BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ANTLAŞMASI

2025 Yılı itibarıyla dünyada genel kabul gören ülke sayısı 195 olup, bunlardan 193'ü Birleşmiş Milletler'e (Kısaca BM") üye bulunmaktadır.Ayrıca, BM'de gözlemci üye statüsünde Vatikan ve Filistin yer almaktadır.

Çağımızda yaşanan olaylar, 24 Ekim 1945’de yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın (Kısaca "Antlaşma") en temel amacı olan; uluslararası barış ve güvenliği korumak ve bu amaçla: barışın uğrayacağı tehditleri önlemek ve bunları boşa çıkarmak, saldırı ya da barışın başka yollarla bozulması eylemlerini bastırmak üzere etkin ortak

önlemler almak ve barışın bozulmasına yol açabilecek nitelikteki uluslararası uyuşmazlık veya durumların düzeltilmesini ya da çözümlenmesini barışçı yollarla, adalet ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun olarak gerçekleştirmediğini açıkça göstermektedir.

Antlaşma'nın 7'nci maddesinde öngörülen "Organlar" şöyledir;

"1. Birleşmiş Milletler örgütünün başlıca organlar olarak bir Genel

Kurul, bir Güvenlik Konseyi, bir Ekonomik ve Sosyal Konsey, bir

Vesayet Meclisi, bir Uluslararası Adalet Divanı ve bir de Sekreterlik

kurulmuştur.

2. Gerekli görülebilecek yardımcı organlar işbu Antlaşma.ya uygun

olarak kurulabilirler." Söz konusu organlar arasında yer alan "Güvenlik Konseyi Bileşimi" Antlaşma'nın 23'üncü maddesinde şöyle düzenlenmiştir; "1. Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler.in onbeş üyesinden oluşur. Çin Cumhuriyeti, Fransa, Rusya Federasyonu, Birleşik Krallık (İngiltere) ve Amerika Birleşik Devletleri Güvenlik Konseyi.nin sürekli üyeleridir. Genel Kurul, her şeyden önce Birleşmiş Milletler üyelerinin uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ve örgütün öteki amaçlara katkılarını, aynı zamanda da hakça bir coğrafi dağılımı gözönünde tutarak, Birleşmiş Milletler.in öteki on üyesini de Güvenlik Konseyi.nin geçici üyeleri olarak seçer. 2. Güvenlik Konseyi.nin geçici üyeleri iki yıllık bir dönem için seçilirler. Güvenlik Konseyi üyelerinin sayısı onbirden onbeşe çıkarıldıktan sonra geçici üyeler için yapılacak ilk seçimde, dört yeni üyeden ikisi bir yıllık dönem için seçilecektir. Süresi biten bir üye hemen yeniden seçilemez. 3. Güvenlik Konseyi.nin her üyesinin Konsey.de bir temsilcisi vardır." Yukarıda öngörülen Antlaşma hükümleri gözönüne alındığında, Çin Cumhuriyeti, Fransa, Rusya Federasyonu, Birleşik Krallık (İngiltere) ve Amerika Birleşik Devletleri Güvenlik Konseyi.nin sürekli üyeleridir. Bir Başka bir anlatımla, Güvenlik Konseyi onbeş üyeden oluşmakta olup, bunun altı üyesi sürekli üye statüsüne sahiptirler. Söz konusu ülkelerden her biri, Antlaşma'nın 27'nci maddesi gereğince, alınan kararları tek başına veto etme yetkisine sahip olup, Konsey'de mutlak hâkimiyetleri bulunmaktadır.

Bu anlamda, sürekli üye statüsüne sahip üyelerin Güvenlik Konseyi'nde var olan diğer bir Vesayet Meclisi dışında adeta bir ikinci Vesayet Konseyi haline olduğu gizlenemez bir gerçektir. Dünyada ve özellikle son yıllarda ortadoğuda yaşananlar, Birleşmiş Milletler Örgütünün artık gereği gibi, ekonomik, sosyal, kültürel ve insancıl nitelikteki uluslararası sorunları çözmede ve ırk, cinsiyet, dil ya da din ayrımı gözetmeksizin herkesin insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygının geliştirilip güçlendirilmesinde uluslararası işbirliğini sağlamada ve soykırıma varan insanlık suçları karşısında bile işlevini yerine getiremediğini açıkça göstermektedir. Bunun en önemli nedeni, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde sürekli üye statüsüne sahip ülkelerin, alınan kararları veto etme yetkisine sahip bulunmalarıdır. Böylesi tarihi bir süreçte ya söz konusu Antlaşma'nın 27'nci maddesinde öngörülen ülkelere tanınan alınan kararlara karşı veto yetkisinin yürürlükten kaldırılması ya da yeni bir Birleşmiş Devletler Antlaşması'nın Kurulmasıdır. Çalışmalarınızda başarı, ailenizle birlikte esenlik ve mutluluklar diler, en içten saygılarımızı sunarız.

Jur. Dr. Mevci Ergün