2025 yılı verilerine göre ülkemizde sadece “bankalara ibraz edilen” çek miktarı takriben 10 Trilyon TL, aynı yıl içerisinde 100-150 Milyar TL de senet düzenlendiği düşünülebilir. Zira protesto senet miktarı 10 Milyar TL’ye yakın. Protesto oranları ülke ortalaması da % 10’larda.
Sadece resmi olarak bankalarda işlem gören senet çek miktarları dolar bazında 100 milyar USD’nin üzerinde. Buna elden ele dolaşıp ibraz edilmeyen, elden ödenen veya anlaşmayla iptal edilen yani bankalar ve resmi istatistiklere yansımayan çek/senetleri dahil ettiğimizde ortaya 20 Trilyon TL’lik bir çek senet ekonomisi çıkıyor.
2025 gayrısafi milli hasılamız 68 Trilyon TL‘lerde, Gayrısafi milli hasılanın neredeyse %20-25‘lerine varan bir ekonomiden bahsediyoruz.
2025 yılının Haziran ayında emisyon hacmi 946 milyar TL ile en yüksek noktasına ulaşmış. Dolaşımdaki para 1 Trilyon TL’yi bulmuyor, ama dolaşımdaki çek miktarları trilyonlarca. !
Enflasyonu, politika faizini tüm önlemlere değişik politikalara rağmen bir türlü düşüremememizin sebeplerinden birinin piyasanın “olmayan para” ( ileri vadeli çek ve senetlerle) yürüyor olması hiç akla gelmiş midir ?
Merkez Bankası para basarken pek çok faktöre bağlı, ama piyasada çekler doğranırken aynı disiplin söz konusu değil.
Bizdeki kadar vadeli çek senet sanırım hiçbir ekonomide dönmüyor.
Ekonomi yönetimi yavaş yavaş usuldan usuldan bu işe el atmaya başlasa mı ?
Hadi yaratıcı çözümler sunalım, çek ve senetlerde “ciro” ile devir iptal edilip, sadece çek keşidecisinin çekin ön yüzüne belirttiği emrine düzenlenen hamil bankaya sunabilse, piyasadaki tarihleri oynanmış vıcık vıcık sadece değersiz kağıtların yani “sahte ekonominin” yarattığı yaralar tarihe karışmaz mı ? ( 2025‘te 300.000 çek, 35.000 kişinin imzası, 259 Milyar TL çek ve 10 Milyar TL karşılıksız –değersiz kağıt olarak kayıtlara geçen)
Yine bu sağlıksız ekonominin döngünün mahkemeleri ne kadar meşgul edip esnafa, tacire, aradaki cirantalara, günahsız insanlara ne yaralar açtığını en iyi mahkemeler, hukukçular bilir. İnanınız mahkemelerin de iş yükü minimum % 25 azalır. Ağır Ceza Mahkemeleri, Asliye Ceza Mahkemeleri, İcra Ceza Mahkemeleri ve savcılıklar hele icra daireleri, İstinaf mahkemeleri hatta Yargıtay iş yükü bu ( amacında kullanılmayan ) sahte ekonomi vasıtaları olan çek senet ihtilaflarıyla dolu.
Ekonomi yönetimi bunları düşünüyordur. Birden bire olmasa da kademeli olarak dünya ve Avrupa ekonomileriyle uyum açısından da yaraya neşter atma zamanı sanırım gelmiştir. Benden kulağa su kaçırması..
Öztürk YAZICI- Hukukçu