Haber Detayı - Sanayiye 'DOĞALGAZ' yükü
Sanayiye ‘DOĞALGAZ’ yükü

Sanayiye 'DOĞALGAZ' yükü

Son iki ayda doğalgaz fiyatlarına yapılan toplam yüzde 32 artış, üretim ana hammaddelerinden biri olan sanayicileri şok etti.

Doğalgaz, arka arkaya iki kez yüzde 15 zam gördü. 1 Eylül tarihinde geçerli olmak üzere doğalgaz fiyatına yüzde 14,90 zam yapıldı. Böylece faturaya toplam yüzde 32 zam gelmiş oldu. Hatırlatalım, 1 Ağustos'ta da doğalgaza yüzde 14,97 zam yapılmıştı.

1 Ağustos ZAMI...

1 Ağustos 2019 tarihinde doğal gaz fiyatlarına ilk zam geldi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca (EPDK) doğal gaz fiyatlarına yüzde 13,73 ila yüzde 14,97 oranında zam yapıldığı bildirildi. EPDK'dan yapılan açıklamada, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi'nin ilan ettiği doğal gaz toptan satış fiyatları kapsamında, konut tüketicilerinin de dahil olduğu yıllık 300 bin metreküp ve altı tüketiciler için nihai doğal gaz satış fiyatlarında ortalama yüzde 14,97 oranında artışa gidildiği kaydedildi. Tüketimi yıllık 300 bin metreküp ve üzerindeki tüketicilerle, Organize Sanayi Bölgeleri ve Sıkıştırılmış Doğal Gaz üretimi amaçlı doğal gaz kullanan tüketiciler için ise ortalama yüzde 13,73 oranında zam yapıldığı aktarıldı. Açıklamada, yeni fiyatların 1 Ağustos 2019 tarihinden itibaren geçerli olacağı bilgisine yer verildi.

1 Eylül ZAMI...

İkinci zam ise, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca (EPDK) doğalgaz fiyatlarına yüzde 14,90 zam yapıldığını bildirildi. EPDK'den yapılan açıklamada, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi'nin (BOTAŞ) ilan ettiği doğalgaz toptan satış fiyatları kapsamında, konut tüketicilerinin de dahil olduğu yıllık 300 bin metreküp ve altı tüketiciler için nihai doğalgaz satış fiyatlarında ortalama yüzde 14,90 artışa gidildiği belirtildi. Açıklamada, yeni fiyatların 1 Eylül 2019 tarihinden itibaren geçerli olacağı bilgisine yer verildi.
İş dünyasından doğalgaz zammına tepki geldi. 'Doğalgaza Ağustos başında yüzde 14.97, Eylül başında da yüzde 14.90 zam yapılmış olması elbette sanayicinin girdi maliyetlerini arttıracak' diyen sanayiciler, üretim ekonomisini olumsuz yönde etkileyeceğinin altını çizdi.
Türkiye'de büyümenin ve sanayi üretiminin düştüğü bir ortamda sanayicinin kullandığı doğalgaza gelen bu kadar zam büyümeye negatif etkisi olacağını ifade eden sanayiciler, özellikle enerji fiyatlarıyla ilgili sanayiciyi rahatlatıcı teşvik olması gerektiğinin altını çizdi. Yatırımları hayata geçirecek ve destekleyecek bir ortamın tesis edilebilmesi adına atılacak her adımın değerli olduğunu belirten sanayiciler, doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki artışın iş dünyasının enerjisini düşürdüğünü belirtti. Doğal gaz zammının da büyümeye olumsuz etkisi olacağını vurgulayan sanayiciler, bu zamlar ile enerji maliyetleri, üretimi zorlayan raddeyi aştığını ve zamların gece yarısı ve hafta sonlarına denk getirilmesini de üzücü bulduklarını belirtti.
Doğalgaz zammı, sanayici dünyasında büyük tepki yarattı. Art arda gelen doğalgaz zamları sanayici cephesinde yatırımlarında sert fren yaptı. Sanayiciler, böyle giderse üretim ekonomisinin negatif izleyeceğinin altını çizdi. 'Daha öngörülebilir bir ekonomik ortam talebimizi yineliyoruz' diyen sanayiciler ile sanayiye doğalgaz yükünü gündeme taşıdık.


Erdal Bahçıvan - İSO Başkanı
'Bu zamlar üretim ekonomisine zarar verebilecek'
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, doğal gaz fiyatına yapılan yüzde 14,90 zam oranına ilişkin olarak 'Bu zamlar üretim ekonomisine zarar verebileceği gibi destek olduğumuz enflasyonla mücadele programı ile de bağdaşmıyor' ifadelerini kullandı. Bahçıvan, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada zam kararının, sanayicilerle istişare ederek gözden geçirmesinde her açıdan fayda gördüklerini belirtti. Doğal gaz fiyatına ağustos başında yüzde 14,97 zam yapıldığını anımsatan Bahçıvan, 'Şimdi, 1 Eylül 2019 tarihinden geçerli olmak üzere yüzde 14,90 daha zam yapıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Ekonomik dengelerin oluşması açısından, dış konjonktürdeki gelişmelere bağlı olarak zaman zaman fiyat ayarlamaları yapma gereğinin farkındayız. Fakat daha önce de yaşadığımız gibi, bu fiyat ayarlamalarına sanayiciler olarak bir hazırlık zamanının tanınmadan, sanayiciyle istişare edilmeden yapılmasını doğru bulmuyoruz' değerlendirmesini yaptı. Sanayicinin zamlara hazırlık yapması için zamlar yapılmadan önce makul bir süre verilmesini ekonomik gerçekler açısından daha doğru bulduklarını vurgulayan Bahçıvan, 'Bu konuda ilgili bakanlığımız ile müteaddit defalar istişareler gerçekleştirdiğimiz halde, aynı tutumun devam ettiğini görüyoruz. Bu bağlamda zamların gece yarısı ve hafta sonlarına denk getirilmesini de üzücü buluyoruz. Bu zamlar üretim ekonomisine zarar verebileceği gibi destek olduğumuz enflasyonla mücadele programı ile de bağdaşmamaktadır' açıklamasında bulundu.

Anıl Alirıza Şohoğlu
TÜGİAD Başkanı
'Sanayiciyi rahatlatacak formül üretilmesi gerekiyor'
Türkiye'de büyümenin ve sanayi üretiminin düştüğü bir ortamda sanayicinin kullandığı doğalgaza gelen zam büyümeye negatif etkisi olacaktır. Özellikle enerji fiyatlarıyla ilgili sanayiciyi rahatlatıcı teşvikler yer almalı. Büyüme düşüyor, enflasyon ve faizler hala yüksek seyrediyor. Türkiye ekonomisi yüzde 1,5 küçüldü. Enerji politikları ile ilgili sanayiciyi rahatlatacak formül üretilmesi gerekiyor. Uygulanacak yapısal reformlarla birlikte faiz oranlarında ve enflasyonda düşüş sağlanması gerekiyor. Kapasite kullanım oranlarının yüzde 75 seviyesinde seyrettiğini görüyoruz. Sanayinin gerilemede 10. ayı geride bıraktığı bir ekonomide, alınacak tedbirler ve yeni uygulamalarla Türkiye'nin enflasyon ve yüksek faiz ortamından hızlı bir şekilde kurtulması gerekiyor. Bu sürecin kalıcı hale gelmesi için yapısal reformların hızlı bir şekilde uygulamaya konması birinci önceliktir. Açıklanan büyüme rakamlarında özel sektör yatırımlarının büyük oranda durmuş olması, yatırımcıların güven seviyesinin henüz istenilen düzeye ulaşmadığının göstergesi durumundadır. Yatırımları hayata geçirecek ve destekleyecek bir ortamın tesis edilebilmesi adına atılacak her adım bizim için son derece değerlidir.

Ergun Hadi Türkay - BUSİAD Başkanı
'Zor durumdan üretimle çıkılacağı gerçeğine uymuyor'
2018 Ağustos ayında başlayan ekonomik türbülanstan çıkmaya çalışırken, başta doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki artış iş dünyasının enerjisini düşürüyor. Doğal gaz zammının da büyümeye olumsuz etkisi olacağının kesin olduğunu söyleyebiliriz. Ağustos başında yüzde 15'lere yakın bir zam yapılmıştı.1 Eylül'den geçerli olarak konut ve 300 bin metreküpten az doğal gaz kullanan yerler için de yine yüzde 14.9'luk zam geldi. Bu zamlar ile enerji maliyetleri, üretimi zorlayan raddeyi de aştı. 2019'da düşük olması beklenen büyümenin de beklentiler düzeyinde olması, işimizin hiç de kolay olmadığını gösterdi. Üretim yapmak, iş gücünüzü elinizde tutmak, gittikçe zorlaştı.Yapılan zamlar, bu zor durumdan üretimle çıkılacağı gerçeğine uymuyor. Karar vericiler, bir an önce durumu tekrar gözden geçirmeli. Üretimle, bu zor durumdan çıkarız diyorsak, üretici güçlerin talepleri de göz önüne alınmalı. Acil çözümler, üreticilerle birlikte alınmalı. Aksi halde enerjimizi kaybediyoruz. Kaybolan enerjinin telafisi de hiç kolay değil. Hem enflasyonu, hem istihdamı, hem ihracatta rekabeti, hem de maliyetleri düşünmekten yorgun düştük. Daha öngörülebilir bir ekonomik ortam talebimizi yineliyoruz.

Nilüfer Çevikel - DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı
'Üretim ekonomisini olumsuz yönde etkileyecektir'
Ekonomik dengelerin oluşması yönüyle ve dış gelişmelerin de etkisiyle fiyat ayarlamalarının yapılması kaçınılmaz olabiliyor. Sanayicinin önceden kendisini hazırlayabilmesi, ihracatçının yurtdışındaki müşterisine doğru fiyat verebilmesi açısından bu fiyat ayarlamalarının belirli bir süre önce duyurulması daha uygun olacaktır. Yoksa gece yarısı, hafta sonu zamları sanayicide, imalatçı ihracatçıda şok etkisi yaratıyor. Doğalgaza Ağustos başında yüzde 14.97, Eylül başında da yüzde 14.90 zam yapılmış olması elbette sanayicinin girdi maliyetlerini arttıracak, üretim ekonomisini olumsuz yönde etkileyecektir. Buna elektrik fiyatlarındaki artış da ekleyebiliriz. Biz sanayiciler olarak elbette üretime, ihracata, istihdama devam edeceğiz ama şartlar, özellikle dış pazarlarda rekabet edebilirliğimiz giderek zorlaşıyor.

Sedat Sezer-Profil Sanayi A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi
'Hükümetten beklentimiz girdilerimizin artırılması değil düşürülmesidir'
Doğalgaza 1 ay içinde ikinci kez zam yapılması reel sektör için büyük sorunlara yol açacak ayrıca enflasyonla mücadele açısından da olumsuz olacaktır. Dünya genelinde ekonomik açıdan çalkantılı bir süreç yaşanıyor. Kriz dönemlerinde üretimin devamlılığını sağlamak önceliktir. Şu anda Türkiye'nin en önemli sorununu sanayi üretiminin devamını sağlamak. Üretim yapmak için enerji kullanmak zorundayız. Ağustos başında sanayide kullanılan doğalgaza yaklaşık yüzde 14 zam yapılmıştı. 1 Eylül'den geçerli olmak üzere yaklaşık yüzde 15'lik ikinci zam ile reel sektör olarak sarsıldık. Bu zamlar üretime zarar verecek. Ayrıca enflasyonla mücadele programını da zora sokacak. Dünya genelinde ekonominin çalkantılı olduğu dönemlerde, ekonomi yönetiminin üretim devamı hatta artması için ne gerekiyorsa yapması gerektiğini belirtmek isterim. Türkiye'de reel sektörün bir taraftan finansla ve diğer mali konularla uğraşırken diğer taraftan da girdilerinin artması sorunu ile karşı karşıya kaldı. İhracat yapabilmek için dünyadaki başka ülkeler ile rekabet etmek gerekiyor. Ama ne yazık ki, ülkemizde enerji maliyetleri, vergiler ve diğer genel giderler oldukça yüksek. Rakiplerimizden daha pahalı enerji bedeli ödeyerek rekabeti sürdürmemiz maalesef mümkün olamayacaktır. Bu nedenle ekonomi yönetiminden sanayicilerin girdilerinin azalması yönünde tedbirler almasını bekliyoruz.

Erdem Çenesiz - Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı
'Enerji politikalarında ihracata dayalı bir bakış açısına ihtiyacımız var'
Yerli katma değer oranı çok yüksek ancak enerji yoğun bir sektörüz. İhracatımızın artması için sektöre özel, ihracat odaklı enerji politikalarına ihtiyacımız var. Sanayi doğalgaz fiyatına gelen fiyat artışı uluslararası rekabet gücümüzü düşürüyor. Yüksek oranda yerli katma değer yaratan bir sektör olarak enerji politikalarında ihracata dayalı bir bakış açısına ihtiyacımız var.


Tüketimde yüzde 20 azalış
Türkiye'nin doğal gaz ithalatı haziranda, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8,7 azalarak 2 milyar 674 milyon metreküpe geriledi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun '2019 Haziran Ayı Doğalgaz Piyasası Sektör Raporu'na göre, 2018'in haziran ayında, 2 milyar 929 milyon metreküp doğal gaz ithal edilirken, bu yılın aynı ayında ithalat yüzde 8,7 azalışla 2 milyar 674 milyon metreküpe indi. Toplam ithalatın 2 milyar 26 milyon metreküpü boru hatlarıyla, 648 milyon metreküpü de sıvılaştırılmış doğal gaz tesisleri aracılığıyla gerçekleştirildi. Haziran ayında en fazla doğal gaz, 1 milyar 148 milyon metreküple Rusya'dan alındı. Bu ülkeyi, 651 milyon metreküple Azerbaycan ve 439 milyon metreküple Cezayir izledi. İthalatın kalan kısmı İran, Katar ve ABD'den yapıldı. Doğal gaz stok miktarı haziranda geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 36,6 azalarak 2 milyar 54 milyon metreküp oldu. Bu miktar, geçen yıl haziranda 3 milyar 243 milyon metreküp olarak hesaplanmıştı. Haziran ayında doğal gaz tüketimi ise yüzde 19,6'lık azalışla 2 milyar 152 milyon metreküpe geriledi. En fazla doğal gaz tüketimi, 517 milyon metreküple elektrik santrallerinde gerçekleşti. Bunu, 278 milyon metreküple konutlar izledi. Tüketimin kalan kısmı ise organize sanayi bölgeleri, petrol rafinerileri ve diğer tüketiciler tarafından gerçekleştirildi.
Konutlardaki doğal gaz tüketimi, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,59 artarken, elektrik santrallerinin doğalgaz tüketimi ise yüzde 52,77 azaldı. Söz konusu ayda doğal gaz ihracatı yapılan tek ülke, Yunanistan oldu. Geçen yılın haziran ayında Yunanistan'a 25,94 milyon metreküp doğal gaz gönderilirken, bu yılın haziran ayında ihracat miktarı yüzde 226,25 artışla 84,62 milyon metreküpe çıktı.

Facebook
Sayı: 1215 - Tarih: 10.09.2019

Yazarlarımız