Haber Detayı - Montaj teknolojisinden üretim ekonomisine
Montaj teknolojisinden üretim ekonomisine

Montaj teknolojisinden üretim ekonomisine



Elif Didem Danacıoğlu


Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir,'Bursa Teknik Üniversitesi, öncelikle Bursa ve bölge için en kritik ve ihtiyaç duyulan alanlarda nitelikli lisans eğitimi yapan, dünyada rekabet edecek mezunlar yetiştiren bir tematik üniversite olmak hedefindedir'dedi.

Bursa Teknik Üniversitesi'nin yetiştirdiği nitelikli lisans mezunları, yönettiği sanayi odaklı araştırma projeleri, donanımlı test/analiz laboratuvarları ve iletişime açık dinamik akademik kadrosu ile paydaşları için değerli bir eğitim/araştırma kurumu olarak öncelikle Bursa için bir kazanım olarak altı çiziliyor. 'Üniversiteler, bulundukları ekosistemde şartlar gerektiği gibi değerlendirilirse, değişim, gelişim, yenilenme ve dışa bağımlılıktan kurtulma süreçlerinin yönetildiği ve desteklendiği önemli kritik merkezlerdir' diyen Prof. Dr. Arif Karademir, montaj teknolojisinden çıkarak üretim ekonomisine ulaşılmasının da önemine işaret ediyor. 'BTÜ olarak bizim de acil teknopark yapılanmamızı tamamlamamız, Bursa'ya daha fazla benzer merkezleri kazandırmamız gerekmektedir' diyen Prof. Dr. Arif Karademir,şöyle devam etti: 'Ülkemizin dışa bağımlılıktan kurtulmasına katkı koyan ürünlerde ve kilogram fiyatı yüksek ihraç ürünlerinde araştırma, geliştirme ve üretim yapacak firmaların sayısını artırmalıyız.' İşte, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir ile sanayi – üniversite işbirliğinden , teknoparklara kadar herşeyi konuştuğumuz röportajımız...

Yenilikçi üniversite
nasıl olmalı?
Yenilikçi üniversite, sadece insan medeniyetinin ortak mirası olan bilimsel bulguları, depolayan, koruyan ve öğrencilerine en güzel şekilde aktarmaya çalışan eğitim kurumu değil, daha çok toplumda ihtiyaç duyulan konularda yeni bilgiler üreten ve bunları en pratik, sürdürülebilir olarak toplumun yararına somut ürünlere dönüştürme sürecinde aktif rol alan üniversitedir. Bu anlamda, yenilikçi üniversite, eğitim yaptığı alanlardaki paydaşları ile iç-içe olan, aynı duyguları paylaşan, gerçek ortamı bilen, aynı ortak hedefleri olan, bu nedenle sağlıklı ve hızlı çözüm ortağı olarak tercih edilen, aranan bir yol ortağıdır.
Nasıl bir eğitim sistemi ve üniversite hedefliyorsunuz?
Bursa Teknik Üniversitesi, öncelikle Bursa ve bölge için en kritik ve ihtiyaç duyulan alanlarda nitelikli lisans eğitimi yapan, dünyada rekabet edecek mezunlar yetiştiren bir tematik üniversite olmak hedefindedir. BTÜ'nün en önem verdiği diğer konu, lisansüstü/lisans öğrenci oranıdır. Bu değer BTÜ'de şu an itibari ile 1/4,4 civarındadır, orta vadede 1/3, hedef olarak ise 1/2 değerine ulaşılmaya çalışılmaktadır. Lisansüstü programların zengin ve çeşitli olması, lisansüstü öğrenci sayısının yüksek olması, bir üniversitenin araştırmacı karakterinin en önemli göstergelerinden birisidir.
Zira her lisansüstü öğrenci, sektör merkezli, problem çözme odaklı bir proje demektir, potansiyel bir buluş, nitelikli makale, yeni bir ürün demektir.
Dışa bağımlılıktan kurtaracak yolun bir anlamda her bir taşının üretilmesi ve döşenmesi demektir. Eğitim sistemi, dünyada mevcut son bilgileri takip eden, öncelikle ulusal problemlerimize çözüm amaçlı yeni ve milli bilgiler üreten, akademik kadrosu ve öğrencileri ile, eğitim yapılan sektör ve alanlarla dayanışma içerisinde çalışan bir mekanizma yürütülmeye çalışılmaktadır.
Üniversitenizin sorunları var mı? Çözüm önerileriniz nelerdir?
BTÜ henüz çok genç bir üniversite olarak 20 Haziran 2018'de üçüncü mezuniyet programı yapmıştır. BTÜ, akademik, fiziki ve kurumsal büyümesini hızlı, kontrollü ve kalite odaklı yönetmektedir. Şu anda Yıldırım ve Mimar Sinan Yerleşkelerinde eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütmektedir. Kampüs yapılanması ne yazık ki planlandığı hızda gidememiştir. Şu an en önemli konunun, acil fiziki mekân üretimi olduğu söylenebilir. Bu mekanların elbette, ulaşımı kolay, metro hattı üzerinde, altyapı/üstyapı yatırım ve işletme maliyetleri açısından kamu kaynaklarının en etkin kullanımına uygun, şehirle entegrasyonu kolay bir lokasyonda olması arzu edilir. Zira malum 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası gelişen olaylar, Sayın Cumhurbaşkanımızın vurguladığı 'İhtisas Üniversiteleri' konusu, YÖK tarafından yönetilen bölgesel kalkınma odaklı tematik üniversite konsepti ve BTÜ'ye devredilen FETO Orhangazi Üniversitesi yerleşkesi konuları çerçevesinde umuyorum sağlıklı ve hızlı bir gelişme olacaktır. Konu, ilgili/yetkili üst yönetimlerin taktir ve onayına kalmış ve BTÜ netice beklemektedir.
Bursa Teknik Üniversitesi Bursa, Türkiye ve aynı zamanda sanayi için ne ifade ediyor?
Bursa Teknik Üniversitesi, yetiştirdiği nitelikli lisans mezunları, yönettiği sanayi odaklı araştırma projeleri, donanımlı test/analiz laboratuvarları ve iletişime açık dinamik akademik kadrosu ile paydaşları için değerli bir eğitim/araştırma kurumu olarak öncelikle Bursa için bir kazanımdır. Üniversiteler, bulundukları ekosistemde şartlar gerektiği gibi değerlendirilirse, değişim, gelişim, yenilenme ve dışa bağımlılıktan kurtulma süreçlerinin yönetildiği ve desteklendiği önemli kritik merkezlerdir.
Üniversite – sanayi işbirliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Üniversite ve sanayi işbirliği kesinlikle kuvvetli ve sürdürülebilir şekilde kurulmalıdır. Mevcut durum olması gereken hedeflenen noktanın çok gerisindedir. Bunun gelişmesi için biliyorsunuz ilgili bakanlıklarımızın yönetimi ve destekleriyle KUSİ (Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği) birimleri kurulmuştur. Kamu, üniversite ve sanayi arasında sağlam, sürdürülebilir, problem çözme ve somut ürün ortaya çıkarma odaklı işbirliklerinin gelişmesi, kuvvetlenmesi ve artması konusunda, çok sayıda güzel, kritik teşvikler yapılmakta ve iyi yönde gelişmeler olmaktadır.
Üniversitenizi nasıl tanımlıyorsunuz, üniversiteniz nerede duruyor ve hangi alanda iddialısınız?
Bursa Teknik Üniversitesi, YÖK tarafından 'Robotlar ve Akıllı Sistemler' konusunda ihtisaslaşması istenen, yeni Türkiye'nin, genç, yenilikçi ve tematik bir üniversitesidir. Özellikle mühendislik alanlarında Bursa ve bölge için kritik olan alanlarda tüm programlarımız açılmıştır ve eğitim/araştırma yapılmaktadır. Mühendislik ve Doğa Bilimleri, Mimarlık ve Tasarım, İnsan ve Toplum Bilimleri ile Orman Fakülteleri, bölge için önceliği olan programları ile son derece titiz ve nitelikli çalışmalarını sürdürmektedir. Özellikle Yabancı Diller Yüksek Okulumuzda, 15 kişilik sınıflarda, alanlarında uzman, yerli ve yabancı eğitmenlerimizle son derece nitelikli dil eğitimi verilmektedir. Faaliyette olan bütün lisans programlarımızda kalabalık olmayan sınıflarımız, kuvvetli eğitim ve araştırma laboratuvarlarımızla ciddi bir fark ortaya konmaktadır. Özellikle SEP (Sektörel Eğitim Programı) ile uzun dönem staj programlarımızı önümüzdeki dönem başlatıyoruz. SEP, gerçekten yerinde uygulamalı eğitim açısından son derece güzel ve özgün bir BTÜ farkı olacaktır.
BTÜ, modern bir eğitim/arge kurumunun gelişen pazar ve rekabet şartlarına göre yapması gereken bütün değişim ve yenilikleri, hızlı ve sağlıklı yapabilecek, adaptasyon kabiliyeti yüksek genç, dinamik ve yenilikçi bir üniversitedir.
BTÜ'yü nereden
nereye getirdiniz?
BTÜ'de 1 fakülte aktif eğitim verirken, şu an 4 fakültede eğitim/arge çalışmaları yapılmaktadır. Toplamda 4 programda lisans eğitimi verilirken, şu anda 43 programda lisans eğitimi verilmektedir. Yüksek lisans programı, 8'den 28'e, doktora programı ise 3'ten 12'ye çıkarılmıştır. Tamamen yeni, stratejik alanlarla ilgili 7 tane araştırma merkezi kurulmuştur. 2014 yılında 650 civarında olan öğrenci sayısı, şu anda 3500 civarında olup, 2018-2019 eğitim döneminde lisans öğrencisi alacak yeni açılan 6 bölümle beraber yaklaşık 1250 civarında yeni öğrenci kaydı beklenmektedir.
Toplam akademik personel sayısı 118'den 350 civarına çıkarılmıştır. Öğretim üyesi sayımız ilanda olan kadrolarımızla beraber 53'den 150 civarına çıkacaktır. BTÜ, akademik personel performansı sıralamasında bütün üniversiteler içinde ilk 10, girişimci üniversite indeksinde ise ilk 15 içerisinde genç bir eğitim kurumu olarak yer almıştır.
Sanayinin dijital dönüşümünde üniversiteler nerede söz sahibi olmalı? Çalışmalarınız var mı?
Sanayinin dijital dönüşümünde, dönüşüm enstrümanlarını bizim kurguladığımız, ürettiğimiz ve yönettiğimiz bir süreci takip etmeliyiz. Aksi taktirde, gelişmiş farklı ülkelerin takipçisi, deney alanı, bağımlısı ve pazarı olmaktan öteye gidemeyiz. Bunun için üniversitelere ciddi görevler düşmektedir. Dönüşümün mutfağı, kritik üretim ve kumanda merkezi üniversiteler ve arge merkezleri olup, uygulama ve optimizasyon sahası sanayi olacaktır. Bu nedenle eğer sanayi doğrudan yurtdışına dayalı bir dönüşüme giderse, üniversiteler bir anlamda devre dışı kalmış, fonksiyonlarını yerine getirememiş olacaktır. Elbette talep oluşturmak içinde çok iyi çalışmalar ortaya koymak gerekmektedir. Kısacası, kamu, üniversite ve sanayi işbirliğinin kuvvetle çalıştırılabileceği somut büyük bir proje olarak bakılabilir dijital dönüşüme.
Bilimde üretim nasıl olmalı?
Hammadde, üretim proseslerinde kullanılan sistemler, makine hatları, takip edilen üretim teorileri, patentler ve nihayet takip edilmesi ve uyulması gerekli testler, standartların millileşmesi ve yerlileşmesi kesinlikle gerçekleşmek zorundadır. Dolayısıyla, bilim vatan, millet ve bağımsızlık için yapılır ve kurgulanırsa hedefte üretilmesi gereken sonsuz ürün, aşılması gereken sonsuz engeller vardır. Üniversitede yapılan herhangi bir çalışmanın kesinlikle sahada bir karşılığı bir talebi olması gerekir.
Patent, Ar-Ge, İnovasyon ve Tasarım Merkezlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ar-Ge ve Tasarım merkezleri sıralamasında Bursa olarak üçüncü sıradayız. Türkiye'de 900 üzerinde Ar-Ge merkezi var. Bursa'da 94 Ar-Ge merkezi ve 14 Tasarım merkezi var. Rakamlar Bursa sanayicisinin güçlü kalitesini ve niteliğini ve global pazarda rekabet edebilir seviyesini gösteriyor. Sanayide Ar-Ge merkezi artması, özel sektörde istihtam edilen lisans, yüksek lisans ve doktora mezunu personel sayısının artması anlamına geliyor. Kısaca, profesyonel olarak yenilik, araştırma, özgünlük konularında kafa yoran ve bu çalışmaları üniversitelerle ortak yürüten merkez sayılarının artması son derece önemlidir. Sanayi sektörlerimizin üretim ekonomisine geçebilmeleri, ihraç edilen ürün kilogram fiyatının artırılması bunlara bağlıdır.
Teknopark başarı sıralamasında Bursa kaçıncı sırada?
Ne kadar ürün sanayileşiyor?
Teknoparklar, başlangıçta çoğunluğu yazılım ve bilgisayar firmalarından oluşan, kiralık ofislerden oluşan merkezler gibi çalıştı ancak ıslak labların, atölyelerin yoğunlukta olduğu çok sayıda projelerin yürütüldüğü güzel örneklerde giderek artmaktadır. 10 ve üstü yaşlarda teknoparklarda, ODTÜ, İTÜ, Bilkent geliyor. İkinci sırada 5-10 yaş arası teknopark sıralamasında ise Erciyes Üniversitesinden sonra Uludağ Üniversitesi geliyor. Ancak BTÜ olarak bizim de acil teknopark yapılanmamızı tamamlamamız, Bursa'ya daha fazla benzer merkezleri kazandırmamız gerekmektedir.
Teknoparkların ihracatçı yıldızları nasıl olmalı?
İhraç edilebilen, talep gören nitelikli, stratejik, yenilikçi ve teknolojik ürünler üreten firmalar olmalı. Ülkemizin dışa bağımlılıktan kurtulmasına katkı koyan ürünlerde ve kilogram fiyatı yüksek ihraç ürünlerinde araştırma, geliştirme ve üretim yapacak firmaların sayısını artırmalıyız.
Bursa'ya yeni üniversite yapılacaksa nasıl olmalı?
Bursa, mevcut nüfusu, kazanımları ve avantajları ile kendisine yakın benzer diğer şehirlerle karşılaştırıldığında gerçekten yüksek öğrenim/üniversite konusunda izah ve kabul edilemez durumdadır. Kesinlikle tematik ve en fazla 20 bin öğrenci limiti ile en az 5 tane daha üniversite kurulabilir ve çok güzel işler yapabilir diye düşünüyorum. Tarımsal üretim, sosyal ve tarihi alanlar, sağlık ve turizm gibi temel alanlarda güzel planlama yapılabileceğine inanıyorum.
Facebook
Sayı: 1156 - Tarih: 03.07.2018
Yazarlarımız