Haber Detayı - İş dünyası faizde indirim bekliyor
İş dünyası faizde indirim bekliyor

İş dünyası faizde indirim bekliyor

Faizdeki düşüş devam ederse, dövizde stabil piyasa oluşursa üretim ve ihracat açısından çok daha hareketli bir ortam oluşacağını ifade eden iş dünyası, önümüzdeki günlerde faizde yeni bir indirim beklediklerini vurguladılar.

Türkiye ve dünya ekonomisi açısından yılın önemli haftası olarak nitelendirilecek olan geçtiğimiz hafta Çarşamba günü, iş dünyasının ve piyasanın 10 yıl sonra ilk kez faiz indirimi olacağı yönünde Fed'in faiz kararı gündeme yön verirken, diğer bir yandan da Türkiye kamu bankalarınında faizlerde düşüş süreçlerini başlatmalarını iş dünyası, pozitif etkilerin iç piyasaya yansımasını bekledikleri yönünde gelişti. Faiz indirimi kararını, kritik önemde ve isabetli bir adım olarak değerlendirdiklerini ifade eden iş dünyası, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyüme sürecine geçişini hızlandıracak ve istihdama önemli bir katkı sağlayacağını vurguladı.TCMB'nin faiz indirimi kararı ile umutlanan iş dünyası, Türkiye'nin yeniden hareketleneceğini, üretim kapasitesini, ihracat rakamlarını artıracağını belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin ekonomik güven endeksini açıkladı.Buna göre endeks bu ay, geçen aya göre yüzde 3,3 azalarak 83,4'ten 80,7'ye düştü. Ekonomik güven endeksindeki gerileme, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklandı. Temmuz ayında tüketici güven endeksi 56,5, reel kesim güven endeksi 96,6, hizmet sektörü güven endeksi 83,5 ve perakende ticaret sektörü güven endeksi 90,4 değerine geriledi. İnşaat sektörü güven endeksi ise 52,4 değerine yükseldi.

TÜRK EXİMBANK TL KREDİ FAİZİNİ YÜZDE 11,84'E İNDİRDİ

Türk Eximbank, TL kredi faiz oranını yüzde 15,19'dan yüzde 11,84 seviyesine çektiğini duyurdu. Türk Eximbank'tan yapılan açıklamada KOBİ'lere ve yüksek teknolojili ürün üreten ihracatçılara kullandırılan TL kredilerindeki faiz oranının yüzde 15,19'dan yüzde 11,84 seviyesine indirildiği belirtildi. Söz konusu değişikliğin oransal olarak yüzde 22 düzeyinde indirime tekabül ettiği ifade edilen açıklamada, son iki ayda TL kredilerde yaklaşık 6 puanlık indirim yapıldığı ve faiz oranlarındaki aşağı yönlü trende paralel olarak faiz indirimlerine devam edileceği bildirildi. Açıklamada, genel olarak faizlerdeki düşüşün ekonomideki canlanmayı arttırmasının beklendiği ve Türk Eximbank'ın cazip faiz oranlarının da ihracatçıların rekabet gücüne önemli katkı sağlayacağı kaydedildi.Türk Eximbank'ın ocak-temmuz döneminde toplam 25,4 milyar dolar olan ihracat desteğini sağladığı belirtilen açıklamada, 'Türk Eximbank, ihracat desteğini yıl sonunda 48,4 milyar dolara yükseltmeyi ve destek verdiği ihracatçı sayısını 12 bin 500'e çıkarmayı hedefliyor' ifadelerine yer verildi.

POZİTİF ETKİLER PİYASALARA YANSIMAYA DEVAM EDİYOR

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 'Dengelenme sürecinin pozitif etkileri piyasalara yansımaya devam ediyor. Kamu bankalarımız faizlerde düşüş süreçlerini başlattı' ifadesini kullandı. Albayrak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Ziraat Bankası ve VakıfBank tarafından ilan edilen faiz indirimi kararlarını değerlendirdi. Dengelenme sürecinin pozitif etkilerinin piyasalara yansımaya devam ettiğini belirten Albayrak, 'Kamu bankalarımız faizlerde düşüş süreçlerini başlattı. Konut, tüketici ve kurumsal kredilerde oldukça avantajlı koşullarda sunulan kredilerin vatandaşlarımıza ve iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.' mesajını paylaştı.

'İÇ PİYASA YENİDEN CANLANDIRILMALI'

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz indiriminin özel sektörün beklentileri doğrultusunda gerçekleştiğini belirterek, 'Uygulanan faiz indiriminin özel sektör yatırımlarının önünü açması ve ülkemizin büyüme hamlesine katkısı için şimdi sıra bankalarımızda' dedi. Başkan Burkay, küresel ticarette yaşanan daralma ve belirsizliklerle birlikte Türkiye'nin 2018 yılının ağustos ayından itibaren çok önemli sınavlardan geçtiğini ifade etti. Döviz kurlarındaki hareketlilikle oluşan yüksek faiz ve yüksek enflasyon kıskacının üretimin, yeni yatırımların ve istihdam piyasasının önündeki en büyük engellerden biri olduğunu vurgulayan İbrahim Burkay, 'Türkiye ekonomisi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir kez daha toparlanıp daha önce olduğu gibi bu stres testlerini de geçmeyi başardı. Enflasyonda oluşan iyimser tablo ve ihracat rekorlarının ardından firmalarımızın özellikle finansman temininde yaşadıkları zorluklara karşı Merkez Bankası Para Politika Kurulu'nun faizleri 425 baz puan aşağı çekmesi oldukça anlamlı. Uygulanan faiz indiriminin özel sektör yatırımlarının önünü açması ve ülkemizin büyüme hamlesine katkısı için şimdi sıra bankalarımızda' diye konuştu.'Küresel ticarette büyümeyi destekleyen arayışların hız kazandığı bir dönemde firmalarımızın yeniden yatırım iştahına kavuşması ve seferberlik ruhuyla tüm zorluklara göğüs geren ülke ekonomimizin yeni başarılara ulaşması için bankalarımızdan da artık elini taşın altına koymalarını bekliyoruz' ifadelerini kullanan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay,  şöyle devam etti: 'Bununla birlikte hükümetimizin liderliğinde ekonomimizde katma değerli üretim ve ihracat odaklı yeni bir kalkınma modelini de hızla hayata geçirmemiz gerekiyor.Temkinli iyimserliğimizi kaybetmeden yapısal dönüşüm adımlarını kararlılıkla uygulamalıyız. Bursa iş dünyası olarak kentimizi ve ülkemizi çok daha güçlü bir geleceğe hazırlamak için azimle çalışmaya devam edeceğiz.' Türkiye ekonomisinin ihracat performansını artırmayı sürdürdüğü bir dönemde iç piyasadaki hareketliliğe de ihtiyaç duyduğunu belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, 'Bankaların kredi kanallarını açması gerekiyor. Bununla birlikte sektör bazında uygulanacak ÖTV ve KDV indirimleri, Türk Eximbank ve KGF'nin garanti işlevlerinin genişletilmesinin yanında finansal şoklar nedeniyle mali durumları bozulan firmaların rehabilite edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla birlikte reel sektörün kamudan alacakları ödemesinin hızlandırılması da ekonominin canlanmasına büyük katkı sağlayacaktır' dedi.

FED'DEN 11 YIL SONRA GELEN İLK FAİZ İNDİRİMİ

ABD Merkez Bankası Fed, politika faiz oranını 25 baz puan indirerek yüzde 2,00 – 2,25 aralığına çektiğini duyurdu. ABD Merkez Bankası Fed, 11 yıl sonra ilk kez faiz indirimine giderek 25 baz puanlık indirim yaptığını bildirdi. Bankanın kararıyla fonlama oranı yüzde 2,00 - 2,25 aralığına çekilmiş oldu. Fed'in Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) tutanaklarında ABD'de istihdam piyasasının güçlü seyretmeye devam ettiği ve ekonomik aktivitenin ılımlı bir seviyede olduğu belirtildi. Tutanaklarda komitenin büyümeyi maksimum seviyede artırmayı ve fiyat istikrarını sağlamayı hedeflediği belirtilirken, 'Küresel ekonomik gelişmeler, ekonomik görünüme ilişkin göstergelerin ve yumuşayan enflasyon baskılarının ışığında komite faiz oranını yüzde 2,00 - yüzde 2,25 aralığına düşürmeye karar verdi. Bu eylemimiz komitenin ekonomik aktivitenin sürdürülmesi ve güçlü istihdam piyasası koşullarının sağlanmasını ve enflasyonun komitenin yüzde 2,0 hedef seviyesine getirilmesini desteklemektedir.' ifadelerine yer verildi. Tutanaklarda, '12 aylık bazda, toplamdaki enflasyon ve yiyecek ve enerji dışındaki enflasyon yüzde 2 seviyesinin altında.' değerlendirmesinde bulunulurken, komitenin gelecekte faiz oranlarının belirlenmesi konusunda ekonomik görünüme ilişkin verileri ve gelişmeleri izlemeye devam edeceği kaydedildi. Fed faiz indirim kararıyla finans krizinden bu yana ilk kez faiz indirmiş oldu.

KÜRESEL PİYASALAR,
FED SONRASI NEGATİF SEYREDİYOR

ABD Merkez Bankasının (Fed) beklentiler doğrultusunda faizlerde 25 baz puanlık indirime gitmesine karşın karar metni ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın söylemlerinin kafaları karıştırması ile küresel piyasalarda negatif bir seyir izleniyor. Fed, 11 yıl sonra ilk kez gerçekleştirdiği faiz indirimi ile politika faizini 25 baz puan azaltarak yüzde 2,00-2,25 aralığına çekti. Beklentiler paralelinde olan bu karara karşın özellikle Fed Başkanı Powell'ın 'şahin' olarak değerlendirilen açıklamaları sonrası pay piyasalarında satışlar ve dolar endeksinde yükseliş görüldü.Fed'in karar metninde ABD'de istihdam piyasasının güçlü seyretmeye devam ettiği ve ekonomik aktivitenin ılımlı bir seviyede olduğu belirtilirken, komitenin büyümeyi maksimum seviyede artırmayı ve fiyat istikrarını sağlamayı hedeflediği kaydedildi.Fed Başkanı Powell ise alınan kararın uzun dönemli bir faiz indirimi döngüsünün başlangıcı olmadığını vurguladı. Faiz indiriminin, enflasyonun yüzde 2 civarında istikrar kazanmasına yardımcı olmak amacıyla alınmış bir karar olduğunu vurgulayan Powell, 'Siyasi değerlendirmeleri hiçbir zaman hesaba katmadık. Biz bağımsızlığımızı kanıtlamak için politika oluşturmuyoruz.' ifadelerini kullandı. Analistler, Powell'ın açıklamalarının gelecek dönem para politikası ile ilgili belirsizlikleri artırdığını belirterek, buna bağlı olarak dolar endeksinin 98,9 ile Mayıs 2017'den bu yana en yüksek seviyesine çıktığını bildirdi.

MERKEZ BANKASI PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde, enflasyon ve döviz kuru beklentilerinin çıpalanmasının, içinde bulunulan dönemde para politikasının etkinliği açısından kritik önem taşıdığı belirtilerek, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığının değerlendirildiği kaydedildi. Yıllık enflasyonun, gıda grubunda daha belirgin olmakla birlikte alt kalemler genelinde düştüğüne işaret edilen özette, enerji fiyatlarının da gerileyerek tüketici enflasyonuna olumlu katkı verdiği, temmuzda ise elektrik fiyatlarındaki ayarlamaya bağlı olarak enerji grubu yıllık enflasyonunda yükseliş beklendiği kaydedildi.Özette, geçen yıldan gelen yüksek baz etkisinin yanı sıra yakın dönemdeki döviz kuru gelişmeleri ve iç talepteki zayıf seyrin temel mal enflasyonundaki düşüşü desteklediği belirtildiTemmuz ayında mobilya, beyaz eşya ve otomobil sektörlerindeki geçici vergi indirimlerinin sona ermesine bağlı olarak temel mal grubu yıllık enflasyonunda geçici bir yükseliş gözlenmesinin beklendiği aktarılan özette, 'İç talepteki zayıf seyrin hizmet enflasyonu üzerindeki düşürücü etkisinin canlı seyreden turizm, bazı kalemlerdeki birikimli maliyet artışları, reel birim iş gücü maliyetleri ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimine bağlı olarak sınırlandığı değerlendirilmektedir.' denildi.Özette, son dönemde açıklanan verilerin iktisadi faaliyetin ılımlı bir toparlanma eğilimi sergilediğini gösterdiğine işaret edilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:
'İmalat sanayi kapasite kullanım oranı ve Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI)-üretim gibi anket göstergeleri ikinci çeyrekte artış sergilemiştir. Diğer yandan, hizmetler sektörü faaliyetinde de toparlanma gözlenirken, inşaat sektöründeki zayıf seyir devam etmektedir. Küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya rağmen rekabet gücündeki gelişmelerin etkisiyle mal ve hizmet ihracatı artış eğilimini sürdürmekte, özellikle turizmdeki güçlü seyir doğrudan ve bağlantılı sektörler kanalıyla iktisadi faaliyeti desteklemektedir. Son dönemde başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere küresel büyüme görünümüne ilişkin kısmi yavaşlama sinyallerine rağmen dış talep nispeten gücünü korumaktadır. Bu dönemde yabancı ziyaretçi sayısı ile seyahat ve taşımacılık gelirlerindeki güçlü artış eğilimi de korunmuş ve hizmet ihracatının büyümeye desteği devam etmiştir. Turizmdeki güçlü seyrin, başta giyim olmak üzere dayanıksız tüketim malları üretimi ve taşımacılık hizmetleri gibi sektörler kanalıyla ekonomiye yayılımı, iş gücü ve kredi piyasaları görünümüne bağlı olarak yurt içi yerleşik talebindeki zayıf seyri kısmen telafi etmektedir.'Özette, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra küresel iktisadi faaliyet görünümüne yönelik devam eden belirsizliklerin sermaye akımları ve dış ticaret kanalıyla büyüme üzerinde aşağı yönlü risk oluşturduğu vurgulandı.

'2019 YIL SONUNA DAİR ENFLASYON TAHMİNİMİZİ, 0,7 PUAN AŞAĞI YÖNLÜ GÜNCELLEDİK'

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, 'Enflasyonun 2019 sonunda yüzde 13,9 olarak gerçekleşeceğini, 2020 sonunda yüzde 8,2'ye, 2021 yıl sonunda ise yüzde 5,4'e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz.' dedi. Uysal, 'Enflasyon Raporu 2019-III Bilgilendirme Toplantısı'nda yaptığı sunumda, enflasyon tahminlerini açıkladı. Enflasyonu düşürmeye odaklı sıkı bir para politikası duruşu ve güçlü politika koordinasyonu altında, enflasyonun kademeli olarak hedeflere yakınsayacağını öngördüklerini belirten Uysal, şöyle devam etti:'Bu çerçevede, enflasyonun 2019 yıl sonunda yüzde 13,9 olarak gerçekleşeceğini, 2020 yıl sonunda yüzde 8,2'ye, 2021 yıl sonunda ise yüzde 5,4'e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz. Enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2019 yılı sonunda yüzde 11,5 ile yüzde 16,3 aralığında (orta noktası yüzde 13,9), 2020 yılı sonunda yüzde 5,2 ile yüzde 11,2 aralığında (orta noktası yüzde 8,2) gerçekleşeceğini öngörmekteyiz. Nisan Enflasyon Raporu'nu takip eden dönemde enflasyon belirgin bir düşüş göstererek tahmin aralığının altında gerçekleşti. Enflasyondaki düşüşün yanı sıra parasal sıkılaştırmanın da etkisiyle enflasyon beklentilerinde öngördüğümüz iyileşme ve ithalat fiyatları ile gıda fiyatlarındaki aşağı yönlü güncellemeler yıl sonu enflasyon tahminimizi bir önceki rapor dönemine kıyasla olumlu etkiledi. Diğer taraftan, çıktı açığındaki yukarı yönlü sınırlı revizyon ile alkollü içecekler ve tütün grubundaki vergi ayarlamaları bir önceki rapor dönemine göre yıl sonu enflasyon tahminlerimize yükseltici etkide bulundu. Bu doğrultuda, nisan ayında yüzde 14,6 olarak açıkladığımız 2019 yıl sonu tüketici enflasyon tahminini yüzde 13,9'a indirdik. Diğer taraftan, aşağı ve yukarı yönlü katkıların birbirini dengelemesiyle 2020 yılına ilişkin enflasyon tahminlerimizde herhangi bir değişikliğe gitmedik. 2019 yıl sonuna dair enflasyon tahminimizi,  0,7 puan aşağı yönlü güncelledik.'

MERKEZ BANKASI, POLİTİKA FAİZİNİ YÜZDE 19,75'E İNDİRDİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) 425 baz puan düşürerek yüzde 24'ten yüzde 19,75'e çekti.TCMB tarafından faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal başkanlığında toplanan PPK'nın, politika faizinin yüzde 24'ten yüzde 19,75'e indirilmesine karar verdiği bildirildi.Duyuruda, son dönemde açıklanan verilerin, iktisadi faaliyetin ılımlı bir toparlanma eğilimi sergilediğini gösterdiği belirtildi.Küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya rağmen rekabet gücündeki gelişmelerin etkisiyle mal ve hizmet ihracatı artış eğiliminin sürdüğü, özellikle turizmdeki güçlü seyrin doğrudan ve bağlantılı sektörler kanalıyla iktisadi faaliyeti desteklediği ifade edilen duyuruda, şunlar kaydedildi:'Önümüzdeki dönemde net ihracatın büyümeye katkısını sürdüreceği, enflasyondaki düşüş eğilimi ve finansal koşullardaki kısmi iyileşmeyle birlikte ekonomideki kademeli toparlanmanın devam edeceği öngörülmektedir. Büyüme kompozisyonu dış dengeyi olumlu etkilemektedir. Cari işlemler dengesindeki iyileşme eğiliminin sürmesi beklenmektedir.Yakın dönemde küresel iktisadi faaliyetin zayıflaması ve enflasyona dair aşağı yönlü risklerin belirginleşmesiyle gelişmiş ülke merkez bankalarının genişleyici para politikası adımları atma olasılığı güçlenmiştir. Bu durum, gelişmekte olan ülke finansal varlıklarına yönelik talebi ve risk iştahını desteklemekle birlikte korumacılık önlemlerinin ve küresel ekonomi politikalarına dair diğer belirsizliklerin gerek sermaye akımları gerekse dış ticaret kanalıyla oluşturabileceği etkiler yakından takip edilmektedir.'

EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ AZALDI
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin ekonomik güven endeksini açıkladı. Buna göre endeks bu ay, geçen aya göre yüzde 3,3 azalarak 83,4'ten 80,7'ye düştü. Ekonomik güven endeksindeki gerileme, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklandı. Temmuz ayında tüketici güven endeksi 56,5, reel kesim güven endeksi 96,6, hizmet sektörü güven endeksi 83,5 ve perakende ticaret sektörü güven endeksi 90,4 değerine geriledi. İnşaat sektörü güven endeksi ise 52,4 değerine yükseldi.

Anıl Alirıza Şohoğlu - TÜGİAD Başkanı
'İç talebin canlaması açısından pozitif bir gelişmedir'
Merkez Bankası Başkanı Sayın Murat Uysal yaptığı açıklamalarda fiyat istikrarını bozmadan, faiz indirimlerine devam edeceklerinin işaretini vermis oldu. Enflasyon tahmininin düşürülmesi büyüme ve yatırımlar açısından olumludur. Önümüzdeki dönemde faiz indirimleri talep yönlü bir enflasyona sebebiyet vermeyecektir. Türkiye'nin şu andaki önceliği olan iç talebin canlaması açısından pozitif bir gelişmedir. Uzun soluklu yapısal reformlarla desteklendiği takdirde, Türkiye ekonomisi için uzun vadede olumlu olabileceğini  değerlendiriyorum.


Yavuz Uğurdağ - İTSO Başkanı
'İç piyasada ticaret hız kazanacaktır'
Merkez Bankası'nın 425 baz puan faiz indirimi kararı ülkemiz ekonomisi adına sevindirici bir gelişmedir. Özellikle iç piyasada ticaretin hız kazanmasını pozitif yönde etkileyecektir. İnegöl iş dünyası olarak, faiz indirim kararını destekliyor, düşüşün devam edeceğine inanıyoruz.

Arif Demirören - BARSİAD Başkanı
'Faiz indirimi biraz daha düşmeli'
Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin biraz daha düşürmesini ve bunun tüm özel bankalara yansımasını bekliyoruz. Şuandaki ekonomiden beklentimiz bu yönde ve kısa sürede ekonominin yeniden hareketleneceğine inanıyoruz.

Ramazan Kaya - MARSİFED YKB
'Henüz çarklar hızlanmaya başlamamıştır'
Merkez Bankamızın 425 baz puan faiz indiriminden sonra; Fed'in de faiz indirimi kararı alması, rüzgârın lehimize esmesini sağlamıştır. Şu anda konjektür lehimizedir. Bunu çok iyi değerlendirmemiz gerekmektedir. Çünkü ABD ve AB ile olan sorunlarımız çözülmüş değildir. Her an yaptırım kararı çıkabilir. Ekonomimizde henüz çarklar hızlanmaya başlamamıştır. Ekonomik Güven endeksi temmuz da gerilemeye devam etmiştir. İmalat sanayi PMİ verisi 47,9 dan 46,7 ye düşmüştür. Bu süreçte yapısal reformların hızlandırılması gerekmektedir. Özellikle vergi ve yargı reformu biran önce yapılmalıdır. Borçların yapılandırılması sorunu çözülmelidir. Zira yakın da konkordatoların süreleri dolmaya başlayacaktır. ÖTV ve KDV indirimlerinin kalkmış olması, kredi faizlerinin indirim sürecine girmesi, satın alma taleplerini ötelemekte ve durgunluğun uzamasına sebep olmaktadır. Son olarak dövizde dalgalanma devam etmektedir. Son dönemde dövizin bu kadar değer kaybetmesi ihracatçımız açısından iyi bir şey değildir.

İsmail Kuş - BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
'Ekonomi yeniden canlanacaktır'
Merkez Bankası'nın faiz indirimleriyle kısa sürede ekonominin yeniden hareketleneceğine inanıyoruz. Yatırım, üretim ve istihdam konusunda reel sektörü destekleyen adımlar önemli. Bu noktada Merkez Bankası'nın faiz indirimini de destekliyoruz. Faizlerdeki düşüşle birlikte enflasyonda da belirlenen hedeflerin yakalanacaktır. Ekonomi yönetiminin proaktif yaklaşımı ve dünya ticaretinde yaşanan pozitif gelişmelerin de etkisiyle ülke ekonomimizde yeniden hareketlenme yaşanacaktır.Döviz kurlarının öngörülebilir bir seyir izlemesi gerektiğine inanıyoruz.

Kağan Yeşil - Ay Plastik YKB
'Henüz piyasalara yansımadı'
Merkez Bankası'nın faiz indirimleri reel olarak henüz piyasalara yansımadı. Umarım en kısa sürede hayata geçer ve iş dünyası faiz yükünden kurtulur. Reel sektörde toparlanma olacaktır, fakat tamamen toparlanma olması için faizlerin 15 puanlara inmesi gerekiyor. Finansman ticarete aktarılmalı.


Facebook
Sayı: 1211 - Tarih: 06.08.2019

Yazarlarımız