Haber Detayı - Hedef milli üretim
Hedef milli üretim

Hedef milli üretim

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, ihracatta yüksek teknolojili ürünlerin payının artırılmasına yönelik geliştirilen Sanayi Yenilik Ağ Mekanizması (SAYEM) için çağrıya çıkıldığını belirterek, sanayi kuruluşları, Ar-Ge merkezleri, KOBİ'ler, tekno girişimler ve üniversitelerin güç birliği yapacağı mekanizmayla toplamda 500 milyon liralık destek verileceğini açıkladı.

Sanayide 'güç birliği'ne 500 milyon liralık destek ve SAYEM için Bursalı dinamikler, bu desteklerin ülkemizin ileri teknoloji yolundaki yürüyüşüne çok önemli katkılar sağlayacak nitelikte olduğunun altını çizdiler. Bakanlığın, 100 Günlük İcraat Programı'nda yer alan hedefleri hayata geçirmek için yoğun mesai harcadığını dile getiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerinin yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesiyle cari açığın azaltılmasına katkı sunulacağını söyledi. Üniversite ve sanayi işbirliğinin güzel örneklerini oluşturan projeler, bir tarafta üniversitenin sağlayacağı bilgi kaynağı, diğer tarafta sanayinin dinamizmi ile birleşince ortaya teknolojik yönden değerli sonuçlar çıkarıyor. Bursalı dinamikler,milli üretimin altını çiziyor. Bursa iş dünyası, rekabetteki yerin bilginin ve teknolojinin belirlediği süreçten geçtiği bilinciyle Ar-Ge yatırımlarına hız vermeye devam ediyor.Yatırımcılar bu dönemde rakipler ile 'pozitif ayrışmanın' yolunun bilgiyi üretim süreçlerine dahil etmekten geçtiğini belirtiyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bursa İl Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, Bursa'da 14 Tasarım Merkezi, 94 Ar-Ge Merkezi var. Türkiye'deki Ar-Ge merkezi sayısı 900'e ulaştı. Yatırımcılar, Bursa ve ülke genelinde rekabet için Ar-Ge çalışmalarını artırmak gerektiğini belirtiyorlar. Firma temsilcileri, kendi bölgelerinde bir üretim ve çekim merkezi olma hedefiyle gelişimini şekillendirmeye çalışıyor. Bursalı dinamikler, Bursa'nın yüksek teknolojinin ve katma değerli üretimin merkezi olacağını söylüyor. Bir çok konuda Ar-Ge çalışması yaparak özel ürün üreten Bursalı dinamikler, ihracatın yıldızları olmaya devam ediyor. Teknoparklarla iç içe olan üniversite sanayi işbirliğini araştırarak ve sanayiye rol model olacak başarı yolculuğunu mercek altına almak istedik. İşte değerlendirmeler... 

Sanayi ve Teknoloji Bakanı - Mustafa Varank
'Ülkemizde yüksek teknolojili ürünlerin yerli imkanlarla geliştirilmesi için ilk adımı attık. Bu kapsamda ihracatta yüksek teknolojili ürünlerin payının artırılması için Sanayi Yenilik Ağ Mekanizmasını (SAYEM) devreye soktuk. 100 Günlük İcraat Programı'nda yer alan ve yüksek teknolojili ürünlerin yerli imkanlarla geliştirilmesini sağlayacak SAYEM çağrısına çıktık.Sanayi kuruluşları, Ar-Ge merkezleri, KOBİ'ler, tekno girişimler ve üniversitelerin güç birliği yapacağı mekanizmayla toplamda 500 milyon liralık destek verilecek'

Dr. Mustafa Hatipoğlu - BUTEKOM Genel Müdürü
'Yaklaşık 20 yıldan beri Türk sanayisinin gelişmesi için devlet tarafından TÜBİTAK, KOSGEB, vs gibi çeşitli mekanizmalarla ar-ge, ürün geliştirme, üretim teşvikleri gittikçe artarak uygulanmaktadır. Dünyada benzerine az rastlanacak derecede olan teşvik sistemimize rağmen maalesef sanayimiz istenilen düzeyde yüksek katma değerli ürün üretemedi. Orta gelir tuzağından kurtulamadık. Ülkemizde, geçmişten gelen bir ar-ge kültürü maalesef yok. Burada, sanayi kesimimizin büyük kısmının bu teşvikleri katma değerli ürün geliştirmek yerine firmaya bir finansal katkı sağlamak veya istihdam giderini karşılamak gibi gördüğü bir gerçek. Ama, daha önemli neden sistemin kendisinden kaynaklanıyor.Büyük teşvik sistemlerimizle firmalardan hep bir prototip ürün geliştirmesini bekledik. Ama, ticarileşebilir ürün olması şartını koşmadık. Böylece, sarf edilen bunca teşvik gideri sanayimize bir vizyon getirdi, ancak sonuca ulaşamadı. Bugün çektiğimiz sıkıntıların altında bu gerçek yatıyor. Yüksek katma değerli ürünleri dışarıdan ediyoruz. Bir kısmını üretsek bile bu yaptığımız montaj ve işçilikle sınırlı kalıyor. Ayrıca, gerekli ham maddeyi de ithal ediyoruz. Bu da döviz ihtiyacımızı arttırıyor.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yeni çıkarılan Sanayi Yenilik Ağ Mekanizması (SAYEM ) kapsamında sanayi kuruluşu, üniversite, ar-ge merkezi, KOBİ, tekno-girişimci gibi yüksek katma değerli ürün geliştirebilmek için gerekli tüm unsurlar bir araya gelip işbirliği ve güç birliği yapacaklar. Böylece, ticarileşebilecek bir ürün geliştirebilmek için gerekli mekanizma kurulmuş oluyor. Anlaşıldığı kadarıyla burada sanayi kuruluşu kaba tabiriyle babayiğit kuruluşu, KOBİ'ler alt tedarikçileri, tekno-girişimciler ise KOBİ'lere hizmet verecek kuluçka kuruluşları temsil ediyor.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'mızın açıkladığı bu teşvik mekanizması ticarileşebilir yüksek katma değerli ürün üretmek için çok önemli bir adım. Ancak, dikkate almamız gereken bir adım daha var. Stratejik yüksek katma değerli ürünlerde ( yerli otomobil, motor, ilaç, enerji, kimya, savunma, ulaşım, tohum, vs ) ve ithalatımızda büyük yer tutan ürünlerde ve onların ham madde girdilerinin üretilmesinde devlet – özel sektör ortaklıkları ( Private – Public Partnership) şart. Büyük sermaye isteyen stratejik üretimleri tamamen özel sektörden beklemek doğru değil. Çünkü, özel sektör arkasında muhakkak devleti görmek ister. Devletin belli oranda hisse ( % 30-40 ) sahibi olması ile kurulacak bu ortaklıklar piyasada oturduktan sonra ( 4-5 yıl olabilir ) devlet her yıl belli oranda ( % 5 gibi ) ortaklıktan çekilip hisselerini özel sektöre devredebilir. Dikkat edilirse, Avrupa'daki ve Uzak Asya'daki bir çok büyük kuruluş ( otomotiv, elektronik, vs ) ya devlet ortaklığıdır veya devlet kontrolundadır veya vakıftır.Sonuç olarak, Sanayi Yenilik Ağ Mekanizması ( SAYEM ) bu aşamada çok önemli bir proje. Ülkemize hayırlı olsun.'

Prof. Dr. Yusuf Ulcay - Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü
'Türkiye için yerli ve milli üretim hayati önem taşıyor.Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank tarafından açıklanan 'Milli Teknoloji Hamlesi'nin ülkenin 2023 hedeflerine olumlu katkılar sağlayacak.Ar-Ge faaliyetleri ve teknolojik yatırımların desteklenmesi noktasında son yıllarda çok önemli destekler sağlandı.Dünya teknoloji liginde yarışabilmek için kamunun liderliği ve verdiği destekler büyük önem arz ediyor. Girişimcisine güven veren ve teşvik eden politikalarla Ar-Ge yatırımları da büyük hız kazanıyor. Bakanımız Sayın Mustafa Varank'ın vizyonu ve ortaya koyduğu çalışma programı sayesinde katma değerli üretimim payının ve ekonomik büyümeye katkısının daha da artacağına inanıyorum.Özellikle teknolojik yatırımlar noktasında en kilit nokta 'millilik' oldu.Tarih olarak çok geriye gitmeye gerek yok. Türkiye'nin yakın zamanda gerçekleştirdiği sınır ötesi operasyonlarda yerli ve milli silahların bizlere ne kadar önemli bir güç kattığını hep birlikte gözlemledik. Uzay, savunma ve havacılık alanında önemli atılımlar yapıyoruz. Bizim gibi ülkeler için yerli ve milli üretime geçiş güçlü ekonomi adına hayati önem taşıyor. Devletimizin kararlılığı, sanayicilerimizin yatırım heyecanı ve bilim dünyamızın azmi sayesinde inanıyorum ki kısa sürede teknoloji alanında söz sahibi ülkeler arasında olacağız.Bursa Uludağ Üniversitesi Ar-Ge ve teknoloji konusundaki araştırma projesi sayısını 3 yıl içerisinde 3 kat arttırdı. Üniversite yönetimi olarak akademisyenlerin projelerine verdiğimiz destekleri de bu süre içerisinde aynı seviyede yükseltmeyi başardık.Uludağ Üniversitesi yerleşkesi içinde kuruluş çalışmalarına başladığımız Araştırma Vadisi'nde yer alacak araştırma merkezleri sayesinde de stratejik alanlarda üretilecek bilimsel çalışmaların sanayiye transferi konusunda Bursa önemli bir atılım yapacak.'


Prof. Dr. Mehmet Kanık - Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bursa Kamu Üniversite Sanayi İl Temsilcisi
'Kısaca SAYEM olarak isimlendirilen bu destek ülkemizin ileri teknoloji yolundaki yürüyüşüne çok önemli katkılar sağlayacak nitelikte görünmektedir. Gerçekte, mevcut Ar-Ge ve İnovasyon teşvik ve destekleri açısından bir destek cenneti durumunda olan ülkemiz, bu destekle birlikte aynı zamanda ileri teknoloji üretimi konusunda da son derece cazip destek imkanlarına kavuşmuş olmaktadır. Bu destek sayesinde Ar-Ge merkezlerinde, üniversitelerde, teknoparklarda ve kamu araştırma kurumları ile firmalarda geliştirilen yüksek teknolojili prototiplerin/çıktıların üretime ve ülke ekonomisine kazandırılması çok daha kolay ve hızlı olacaktır. Daha da önemlisi, Bursa KÜSİ Heyeti olarak 3 yıldır çeşitli platformlarda ve sahada gelişmesi için çalıştığımız Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) de bu destek ile sağlam bir temele oturtulmuş olduğundan belli bir sürenin sonunda arzulanan seviyelere gelmesi daha da kolaylaşmış bulunmaktadır. Ayrıca, bu programa başvuru için oluşturulması gereken konsorsiyumda Ar-Ge Merkezine sahip firmaların 'öncü firma' olabilmesi nedeniyle ülkemizde özel sektör Ar-Ge Merkezilerinin sayılarını artırıcı bir etkisi de mümkün görünmektedir. İki tane üniversitesi, 100'e yaklaşan Ar-Ge Merkezi, bir teknoparkı, bazı araştırma kurumları ve devasa bir sanayisi ile Bursa'mız için önemli olan doğru konsorsiyumlar oluşturarak bu desteklerden azami ölçüde faydalanmak ve hem Bursa, hem de Ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlamaktır.'

Dr. Müh. Mustafa Uysal - Tekno Tasarım A.Ş. Genel Müdürü
'Ülkemiz kritik bir süreci yaşıyor. 74'teki ambargodan sonra Savunma Sanayiine kavuşan ülkemiz 80'lerde dışa açıldı ve 2000'lerde yaptığı hamleler ile kendini uluslararası alanda yüksek beklentiler oluşturdu. Günümüzde ise bu yüksek beklentiler bazı müttefikleri için tehdit olarak algılandı ve bugünlerde bunun karşılığı ekonomik saldırı olarak gösterdi. Maalesef gelişimini tamamlayamamış bir sanayi süreci ile dünyadaki teknoloji seviyesine ulaşamamış bir altyapımız bulunmaktadır. Şimdi milli bir sefereberlik zamanıdır. Dün dışarıdan kolaylıkla alabildiklerimizi artık alamıyoruz. Şimdi bunları yerli üretme zamanıdır. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız daha önce bu konuları Sayın Cumhurbaşkanımıza hazırlarken şimdi direksiyona geçmiş ve bu kritik zamanda önemli bir hamleyi göreve gelir gelmez açıklamıştır. Bu yerinde karar ile çok sözünü ettiğimiz üniversite-sanayi işbirliğine de imkan tanınmaktadır. Üniversite-KOBİ ve Sanayi biraraya gelerek birlikte ülkenin dışa bağımlığından kurtaracak yatırımlarına doğrudan destek verecektir. Bu destekler özellikle KOBİ'lerimiz için çok önemlidir. Tek başına yapamadıklarını birlikte yapabilme fırsatı kazanacaklar. Ülkemiz bu aşamada süratle dışa bağımlılığı azaltacak üretimler ile kendi ihtiyaçlarını karşılar hale gelmesi önemlidir. Bu yüzden bu destek yerinde ve süratle devreye alınması gerekmektedir. Burada bürokrasinin de buna hızlı cevap vermesi önemlidir. Örneğin Kasım ayında başvurusu alınacak bu desteğin 2019 yılı ortalarına kadar sonuçlandırılması KOBİ için uzun bir zamandır. Diğer bir nokta ise finansman için KGF enstrümanları girişimci lehine kullandırılmalıdır. Zira günümüzde ekonomik saldırı sebebiyle hasar almamış firma neredeyse bulunmamaktadır. Bu durumda finansmana ulaşmada da kolaylık ve esneklik sağlanmalıdır.'


Dr. Gül Çiçek Zengin - İnodan Tasarım ve İnovasyon Ltd. Şti. Genel Müdürü
'Son yıllarda gerek KOBİ'lere gerekse büyük işletmelere yapılan, Ar-Ge-inovasyon faaliyetlerini destekleyici yardımları ülkemizin geleceği ve hedefleri açısından yerinde buluyorum. Çünkü bu destekler katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesini sağlamanın yanı sıra üretime de hareketlilik kazandırmaktadır. Özellikle ithal sanayi ürünlerin yerlileştirilmesini sağlamak amacıyla yapılan destekler de ülkemizin 2023 vizyonuna ulaşmasına büyük katkı sağlayacaktır.Ancak bu desteklerle birlikte KOBİ'leri daha da rahatlatmak amacıyla bazı çalışmaların da yapılması gerektiğini düşünüyorum. KOBİ'lerin neredeyse tamamı kredi sarmalına girmiş durumda. Bununla birlikte devlete borcu olmayan KOBİ çok az. Bu nedenle özellikle destek ödemelerinin kısa sürede gerçekleştirilmesi KOBİ'lerin finansman sıkıntılarını aşmasında büyük önem arz etmektedir. Ayrıca devlete olan borçlarının Ar-Ge destek ödemeleri ile mahsuplaşmasında kolaylık sağlanması yerinde olacaktır.Sayın Sanayi Bakanımızdan Ar-Ge yapan KOBİ'ler ve teknoloji girişimcileri olarak finansman desteği dışında başka bir beklentimiz daha bulunmaktadır. Destekler sonucunda geliştirdiğimiz yüksek katma değerli ürünleri iç pazarda satmamızı kolaylaştıracak uygulamalar geliştirilmesini talep ediyoruz. Çünkü şu andaki en büyük problemlerimizden biri de genel ekonomik sıkıntılar nedeniyle ürünlerimizi satmakta zorlanıyoruz. Ar-Ge çıktısı ürünleri satın alan firmalara özel teşvikler verilmesi yada büyük işletmelerin her yıl bütçelerinden KOBİ Ar-Ge ürünü satın almak için ayırdığı bütçeye göre özel teşvik getirmesi gücümüze güç katacaktır.Ayrıca Üniversite-Sanayi işbirliğini artırmak için üniversitelerin sadece proje döneminde değil, sürekli sanayi ile iç içe olması ve sanayi ihtiyaçlarını göz önüne alarak akademik çalışma yapması Ar-Ge firmaları için çok faydalı olacaktır.'

Sibel Kuzgun Akın - Yakamoz Yazılım Şirket Müdürü Bilgisayar Yüksek Mühendisi
'Ar-Ge süreci şirketler için belirsizlikler içeren, riskli bir süreçtir. Hem yeni bir ürün veya yazılım geliştirirken ortaya çıkan zorluklar, hemde o ürünü pazara sürüp kâr etmeye kadar sürenbelirsizlikler şirketleri ar-ge yapmaktan caydırmaktadır. Ancak ülkemizin de yüksek teknolojili yeni ürünlere ihtiyacı vardır. Bu nedenle Sanayi Bakanlığı tarafından verilecek Ar-Ge desteklerinin, diğer adıyla Milli Teknoloji Hamlesinin, şirketlerin ar-ge süreçlerini finanse etmek ve yeni projeleri teşvik etmek için önemli olduğunu düşünüyorum.Yeni ar-ge teşvik paketinde proje destek limitlerinin artırılmasını olumlu buluyorum. Özellikle TEYDEB 1507 desteği yıllardır 500.000 TL proje bedeli ile sınırlıydı, bu artırıldı. KOBİ'lere yönelik pozitif ayrımcılığın sürmesinden ve hatta yeni düzenlemede iyileştirilmesinden mutluluk duyuyoruz. Ortaklı projelerin firmalarda birlikte çalışma kültürü oluşturması ve karşılıklı bilgi alışverişi nedeniyle çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Ortaklı projeler de yeni sistemde desteklenmeye devam ediliyor.Son olarak üniversite sanayi işbirliğinin artırılması gerekiyor. Mevcut durumda, bu projede görev alan bir akademik danışman şeklinde oluyor.Örneğin üniversitenin bir bölümü ile bir özel şirktin birlikte ar-ge projesi yapması mümkün değil. Belki bu konu ilerde açıklanacak teşvik paketlerinde yeniden gözden geçirilebilir. Milli Teknoloji Hamlesinin tüm firmalar için hayırlı olmasını diliyorum.'


Destek ve önlem paketi hayata geçiyor
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın sanayici, girişimci ve KOBİ'ler için açıkladığı destek ve önlem paketi çerçevesinde atılan somut adımlara bir yenisi eklendi. Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğle patent, marka, tasarım başvuru ve tescil ücretlerinde yüzde 25 indirim yapıldı.

Türkiye'ye yönelik ekonomik saldırıların ardından sanayicinin ve girişimcinin üzerindeki yükün hafifletilmesi, üretimde çarkların daha hızlı dönmesi için hazırlanan 16 maddelik destek ve önlem paketinde kısa sürede önemli mesafe kaydedildi.Sektörün talepleri dikkate alınarak yeni ekonomi modelindeki tasarruf ilkeleri çerçevesinde hazırlanan eylem planı, Bakan Varank tarafından bizzat takip ediliyor. Eylem planı kapsamında, patent, marka, tasarım başvuru ve tescil ücretlerinde düzenleme yapıldı. Resmi Gazetede yayımlanan 'Türk Patent ve Marka Kurumunca 2018 Yılında Uygulanacak Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ' ile söz konusu ücretlerde yüzde 25'lik indirime gidildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, destek paketi çerçevesinde somut bir adımın daha bu tebliğle atıldığını belirterek, eylem planının her aşamasına yönelik yoğun çalışma sürdürdüklerini bildirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesiyle hazırlanan '100 Günlük İcraat Programı' ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanan 'Destek ve Önlem Paketi'nin sıkı takipçisi olduklarını vurgulayan Varank, şunları kaydetti:'Eylem planımızın her aşamasını dikkatle çalıştık, çalışıyoruz. Bayram tatili sonrası çalışmalarımıza hız kazandırdık. Sizlerle de paylaştığımız 'Politika Takip Matrisi' ile yaptığımız çalışmanın hangi aşamada olduğunu an be an takip ettik. Kamuoyunun ve hizmetinde olduğumuz milletimizin doğru ve sağlıklı bilgilendirilmesi için bu paylaşımı yapıyoruz. Eksiklerimiz elbette var ama iş günü olarak baktığımızda hayli mesafe katettik. 8 iş gününde 10 maddeyi hayata geçirdik. Diğer maddelerde ise ciddi ilerlemeler kaydettik. 16 maddelik eylem planımız sayesinde milli teknoloji hamlesi için adımlarımızı hızlandırmış olduk. Yerlileştirme politikalarımız kararlı bir şekilde devam edecek. Daha fazla üretim ve daha fazla istidam için proaktif hareket tarzımızı sürdüreceğiz.'Kurban Bayramı öncesi açıklanan destek ve önlem paketi kapsamında ilk etapta, genç girişimcilere sunulan 150 bin liralık hibe 200 bin liraya çıkartıldı.Bayram tatilinin ardından çalışmalar bütün hızıyla devam etti. 31 Ağustos'ta KOSGEB'in geri ödemeli destekler kapsamında KOBİ'lerden 2018'de tahsil etmesi gereken alacakları gelecek yıla ertelendi. Aynı gün KOBİ'lere 300 bin liraya kadar ihracat desteği yürürlüğe girdi.1 Eylül'de ise Türk Standardları Enstitüsünün (TSE) hizmet ücretlerinde yüzde 25 indirim yapıldı. 3 Eylül itibarıyla 'Teknoloji Bölgelerine Yeni Destekler' başlığında yayımlanan 100 milyon liralık destek programının uygulanmasına başlandı. Haksız rekabetin önüne geçilmesi için ağırlıklı ithal ürünlerin can, mal ve çevre güvenliği açısından denetimleri hızlandırıldı.
Bu denetimler sonucu bazı ürünlerle ilgili toplatma kararı alındı. Toplatılacak ürünlerin marka, model ve menşe bilgilerinin kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi. Teknoloji geliştirme bölgeleri ve Ar-Ge merkezlerinde istihdam edilen temel bilimler mezunlarına aylık brüt asgari ücret tutarında destek için 15 milyon liralık dilimden ödemeler başladı.Geçen hafta itibarıyla da kalkınma ajansları üzerinden yaklaşık bin 500 projeye 500 milyon liralık destek sağlanmasına yönelik program kapsamında ön ödemelere başlandı. Ekim sonunda bu desteğin 280 milyon liralık kısmı dağıtılmış olacak. Sanayi İşbirliği Programı kapsamında ilk ihale için fiili uygulamaya geçildi. Ar-Ge'nin ticari ürüne dönüşmesi için KOSGEB tarafından yapılan ilk çağrılar sonuçlandırıldı. Somut adımlar çerçevesinde uygulamaya konulan son karar; patent, marka, tasarım başvuru ve tescil ücretlerinde yüzde 25 indirim yapılması oldu.



Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yerli ve milli üretimin stratejik duruşları olduğunu vurgulayarak,'Ülkemizde yüksek teknolojili ürünlerin yerli imkanlarla geliştirilmesi için ilk adımı attık. Bu kapsamda ihracatta yüksek teknolojili ürünlerin payının artırılması için Sanayi Yenilik Ağ Mekanizması'nı devreye soktuk' diye konuştu. Söz konusu mekanizmanın Türkiye'ye özgü bir yapıda olduğuna dikkati çeken Varank, şunları kaydetti: '100 Günlük İcraat Programı'nda yer alan ve yüksek teknolojili ürünlerin yerli imkanlarla geliştirilmesini sağlayacak SAYEM çağrısına çıktık. İlk kez başlatacağımız bu destek mekanizması Türkiye'ye özgü oldukça cazip bir program. Bütün imkanlarımızı yerli ve milli üretim için seferber ediyoruz. Bu süreçte güçlü insan kaynağımıza, bilgi birikimimize ve sanayicimizin tecrübelerine güveniyoruz. Milli teknoloji hamlemizin bir parçası olacak bu uygulama ülkemizin bir üst lige çıkmasına ciddi katkı sağlayacaktır.'Varank, SAYEM desteğiyle geliştirilecek ürünlerin yüksek teknoloji sınıfında olması şartını aradıklarını ifade ederek, yeni mekanizma kapsamında ilk fazda özel sektör öncülüğünde bir konsorsiyumun kurulacağını anlattı. İkinci fazda ise projelerin değerlendirileceğini aktaran Varank, 'Sanayi kuruluşları, Ar-Ge merkezleri, KOBİ'ler, tekno girişimler ve üniversitelerin güç birliği yapacağı mekanizmayla toplamda 500 milyon liralık destek verilecek' dedi.
Facebook
Sayı: 1165 - Tarih: 11.09.2018
Yazarlarımız