Haber Detayı - Hazır yemek sanayi sıkıntıda
Hazır yemek sanayi sıkıntıda

Hazır yemek sanayi sıkıntıda

Yemek sanayicilerinin gündeminde bulunan gıda fiyatlarındaki yüksek seyir, hazır yemek sektörünü de olumsuz yönde etkiledi.
Hazır yemek sektörü özellikle gıda fiyatlarındaki artışlardan dolayı bir çok değişkenliğin de yaşandığı bir yıl geçiriyor. 


Gıda fiyatlarının düşürülmesi noktasında beklenti içerisine giren sektör temsilcileri bu konuda sürdürülebilir politikaların izlenmesi gerektiğini ifade ediyor. Sanayinin olmazsa olmazı olan güçlü tedarikçilerinden birini oluşturan yemek sanayinin müşteri portföyü ağırlıklı olarak Türkiye ekonomisine yüksek katma değer sağlayan büyük kurumsal firmalardan eğitim alanına, hastaneden ve birçok alana uzanıyor. Yemek sektöründe çok ciddi olarak yaşanan personel ihtiyacı dışında gıda fiyatlarında gerçekleşen anormal fiyat değişikliklerindeki önlenemeyen yükseliş sektörün başlıca problemi. Yemek sanayinin markalaşan üreticileri, yepyeni yatırımlarla ve yenilikçi yaklaşımlarla tesislerinde yüksek kalite standartlarında üretim yapabilmek için kendileriyle yarışıyor. Her zaman tüketicilerine en kaliteli, lezzetli ve sağlıklı yemeği en uygun fiyata sunma amacını güden yemek sanayi üreticileri, gıda fiyatlarında düzenleme bekliyor. Kaliteden de taviz vermeden müşterisini memnun etmeye çalışan sektör temsilcilerine, yemek sanayinde yaşanan son gelişmeleri ve gıda fiyatlarını sorduk. 



Haziranda küresel gıda fiyatları bir önceki aya göre yüzde 1,3 geriledi.Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünden (FAO) yapılan açıklamaya göre, uluslar arası pazarlarda tahıl, bitkisel yağ, süt ürünleri, et ve şekerden oluşan 5 ana gıda maddesinin fiyatlarının ve ticaretinin takibiyle ölçülen Gıda Fiyat Endeksi, haziranda bir önceki aya göre yüzde 1,3 azalışla 173,7 puana düştü.
Küresel gıda fiyatlarında bu yıl ilk kez haziranda gerileme yaşanırken, fiyatlardaki düşüş ticaret anlaşmazlıklarının tahıl ve bitkisel yağ fiyat kotasyonlarına etkisinden kaynaklandı. Buğday, pirinç ve mısır gibi iri taneli ürünleri içeren Hububat Fiyat Endeksi, haziranda bir önceki aya göre yüzde 3,7 azaldı. Temel tahılların hasat olanaklarına dair öngörülerdeki olumsuz tabloya rağmen, uluslar arası mısır ve buğday fiyatlarında artan ticaret gerilimlerinin etkisiyle görece ani düşüşler yaşandı, pirinç fiyatları ise yükseliş gösterdi.Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, haziranda aylık bazda yüzde 0,9 oranında düşüş gösterirken, Et Fiyat Endeksi ile Şeker Fiyat Endeksi sırasıyla yüzde 0,3 ve yüzde 1,2 artış kaydetti.

Türkiye'nin salçalık domates üretiminin yüzde 45'inin yapıldığı Bursa'nın Karacabey Ovası'nda bu yıl 700 bin ton üretim beklenirken, kalite ve yüksek rekolte tahminleri üreticiyi mutlu ediyor.
Geçen yıl sağanak ve dolunun vurduğu tarım arazilerinde, bir tür mantar hastalığı olan 'mildiyo' ve 'pas akarı' ile karşılaşan ve umduğunu bulamayan üreticiler, bu yılki ürün kalitesi ve rekoltesinden memnun.Ülke genelindeki salça fabrikalarına kilogram başına 32-35 kuruş taahhütle üretim yapan çiftçiler, bu ayın sonundan itibaren hasada başlayacak.Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem, Karacabey Ovası'nda yaklaşık 80 bin dönüm arazide 'sanayi domatesi' ekildiğini belirtti.
Erdem, üreticinin geçen yıllarda doğal afetler nedeniyle büyük ölçüde zarar ettiğini dile getirerek, 'Üretici geçen yıl istediğini alamadı, verim düşüklüğü yaşadı. Ayrıca girdi maliyetlerimiz de çok yüksek. Bundan dolayı ekim alanında yüzde 10 daralma olduğunu görüyoruz ancak bizim çiftçimiz salçalık domates üretiminde çok başarılı' diye konuştu.Bu yıl hava şartlarında şu ana kadar fazla olumsuzluk yaşanmadığını söyleyen Erdem, şunları kaydetti: 'Yaklaşık 700 bin ton ürün bekliyoruz. Şu anda domateslerimizde her şey yolunda gidiyor. Rekoltede beklediğimizin üzerine çıkacağımızı düşünüyorum. Tarlaları gezdim ve domateslerin çok kaliteli olduğunu gördüm. Çiftçilerimiz özen göstererek üretiyor. Çiftçimizin bu yıl yetiştirdiği domatesin önceki yıllara göre daha kaliteli olduğunu görüyoruz.' Erdem, Karacabey Ovası'nda salçalık biberde de ciddi üretim yapıldığına işaret ederek, 'Önceki yıllarda 4-5 bin dekar olan biberin üretim alanı 20 bin dekara kadar çıktı. Salçalık biberde de iyi noktadayız. Doğa şartlarından dolayı Karacabey'de yetiştirilen domates ve biber çok güzel bir lezzete sahip. Özellikle biberler işlendikten sonra 2-3 yıl saklanabiliyor. Salçalık biber üretimi her geçen gün artıyor' dedi.


Kurulacak yeni hükümetin en önemli gündem maddelerinden birini bazı gıda maddelerinin fiyatlarındaki artış oluşturacak. Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesince belirlenen tedbirlerin kalan kısmının yılın ikinci yarısından itibaren uygulamaya konulması hedefleniyor. Son dönemde etten patatese kadar çeşitli gıda ürünlerinin fiyatlarında gerçekleşen artış, ilgili kurumların çeşitli tedbirleri uygulamaya koymasıyla aşıldı. Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi, ürünün tarladaki üretiminden tüketiciye ulaşmasına kadar geçen tüm süreçlerinde fiyatlarında meydana gelen artışların nedenlerini analiz etti. Bu konuda, başta zayiat oranları ve aracılık ücretleri olmak üzere aşırı fiyatlanmaya yol açan faktörlere yönelik bazı tedbirler uygulamaya konuldu. Bu konudaki tedbirlerin kalan kısmı da yeni hükümetin kurulmasıyla yılın ikinci yarısından itibaren devreye girecek.


TCMB tarafından yayımlanan Haziran Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu'na göre, enflasyondaki artış alt gruplar geneline yayıldı. Enflasyondaki yükselişe en belirgin katkı sebze ürünleri öncülüğünde işlenmemiş gıda grubundan geldi. Bu dönemde enerji enflasyonundaki yukarı yönlü seyir sürdü. Lokanta-otel grubu enflasyonunda ise gıda fiyatları, ramazan ayına bağlı dönemsel etkiler, başta turizm olmak üzere genel talep koşullarına bağlı olarak gerek yemek hizmetleri gerekse konaklama hizmetleri grubunda güçlü artışlar görüldü.Gelecek dönemde bazı sebze ve meyve ürünlerinde fiyatların yeni ürün arzı ile birlikte düzeltme yapması bekleniyor.


Yüksel Acar – BUYSAD YKB

'2018 yılı 1. çeyreğinden itibaren özellikle dolar ve euro'daki artış ile birlikte gıda fiyatlarındaki artışlar durdurulamıyor. Hazır yemek sektörü için gıda fiyatlarında başlayan artışlar Ramazan ayı ile birlikte dayanılmaz boyutlara ulaştı. Kırmızı et ve beyaz et ile başlayan fiyat artışları özellikle patates-soğan ve domates fiyatlarındaki 3-4 kat değerindeki artış ile başı çektiği sebze fiyatlarındaki artış ile mutfaklarda tam anlamı ile yangına dönüştü.Özellikle haziran ayında gıda enflasyonu aylık bazda uzun yıllardır en yüksek artışı göstererek % 5,98 seviyesinde gerçekleşti. İlimizde günde yaklaşık 500 bin kişi civarında yemek üretimi yapan toplu yemek şirketleri artan maliyet karşısında ne yapacaklarını şaşırmış durumdadır. Hazır yemek sektöründe faaliyet gösteren toplu yemek şirketleri 6 aylık ve yıllık fiyat yenilemesi yaptıkları için mayıs ve haziran aylarını zarar ederek kapattılar.Bu durum yıllık fiyat sözleşmesi olan firmalarımızı da temmuz ayında zam yapmak zorunda bırakmaktadır. Bugünkü koşullar düşünüldüğünde 2018 yılı başında 7 TL seviyelerinde olan 4 kap yemeğin servis maliyeti yüzde 15 civarındaki artışlar ile 8 TL seviyelerinde.BUYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Acar olarak diyorum ki; bugün bir çorbacıda 1 tas çorbanın 8 -10 TL seviyelerinde satıldığı bir ortamda hazır yemek firmalarımızdan hizmet alan şirketler 8 TL'nin altında olan 4 kap yemek fiyatını sorgulamalıdırlar.'


Abidin Şakir Özen Örnek Yemek Sanayi  YKÜ
'Ülkemizde gerçekleşen gerek cumhurbaşkanlığı seçimi gerek milletvekili seçimini geride bıraktık. Öncelikle ülkemize hayırlı olmasını diliyorum ancak günümüz şartları itibariyle ekonomi anlamında bir daralma ve gıda fiyatlarında özellikle bazı kalemlerde ciddi oranda artışlar sergilenmekte. Kaldı ki, haziran ayı enflasyon rakamları açıklandığında yaklaşık %15 bandında bir enflasyon söz konusu, dolayısıyla yemek fiyatlarına ve gıda artışına da ciddi manada etki ediyor. Gerek genel giderlerdeki artışlar buna akaryakıt ve benzeri şeyleride dahil ettiğimizde gıda malzemelerindeki artışlar, zaten kârlılığı minimumda olan yemek sektörünü olumsuz anlamda etkilemiştir. Mevcut olan fiyatlarımıza maliyet hesabı yapıp tekrar ele aldığımızda gerçekten kârı bırakın artık zarara döndüğünü rakamlar bize bildiriyor. Dolayısıyla yemek sektörü altı aylık zamlarla çalışmak durumunda, gelen zamların bir güncellemesi yapılmak zorunda.'

Şemsa Öner
Arpar Catering YKÜ
'Gıda fiyatları hızlı bir yükseliştedir. Bunun nedenleri arasında üretim yetersizlikleri ilk sıradadır. Hayvancılık ve tarım sektörü gerek yanlış üretimsel politikalar gerek stoksuz üretimlerden dolayı, yetersiz planlamalar, aracı kurum faaliyetleri vb bir çok konudan dolayı yükselmeye de devam edecek gibi durmaktadır. Patates ve soğan gibi son zaman da halka da lanse edilmiş aslında sektörde ki bizlerin her yıl 2 ay yaşadığı bu sorun sadece bu yıl olmuş gibi gösterilmesine rağmen ara geçiş dönemlerinde fiyatı %100 den fazla değerlenen ürünler olabilmektedir. Bu tip ürünler daha sonra eski fiyatının üstünde bir rakama geri dönmektedir. Ancak asıl sorun 12 aylık dönem de fiyatların bir önceki yıla göre enflasyondan fazla artmasıdır. Tarım ve hayvancılık sektörleri sadece devletin tek başına politikaları ile değil üretimini ve yetiştiriciliğini yapan bilinçli vatandaşın kendi üretimsel politikaları ile düzelebilecek bir durumdur. Ülkemizden yapılan tarımsal ihracatın dönemsel yükselişleri pazarlar da kendini hissettirdiği gibi bizlerde de hissettirmektedir. Yoğun yağışlar vb afet dönemlerinden sonra tarımsal ürünler de ciddi fiyat artışları meydana gelmektedir. Çiftçi kaybettiği mal dahil fiyatı belirlemekte aracılar ise kar marjlarını artırıp bunu piyasaya sürmektedir. Tabi akaryakıt fiyatlarının aşırı yükselmeleri birim miktar başına düşen ulaşım giderini artırmakta, işçiliklerde ki yükselişler ile birlikte sofralarımızda bu artışları reel olarak görmekteyiz. Hayvancılık sektöründe kırmızı et üretimi konusu ithalata dayalı çözülemediğinden bir süre daha dünyanın pahalı etlerinden birini yemeye devam edeceğiz gibi durmaktadır. Beyaz et üretimi her ne kadar yüksek olsa da son 4 ay da %50 den fazla ciddi fiyat artışları yaşamıştır.Emtia olarak bilinen ürünler de ise dövizde meydana gelen artışlar asıl etken olmuştur. Bakliyat, yağ vb gibi emtialar dünya da fiyatı artmış, ülkemiz de ek olarak döviz artışları ile birlikte fiyatları aşırı yükselmiştir. Endüstriyel işlenmiş gıda ürünleri de tüm bunlar neticesinde ciddi yükselmeler göstermektedir.
Tuik verilerine göre ilk 6 ay da gıda da % 14 artış meydana gelmiş olup bunun 6 puanı haziran da eklenmiştir. 6 aylık Tüfe %10 ve ÜFE %16 gibi ciddi artışlar yaşanmıştır. Bizler için önemli gider kalemlerinden ulaşım da %12 civarında bir artış meydana gelmiştir. Üretici verilerine bakarak bu artışın tüketiciye ikinci dönem de daha yoğun hissedileceği bellidir.Hazır yemek firmaları müşterileri ile sözleşmelerini yaparken fiyat değişim dönemlerini genellikle 6 ay ya da 12 ay olarak yapmaktadırlar.'

Nihat Kartal Sofra Compass Group
Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su

'Sektörümüz dinamikleri yüksek bir sektör. Her gün yeniden üretiyorsunuz ve aynı gün içerisinde tüketiliyor. İnsan sağlığı ile doğrudan ilgili bir hizmet üretiyoruz. Bu yüzden gıda güvenliği, servis ağı yeterliliği, iyi kalitede hammadde kullanımı, finansal güç sektör adına çok önemli. Mütesessil sorumluluk nedeni ile firmaların alt taşeron seçimlerinde gözardı etmemesi gereken yasal bağlayıcılıklar sözkonusu. Tüm bu unsurların sağlanması sorumluluğunu müşterilerimiz adına biz üstleniyor ve doğru partner olma sorumluluğu ile işimize odaklanıyoruz.Biz müşterilerimiz, sektör ve çalışanlarımız adına üstlenmiş olduğumuz sorumlulukların bilincindeyiz ve en büyük motivasyonumuz markamızın yarattığı güveni her geçen gün geliştirmek ve sürdürebilirliğini sağlamak.En önemli konu, sektörün en büyük problemi olan yoğun rekabet ortamında doğru fiyat analizi yapamayan firmaların yarattığı haksız rekabet. Bu durum, çok daha iyi işler yapmamıza engel oluyor. Bir de kuşak değişimiyle birlikte işgücünde yaşanan sıkıntılar var. Ülkemizde de son derece hızlı yayılan ve yemekle ilgili kültürel alışkanlıklarımızı da değiştiren fast food ve hazır gıdalar, maalesef yemek işini meslek edinenlerin sayısını oldukça etkiledi. Bu da istihdam sorunu yaratıyor. Bu iş bir sanat ve çok iyi bir mutfağımız var. Kuşaktan kuşağa aktarılması gerekiyor.Diğer yandan fiyat artışları sektörümüzü en fazla etkileyen unsurlardan. İşimizin iki önemli maliyet unsuru var: Gıda ve İşçilik. Her ikisinin de maliyeti son yıllarda önemli ölçüde arttı. Gıda ve işçilik maliyetlerinin yükselmesi satışlarımızı ve piyasa koşullarını olumsuz yönde etkiliyor. Artık ucuz yemek satmak mümkün değil. Satanların doğru hesap yapmadıklarını ve zaman içinde nakit akışının durmasıyla piyasadan silindiklerini gördük.'


Esra Öztürk Kuyu
Mekaş Yemek YKÜ

'Ülkemizde yaşanan süreçler göz önüne alındığında dolar ve euro kurunun çok üst seviyelere ulaşmasından dolayı her sektörün etkilendiği gibi gıda sektörüde bundan etkilendi. Bu elbetteki gıda tedarikçileri için zor bi dönem.
Bu artışlar daha ne kadar sürer belirsizliğini korurken artışın biz yemek sanayicilerini oldukça zorlamaktadır. İlk 6 aylık süreçte kuru bakliyattan en küçük plastik ürünlere dahi %13 ile %15 arasında zam gerçekleşti. Bütün ürünlere gelen zamlar yemek sanayicilerine de oldukça maliyetli bir şekilde yansıdı ve yansımayada devam ediyor. Bu gidişle pek duracak gibi de görünmüyor. Peki bizler bunu müşterilerimize yansıtabildikmi? Tabiki hayır... Bizler müşterilerimizle sözleşmelerimizi yıllık üzerinden yaptığımız için yıl içerisinde gerçekleşen  fiyat geçişlerini müşterilerimize yansıtamamaktayız.'


Tayfun Kurdal
Kayra Yemek Genel Müdürü
'Son dönemde tarıma dayalı gıda sanayinin dışa bağımlı hale gelmesi, gerek ham madde gerekse son tüketim ürünlerinde ithalat oranlarının yükselmesi, gıda ürünlerine olan ihtiyacı karşılayacak oranda tarımsal üretimin yapılmaması, ülkemizde ki gıda enflasyonunu beklenmedik düzeyde artmıştır.  Bunun yanı sıra kur oranlarının yükselmesi, yurt dışından ithal edilmek zorunda kalınan gıda kalemleri ve fiyat artışlarını da eklediğimizde gelinen nokta hiçte iç açıcı değildir. Bu durum gerek bireysel anlamda tüketicileri, gerekse ticari anlamda içerisinde bulunduğumuz endüstriyel yemek üreticilerini olumsuz yönde etkilemektedir. Bireysel olarak evimizde kullandığımız bazı ürünleri kısıtlayabilir iken, yemek üreticileri olarak biz menü ve reçetelerimizde kullandığımız gıda ürünlerini, yardımcı malzemeleri ki bu yaklaşık 1000 kalem ürüne tekabul ederken, herhangi bir kısıtlamaya gidemeyiz. Bu nedenle coast maliyetlerimiz tahmin etmediğimiz oranda artmakta ve önceden sözleşme yaptığımız taahhütlü müşterilerimiz karşısında bizi zor durumda bırakmaktadır. Önceki yıllarda birkaç üründe meydana gelen ve dönemsellik arz eden gıda fiyat artışları, artık belli dönemi ve ürünü kapsamayıp genele yayılmış durumdadır. Buna birde piyasadaki vadeli satışları eklediğimizde, karlılık oranı düşen ticari riski artan koşullar haline gelmiştir. Hazır yemek sektörü herkesin bireysel ve tüketici olarak ön plana çıktığı, gıda fiyatları artışlarından haberdar olduğu bir sektördür. Bu genel durumda firmaların varlığını devam ettirebilmek için kaliteli üretim yapıp müşterilerinin beklentisini karşılayabilmek, mevcut durumu müşterileri ile paylaşıp ortak nokta arayışına girerek, bu zorlu virajı birlikte geçmek durumundadırlar.'





Facebook
Sayı: 1157 - Tarih: 10.07.2018
Yazarlarımız