Editörün Yorumu : “Çıraklığını yapmadığın işin patronu olamazsın”
Ellerini masanın üstünden kaldırıp, oturduğu koltuğa biraz daha yaslanarak, kendinden emin bir sesle, "Çıraklığını yapmadığınız bir işin patronluğunu yapamazsınız. Bilmediğimiz işlere girmeyiz. Dürüst olup, cesaretli kararlar verdikten sonra, başarı peşinden gelir insanın" diyerek, ardından ekliyor:
"İlk fabrikamızı Bursa'da kurduk. Dokuma üzerineydi. Agro boyası yaptırıyoruz, doğru dürüst gelmez, renk tutmaz. İhracat için bunlar önemli. Malı üretebilmem için, bu ipliğe ihtiyacım oluyor. Acilen bir iplik fabrikası kurma kararı verdim. Senelerden beri gelen altyapımız, bilgimiz vardı. İplik fabrikasının temelini atıp, üretim yapmam 6 ayımı aldı. Ama nasıl yaptım, onu bir de bana sorun. İdare binamı en sona bıraktım. Patronun oturacağı yer bizde en son gelir. Önce üretim yeri tamamlanır, üretim kazanır, idari binayı yapar. Eğer önce idari binayı yapıp, üretimi sonraya bırakırsanız nalları dikersiniz. Onun için biz nalları dikmedik. "
Bu sözler, “sıfırdan zirveye tırmanmayı başarmış” Zorlu Grubu'nun Yönetim Kurulu Eş Başkanı Zeki Zorlu'ya ait.
Zorlu'nun sözünün altına kim imzasını atmaz ki;
"Çıraklığını yapmadığınız bir işin patronluğunu yapamazsınız.."
Bizim için de geçerli.
Bu yolda "çıraklığın daniskasını yaptım" desem yalan olmaz. Hem de ne çıraklık; gazetecilik, bugün gençlerin sandığı gibi, iki dirhem bir çekirdek giyinip kuşanıp, fotoğraf makineni aldıktan sonra haberler, söyleşiler, röportajlar yapmak değildi.
Önce çalıya, sonra halıya basmaktı..
İlk yıllar önce; gazete ortamının "mis gibi!" kokusunu teneffüs etmek için, herkes işini gücünü yaparken, sen "ciğerci kedisi gibi" görev bekleyeceksin, ellerin önce mürekkeple, film banyolarıyla haşır neşir olacak. Sonra diyecekler ki, "kap şu makineyi de şu fotoğrafı çek bakalım"... Çekeceksin, görüşeceksin, haberin notunu alacaksın, filmi yıkayacaksın, vs. vs. vs.. Bu arada "her türlü ıvır zıvır" işe “hayır” demeyeceksin. Eskinin meşhur "gazeteci yemeği", simit-çaya talim edeceksin, yani karnın doymuş gibi olacak, yılmayacaksın, koşuşturacaksın, bir zaman gelecek "gazeteci olmaya!" başlayacaksın.
Bu kısa notlar, fikir versin diye, devede kulak..
Diğer mesleklerde herkes iki günde "usta" olurken, sen "bu ne çıraklıkmış be!" diyeceksin.. Yıllar geçecek, çıraklıktan kurtulmuş gibi olacaksın.
Yaşadıklarımız böyle iki paragrafta anlatılası değil, kitaplara sığmaz.. Ancak, yukarıdaki görüşün hakkını da teslim edelim;
"Çıraklığın çok faydasını gördüm."
Uzun söze gerek yok.
İşte elinizde tuttuğunuz EKOhaber, o günlerin yaşanmışlığının bir ürünü..
13. yılını kutladığımız EKOhaber'i bu günlere getirenlere, kolumuza girip omuzumuzu sıvazlayarak destek olanlara binlerce teşekkür...
Yazar : Tahsin Ardıç Email : tahsin@ekohaber.com.tr
|