraflar düşüldükten sonra, kooperatife katılım oranlarında üyelere dağıtılsın. Ve Karadeniz Bölgemizin doğa zenginliği, bölgede yaşayan çiftçilerimizin cebine aksın.
Bir önemli konu da, Karadeniz Bölgemizde yaşayan çiftçi ailelerin çocuklarının eğitildiği, köylerin konumuna ve üretim düzenine uygun Uygulamalı Tarım Meslek Okullarının açılmasının, sağlanmasıdır.
İşte ülkemizin bu yeteneklerini hatırlatarak seçim dönemine girdiğimiz bu günlerde, Siyaset Ailemize sesleniyorum;
Dört mevsim iklim koşullarına ve yazımda küçük bir bölümünü örneklediğim, büyük bölümü DSİ sulama sistemleriyle sulanan çok verimli tarım topraklarına ve dört mevsim iklim koşullarına sahip ülkemizde, Karadeniz’den Marmara’ya, Trakya’ya, Ege’ye, Akdeniz’e, Orta Anadolu’ya, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya kadar tarım ve hayvancılık yapılan tüm köylerimizde, çiftçilerin köy bazında Hollanda Modeli Kooperatifleşme düzenini ve de çiftçi çocuklarının eğitim alacağı Uygulamalı Tarım ve Hayvancılık Meslek Okullarının açılmasını, yeni dönem ülke yönetim programlarınıza yerleştirmenizi öneriyorum.
Lütfen unutmayın, Türkiye konumuyla, iklim çeşitliliği ve verimli topraklarıyla, Hollanda’dan kat be kat tarım zengini olma imkanlarına sahiptir, çiftçisinin acınacak yaşam koşulları içinde yaşamak, hakkı değildir!!!