Haber Detayı - Kadın girişimcilerinin hikayesi güçleniyor
Kadın girişimcilerinin hikayesi güçleniyor

Kadın girişimcilerinin hikayesi güçleniyor


Elif Didem Danacıoğlu

'Temel hedefimiz kadının girişimcilik yoluyla güçlenmesini sağlamaktır' diyen KAGİDER Başkanı Sanem Oktar, kadının üreterek ve varlığını özgürce ortaya koyarak tüm karar süreçlerinde etkin rolde olmasını sağlayacak pek çok proje, etkinlik ve çalışmaya imza attıklarını ifade etti.

2000'lerden bu yana Türkiye'de artan kadın girişimciliğinin artık örgütlü bir hal almaya başladığını ifade eden Türkiye Kadın Girişimcileri Derneği (KAGİDER) Başkanı Sanem Oktar, KOSGEB gibi yapıların fon, destek çalışmalarının arttığını kadın girişimcilere özel krediler, avantajların çoğaldığını ve geldiğimiz noktayı büyük bir kazanım olarak gördüğünün altını çizdi.'Kadının güçlendirilmesinde devlet destekleri ve ödenekleri elbette en temel kaynaklarımız arasında yer alıyor' diyen Sanem Oktar, özel sektörün performansını değerlendirdiğimizde daha yapacak çok iş olduğunu söyledi. KAGİDER kadın girişimciliğini geliştirmek; ekonomik ve sosyal yaşamda kadının konumunu güçlendirmek misyonuyla 2002 yılında 37 kadın girişimci tarafından kuruldu. Bugün 8 ana strateji ve hedef doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Kadın girişimcilere tavsiyelerde bulunan Sanem Oktar, deneyimin girişimcilikte önemli bir yetkinlik olduğunu ancak gelişmesi için denemenin şart olduğunu vurguluyor. Ekonomik, sosyal ve kültürel bütün zorluklara rağmen, son yıllarda yürütülen çalışma ve projelerin kendi işini kuran kadınların sayısının artmasına katkıda bulunduğunu belirten Sanem Oktar, bu sayının yeterli olmadığını belirtti. İşte, girişimci kadınları ve destekleri KAGİDER Başkanı Sanem Oktar ile konuştuk. Sanem Oktar, KAGİDER'in hedeflerinden sektörlere, özel sektör istihdamından reformlara ve Türkiye girişimci ekosistemine kadar sorularımızı yanıtladı...


KAGİDER'i sizin
gözünüzden anlatır mısınız?
KAGİDER kadın girişimciliğini geliştirmek; ekonomik ve sosyal yaşamda kadının konumunu güçlendirmek misyonuyla 2002 yılından 37 kadın girişimci tarafından kuruldu. Bugün 8 ana strateji ve hedef doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz: Çalışma hayatındaki kadın çalışan sayısını artırmak ve kadın girişimcilerin desteklenmesini teşvik etmek, Kadınların çalışma hayatına girmesi ve girişimci olması için kadınlara eğitim ve mentorlük vermek,KAGİDER çalışmalarının etki alanine tüm ülke çapında yaymak,Kadın girişimciliğinin ve ekosisteminin gelişmesi için yasal altyapıyı desteklemek ve teşviketmek, finansal kaynak erişimine yol göstererek destek olmak,KAGİDER üyelerinin kişisel ve işbazında gelişmelerini destekleyerek etki alanlarını ve büyümelerini desteklemek,Genç kadınları, eğitimlerine devam ederek çalışma hayatına katılmaya ve girişimciliğe özendirmek,Kadının çalışma hayatı ve girişimciliğine destek vermek için içerik, teknoloji, savunu çalışması üreterek, ulusal ve uluslararası düzeyde referans noktası olmak. Bu hedefler doğrultusunda 16 yıldır kadının üreterek ve varlığını özgürce ortaya koyarak tüm karar süreçlerinde etkin rolde olmasını sağlayacak pek çok proje, etkinlik ve çalışmaya imza attık. Değişim için kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum işbirliğinde kadınların iş hayatına girmesi ve girmiş olanların da iş hayatında olma tutkusunu arttırmak, girişimci ya da girişimci olmak isteyen kadınlara eğitim ve mentörlük desteği vermek, rol model girişimci kadınları görünür kılmak ve artırmak amacıyla çalışmalarımızı yürüttük, yürütüyoruz.
KAGİDER'in hedefleri
nelerdir?
Temel hedefimiz kadının girişimcilik yoluyla güçlenmesini sağlamaktır. Bu bağlamda, kadın girişimcilerin gelişimi için eğitim, rehberlik ve mentorluk desteği veriyor; kadının ekonomik konumunun güçlenmesi ve kadın-erkek fırsat eşitliğinin, cinsiyet eşitliğinin sağlanması için çalışmalar yapıyoruz. KAGİDER'in gençlerde toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmak amaçlı çalışmaları da devam ediyor. Girişimcilik yolunda eğitime, istihdama erişimin önemine inançla, iş hayatına yeni atılacak kadınlar için sekiz senedir Sanofi Türkiye ile birlikte 'Geleceğin Kadın Liderleri' programını sürdürüyoruz. KAGİDER tüm bu çalışmaları, Türkiye'den iyi uygulamaları her sene Brüksel'de Avrupa Parlamentosu'nda ve New York'ta Birleşmiş Milletler toplantılarında dünyaya anlatıyor.2002 yılında ülkemizde %4 olan kadın girişimci oranı bugün %9'a yaklaşıyorsa, bu gelişmede KAGİDER'in önemli bir payı var. KAGİDER, 2025 yılına kadar toplam kadın girişimci sayısının 150.000'e ulaşmasına ve yine bu tarihe kadar kadın ve erkek istihdamı arasındaki farkın yüzde 25 azalmasına; yani 3 milyon kadının istihdama katılarak kadın istihdamının en az yüzde 41'e ulaşmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz.
Kadın girişimciler hangi sektör ve pazarlara nelere
yöneliyor?
Yapılan araştırmalar, kadın girişimcilerin yüzde 82'sinin hizmet sektöründe faaliyet gösterdiğini gösteriyor. Kadın girişimcilerin yüzde 40'ı işkolu olarak ticaret ve satış alanında yoğunlaşıyor; yüzde 70'i ise mikro işletme sahibi olarak faaliyetlerini sürdürüyor.
Özel sektördeki
istihdam oranları nasıl?
Kadınların genel olarak istihdama katılımı açısından baktığımızda oranların yetersiz kaldığını görüyoruz. Kadının işgücüne katılımında Türkiye, OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor. TÜİK verilerine göre, erkeklerin istihdama katılım oranı yüzde 70 civarında iken kadın katılımı yüzde 30'un altında kalıyor. AB ve OECD ülkelerinde ise ortalama kadın istihdam oranlaı yüzde 58-59 civarında seyrediyor.Son 6 yılın yayınlanmış yıllık istihdam verilene bakarsak 2011 yılında % 28,8 olan kadın işgücüne katılım oranı 4.7 puan artarak 2017 yılında % 33.5 olmuş; 2011 yılında 7.9 milyon olan kadın işgücüne katılım sayısı ise 2017 yılında 10 milyon olmuş. Buradan da göründüğü üzere ilerleme kaydedilmiş ancak bu tabii ki yeterli değil; dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında girmeyi hedefleyen ülkemiz, Dünya Ekonomik Forumu'nun raporuna göre kadın-erkek ekonomiye katılım arasındaki uçurum bakımından 144 ülke arasında 128'ci sırada yer alıyor.
Kadınların işgücüne katılma oranını ve rekabetçiliği konuşursak neler söylemek istersiniz?
Son 6 yılın yayınlanmış yıllık istihdam verilene bakarsak 2011 yılında %28.8 olan kadın işgücüne katılım oranı 4.7 puan artarak 2017 yılında % 33.5 olmuş; 2011 yılında 7.9 milyon olan kadın işgücüne katılım sayısı ise 2017 yılında 10 milyon olmuş. Buradan da göründüğü üzere ilerleme kaydedilmiş ancak bu tabii ki yeterli değil; dünyanın en büyük 10 ekonomisine girmeyi hedefleyen ülkemiz Dünya Ekonomik Forumu'nun raporuna göre kadın-erkek ekonomiye katılım arasındaki uçurum açısından 144 ülke arasında 128. sırada. Dünyaya baktığınızda da ekonomiye katılımda küresel verilere göre, bugünkü koşullar olduğu gibi devam ederse kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizlik 217 yıl sonra yok olacak. Bu süre 2016 yılındaki raporda 170 yıldı.
Hükümet çerçevesi içerisinde bazı reformların yapılması gerekıyor mu? Neler yapılıyor?
Erkek egemen kültür, kadınlara ev konusunda yüklenen ve adil olmayan sorumluluklar kadınların iş hayatını olumsuz etkiliyor. Kadınların iş yaşamına dâhil olamamalarının veya ayrılmalarının öncelikli sebeplerinden birinin çocuk bakımı olduğu bir gerçektir. KAGİDER olarak kadınların iş yaşamına katılmaları önündeki engellerden biri olan çocuk bakımı konusunda uzun süredir çalışıyoruz. Kadının asli ve tek sorumluluğunun ev işleri ve çocuk bakımı olduğu gibi yerleşmiş düşünce biçimlerine karşı olduğumuz için, yürürlüğe girmesini beklediğimiz kreş teşviği yasası ile kadının iş yaşamında kalmaya devam ederek çocuğuna bakabilecek olmasının desteklenmesi umut verici. Ayrıca, çocuk sahibi olmak, hem anne hem de baba için eşit bir haktır. Dolayısıyla çocuk sahibi olmanın bakım ve yükümlülükleri de anneler ve babalar için eşit olmalıdır. Bu bağlamda uygulamanın sadece annelere değil babalara da aynı hakları tanıyor olması olumlu bir gelişme. Ebeveynlerden birine sunulan yarım gün çalışma imkânının çalışan kadının sırtındaki ağırlığı önemli ölçüde hafifleteceğine inanıyoruz. Bunun sadece kadına değil erkeğe de sunulmuş bir hak olarak tasarlanması önemli. İş yerlerinde kreş uygulamasının da daha sıkı kurallar altına alınması ve bu konunun takip edilmesi gerektiği yönünde ısrarlıyız. İş yerlerinde süt odalarının gerekliliğini de vurgulamak gerek.Uzun süreli ücretli annelik izinleri ise kadınların işe dönüşlerini zorlaştıracak, işveren için kadın istihdamını çok daha yüksek maliyetli kılacak düzenlemeler, işvereni cezalandırıcı uygulamalar kadın istihdamı için tehlike teşkil ediyor.
KGF, Nefes Kredi ve diğer teşvikleri, destekleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
2000'lerden bu yana Türkiye'de artan kadın girişimciliği artık örgütlü bir hal almaya başladı. Birçok ilde kadın girişimci dernekleri kuruldu. Kurumsal yapılar oluşturuldu. Ayrıca, KOSGEB gibi yapıların fon, destek çalışmaları arttı. Kadın girişimcilere özel krediler, avantajlar çoğaldı. Dolayısıyla, geldiğimiz noktayı büyük bir kazanım olarak görüyorum. Kadının güçlendirilmesinde devlet destekleri ve ödenekleri elbette en temel kaynaklarımız arasında yer alıyor. Ama bu durum şirketlere sorumluluk ve görev düşmediği anlamına gelmiyor. Toplumda kadını geri plana iten ataerkil bakış açısının iş hayatında aşılması lazım. Şirketlerin insan kaynakları politikaları kadınların profesyonel kariyer yapmasını destekler, onlara kendilerini geliştirme fırsatları sunar nitelikte olmalı. Bu da kadın ve erkekler arasında fırsat eşitliğini öne çıkaran belirli bir iş kültürünün şirkette hâkim olmasını gerektiriyor. Bu alanda ülkemiz özel sektörünün performansını değerlendirdiğimizde, daha yapacak çok iş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz.
Türkiye'de kadın girişimcilerinin kadınlara ve ekonomiye katkısı nedir ?
İş sahibi olan kadın, yine kadına iş veriyor. Kadın kadını işe alıyor ve bu kadın istihdamına da destek oluyor. KAGİDER'in kuruluş amacı bu. Girişim yoluyla kadını iş hayatında güçlendirmek. Üyelerimizin en az iki yıldır iş sahibi olmaları, en az üç çalışanlarının olması gerekiyor. Kadın parayı kazandığı zaman, eğitime, sağlığa, tekstile ve pek çok alana harcıyor; böylece para dağılıyor. Bir erkek üniversite mezunuysa çocuğunun üniversite mezunu olma olasılığı yüzde 50, bir kadın üniversite mezunuysa çocuğunun üniversite mezunu olma oranı yüzde 100. Kadınla sadece ekonomik olarak büyümüyorsunuz, kalkınıyorsunuz da. Kadınlar zaten güçlü, ne gerek var kotaya' gibi bir bakış açısı var. Dünyada sadece 24 kadın devlet başkanı var. Yönetim kurullarında kadın sayısı az. Parlamentolarda da öyle. Oysa dünya nüfusunun yarısı kadınlar. Diğer taraftan çeşitli ülkelerde tam eşitlik parite sağlanana kadar pozitif ayrımcılık, fırsat önceliğinin kadınların güçlenmesini olumlu etkilediğini görüyoruz. Amerika'da federal hükümetin satın alımlarında kadın tedarikçilere uygulanan %5'lik hedef ile Amerika'da kadın girişimcilik oranı yükselmiş, biz de KAGİDER olarak gerek kamuda gerekse özel sektörde 'Kadından Almalı, Memleket Kazanmalı' sloganı ile kurumların kadın tedarikçilerden satın alım yapmaları için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Burada kadın tedarikçilere sadece kadın oldukları için bir ayrımcılık uygulanması değil, talebimiz eşitler arasında önceliğin kadınlara verilmesi.
Kadınlara
iş tavsiyeniz nedir?
Kadın girişimcilere verebileceğim tavsiyeler; öncelikle çok çalışmak, yılmadan çalışmak ve her sorunu bir fırsat olarak görüp soğukkanlılığını koruyarak çözüm getirici olmak gerekiyor. Olası krizlerden korkmamak lazım… Sizin için problem olarak görünen bir konu girişimci için harika bir fırsat olabilir. Girişimci buna inandığı için parasını da zamanını da riske atar. Önce işinin devamlılığını düşünür, kazanç sonra gelir. Girişimci bir yerde olmazı olduran insandır. Bir insan bir şeyi çok isterse yapar. Etrafta bu işin neden olmayacağını söyleyenler olabilir; girişimciye düşen o işin nasıl yapıldığını göstermektir. Bunun için çok çalışmak ve inancı asla kaybetmemek gerekir. Girişimci önce kendi iş fikrine inanmalı ve etrafındakileri de inandırabilmelidir. İş fikrine o kadar inanmalıdır ki, buna ayıracağı sermaye ve zamana rağmen her olumsuzlukta motivasyonunu kaybetmeden devam edebilmelidir. Çünkü etrafında kendisini şüpheye düşürecek çok fazla uyarıcı olacaktır; istediği hedeflere ulaşabilmek için yılmadan devam etme kararlılığını sürdürmesi gerekecektir. Fikrin, planlı programlı bir projeye dönüşme aşaması da temel öneme sahip bulunuyor. Bunun için de eldeki artıların ve eksilerin doğru tespit edilmesi gerekiyor. İyi bir fizibilite ve iş planı yapmak, sermayeyi doğru belirlemek ve sonra büyük hedefi küçük parçalara ayırarak yönetmek gerekir. Unutulmamalıdır ki deneyim girişimcilikte önemli bir yetkinliktir ancak gelişmesi için denemek şarttır. Burada önemli olan doğru hedef koymak, ona ulaşmak için çok çalışmak, engelleri aşmak için yaratıcı çözümler geliştirmek ve uygulama aşamasında motivasyonu kaybetmemektedir.
Türkiye girişimci ekosistemini nasıl görüyorsunuz?
Ekonomik, sosyal ve kültürel bütün zorluklara rağmen, son yıllarda yürütülen çalışma ve projeler kendi işini kuran kadınların sayısının artmasına katkıda bulunuyor. Elbette bu sayı yeterli değil. Genelde girişimcilik, özelde ise kadın girişimciliği açısından Türkiye'nin istenen düzeye ulaştığını ve bu alanda kadınların potansiyelinden etkin bir şekilde yararlanıldığını söylemek mümkün değil. Küresel Girişimcilik ve Kalkınma Endeksi Kadın Girişimciliği Araştırması'na göre Türkiye, yüksek büyüme tempolu kadın girişimciliği açısından 30 ülke arasında 18. sırada yer alıyor. Bu skor, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında ülkemizin kişi başına milli gelir düzeyine göre düşük kalıyor. Ayrıca araştırmaya katılan 30 ülkenin 14'ünde kadınların % 50'den fazlasının banka hesabı bulunmadığı görülüyor. Bu alanda cinsiyet açığının en yüksek olduğu ülke ise Türkiye… Kadın ve erkek arasında %50 düzeyinde fark bulunuyor. Kadın girişimciliği için eğitimin yanı sıra yönetim tecrübesinin de önemli olduğu gerçeğinden hareket eden araştırmada tepe pozisyonlardaki kadın oranı da inceleniyor. Bu oran Türkiye'de %10-12 civarında görülüyor ve ülkemiz bu konuda 30 ülke içerisinde en alt sıralarda yer alıyor.

Hedef kadın girişimci sayısını artırmak
BUİKAD, Zirveden Gelen Topuk Sesleri paylaşım toplantılarının 34.sünde,Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Sanem Oktar'ı ağırladı.
Derneğin bugüne kadar yürüttüğü projelerden bahseden Sanem Oktar; sunumunda hangi alanlarda çalıştıklarını ve stratejik yol haritalarından bahsetti. Değişim için kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum işbirliğinde kadınların iş hayatına girmesi ve girmiş olanların da iş hayatında olma tutkusunu arttırmak, girişimci ya da girişimci olmak isteyen kadınlara eğitim ve mentörlük desteği vermek, rol model girişimci kadınları görünür kılmak ve artırmak amacıyla yürüttükleri çalışmalardan bahseden Sanem Oktar, temel hedeflerinin kadının girişimcilik yoluyla güçlenmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Sunumuna her yıl gerçekleştirdikleri iyi uygulamaları, ulusal ve uluslararası platformlarda paylaşım yöntemlerini anlatarak devam eden Oktar, KAGİDER'in, en büyük başarılarından birinin 2002'de %2 olan kadın girişmci sayısının, bugün %9 olmasına koyduğu katkı olduğunu vurguladı. İş yaşamında başarılı kadınları, farkındalık yaratmak üzere Bursa iş dünyası ve kamuoyu ile buluşturan Zirveden Gelen Topuk Sesleri paylaşım toplantılarında Sanem Oktar'ı ağırlamaktan memnuniye duyduklarını ifade eden BUİKAD Başkanı İpek Yalçın, hem Türkiye hem dünya açısından zorlu bir süreçten geçildiğini ifade etti. İpek Yalçın,özellikle son iki yıldır Türkiye ekonomisi ile ilgili riskler (cari açık, enflasyon,döviz reservlerinin azalması, politik riskler, sınırlarımızda yaşanan savaş tehlikesi, kur artışı) nedeni acilen dış yatırımıcıya güven veren bir siyasi ve ekonomik ortam yaratmamız, yüksek teknoloji üretimini ve dolayısı ile buna uygun eğitim sistemini desteklememiz, katma değeri yüksek ürünler üretmek ve rekabet gücümüzü yükseltecek politikalar geliştirmemiz gerekmektedir dedi. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin de yalnızca Türkiye'ye özel bir sorun olmadığını, dünyada da mücadelenin devam ettiğini vurgulayan Yalçın, ülkenin ekonomik ve sosyal gelişime katkı koymak için hızla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Geçtiğimiz günlerde yapılan 'Eğitimde 2023 Vizyonu' Çalıştayı'nın umut verici olduğunu ifade eden Yalçın, bu çalışmaların diğer bakanlıklarda da başlatılarak, devlet-üniversite-sanayi işbirliği kapsamında yerli üretim için önemli adımlar atılmasını beklediklerini ifade etti.
Facebook
Sayı: 1166 - Tarih: 18.09.2018
Yazarlarımız