Haber Detayı - EKONOMİDE dengeler değişiyor
EKONOMİDE dengeler değişiyor

EKONOMİDE dengeler değişiyor

Corona virüsü, küresel ticaret üzerinde de etkisini gösteriyor. Çin, petrol dahil çok sayıda ürünün en büyük ithalatçısı konumunda. Bursa iş dünyası, Çin'den ithal edilen bazı ürünlerin ithalatının Türkiye'ye kayabileceğinin altını çizdi.

Çin'de ortaya çıkan corona virüsü, ekonomide de dengeleri değiştiriyor. Mobilyadan demir çeliğe, maden ocaklarından tekstile birçok sektörde dengeler yeniden belirleniyor. Dünya genelinde firmaların tedarikçisini barındıran Çin'in üretimindeki yaşanan olumsuz havanın Türkiye'ye olumlu yansıması bekleniyor.

Çin'deki corona virüsü salgını küresel ekonomide endişeleri artırdı. Financial Times tarafından yayınlanan verilere göre, koronavirüs sonrası ortaya çıkan ekonomik konjonktürden sadece Türkiye ekonomisinin olumlu etkilenebileceği öngörüsüne yer verildi.
Financial Times'ın yayımladığı hesaplamaya göre, ülke arasında sadece Türkiye'nin ekonomik büyümesi Çin'deki salgından az da olsa olumlu etkilenebilir.
Türkiye ekonomisinin pozitif etkilenmesinde düşen petrol fiyatlarının etkili olabileceği belirtiliyor. İhracatta Çin ile rekabet edilen sektörler açısından da avantaj ortaya çıkabilir.
Rusya Çin'den ithal ettiği yaş meyve ve sebze alımını durdurduğu ve bunları Türkiye'den alabileceğini açıkladığını ifade eden iş dünyasının görüşleri, Türkiye'nin ihracatını olumlu yönde etkileyeceğini söyledi.
Dünya'nın ikinci büyük ekonomisi olan Çin'in taleplerinin azalması, başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarının gevşemesine neden olacağından, bunların ülkemiz enflasyonun düşmesine katkısı da olabileceğini ifade eden görüşler, yaşanan bu salgının ekonomik anlamda olumlu ve olumsuz neticeleri olacağı yönünde.


Ergun Hadi Türkay - BUSİAD Başkanı
'Fazla iyimserlik olur'
Corona virüsünün, dünya ekonomisi ve dolaylı olarak da Türkiye ekonomisini etkilemeyeceği düşüncesi fazla iyimserlik olur. Çin'in dünya ekonomisine katkısı yüzde 16'lar civarında, burada olacak bir kalkınma yavaşlaması ki göreceli olarak Çin dünyanın hızlı büyüyen ekonomileri içinde-tüm ekonomileri, Çin'le olan ekonomik ilişki oranına bağlı olarak etkilenecektir. Petrol fiyatlarında yaşanan yüzde 20'ye yakın düşüş bunun en hızlı göstergesi oldu. Turizm gibi sektörlerde de etkisi hissedilmeye başladı. Çin'in aldığı sıkı önlemlerle virüsün yayılma hızının yakın gelecekte yavaşlayacağı öngörülüyor. Tabii ki şimdiye kadar yaşanan olumsuzlukları geri döndürmek mümkün değil. Bazı çevreler Çin'in yapamadığı ticaretin bir kısmının, Türkiye iş dünyası tarafından yapılması mümkün gözüyle baksa da, aslında bu fırsatçılık dışında bir durum değil. Asıl olan Çin'in yaptığı ticaretin bir kısmına, Türk iş dünyası tarafından rekabetçi bir şekilde kalıcı olarak alternatif olunmasıdır. Ayrıca Çin'de oluşacak yavaşlama, emtia fiyatlarında da düşüşlere sebep olacak, bunları ihraç eden ülkeleri olumsuz etkileyecek, satın alanlarda ise maliyet düşüşlerine sebep olacaktır. Türkiye için petrol fiyatlarındaki düşüş cari açığın azalması yönünde ciddi katkısı olacaktır. Şimdilik kimsenin bu salgının uzun süre devam edeceğini öngörmüyor. Tüm ekonomik veriler yakın zamanda salgın öncesi seyrine döneceği düşünülmekte.


Nihat Alpay - MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı
'Bekleyip göreceğiz'
Dünya finans sektörünü etkilemeye başladı ama reel ekonomiyi ne kadar etkileyeceği, virüsün veya hastalığın seyri ile alakalı, ne kadar süreceği ile alakalı. Şimdilik ihtiyatlı bir bekleyiş var. Yani ne kadar devam edecek, bu ucu belli olmayan bir şey. Birkaç gün önce hastalığın yayılması durdu gibi haberler çıktı hastalıkla alakalı. Bu bile piyasalarda kısmi bir rahatlamaya sebep oldu. Evvela Çin ekonomisini, sonra da dünya ekonomisini gerçekten sarstığı görülüyor. Çin, hepimizin malumu dünyanın en büyük ürün tedarikçisi konumunda bulunuyor. Belli konularda belki hala stoklarla idare ediliyor. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Emtianın cinsine göre bu yapılabilir ama ondan sonrası ekonomistlerin bile tahmin edemediği bir durum. Türkiye de bu gelişmelerin içinde. Biz de birçok konuda ve tekstil ve tekstil hammaddeleri olmak üzere Çin'den ithalat yapıyoruz. Tam da Çin'deki yıllık tatilin olduğu döneme denk geldi bu olay. 1 ay burada tatil var. Bütün dünyada olduğu gibi biz de durumu ihtiyatlı şekilde takip ediyoruz. Bazı mahfillerde konuşulduğu gibi, bu hadisenin diğer ülkelere avantaj şeklinde döneceği, doğru bir ifade değil. Buna inanmıyorum. Başkanlarının problemleri üzerinden avantaj sağlamak etik bir durum değil. Bekleyip göreceğiz.

Ramazan Kaya - MARSİFED Başkanı
'Türkiye'nin ihracatını olumlu yönde etkileyecektir'
Çin'de yaşanan bu salgın, ekonomik anlamda, başta Hong Kong olmak üzere öncelikle Asya ülkelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Sonrasın da bu ülkede yatırımları bulunan Almanya, Fransa ve U.K gibi Avrupa ülkeleri etkilenecektir. Aşının bulunma süresine bağlı olarak Dünya ekonomisinin büyüme oranlarına olumsuz etkisi olacaktır. Aslında corona virüsü salgını, yerli üretimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Dışa bağımlılığı az olan ve kendi kendine yetebilen ülkeler bu tür salgınlardan daha az etkilendiği gibi, ekonomik anlamda olumlu etkileri de olabilir. Çin'den ithal edilen bazı ürünlerin ithalatı ülkemize kayabilir. Örneğin; Rusya Çin'den ithal ettiği yaş meyve ve sebze alımını durdurmuş ve bunları Türkiye'den alabileceğini açıklamıştır. Bu durum da Türkiye'nin ihracatını olumlu yönde etkileyecektir. Ayrıca ülkemiz tarafından Çin'den yapılan ithalat ta azalırken, bunların bir bölümü yerel kaynaklardan sağlanacaktır. Buna karşılık Çin'in ihtiyaçlarının bir bölümü ülkemiz tarafından karşılanacaktır. Bu durum da Çin'le olan ticaretimiz deki dengesizliği düzeltecektir. Ülke ekonomisinde yaşanacak bu talep artışları, enflasyonun düşmesini engelleyebilir. Fakat diğer taraftan Dünya'nın ikinci büyük ekonomisi olan Çin'in taleplerinin azalması, başta petrol olmak üzere emtia fiyatlarının gevşemesine neden olacağından, bunların ülkemiz enflasyonun düşmesine katkısı da olabilir. Görüldüğü gibi, yaşanan bu salgının ekonomik anlamda olumlu ve olumsuz neticeleri olacaktır. Ülke olarak bu süreci ne kadar iyi yönetebilirsek o kadar az zarar ve daha çok fayda ile kapatabiliriz.Ama en önemlisi, bu salgının daha fazla can kaybına neden olmadan önce ve daha fazla yayılmadan aşısının bulunmasıdır.Ve son olarak bu tür salgınlardan, hem ülke olarak hem de dünya olarak ders çıkarmamız gerektiğidir.

Nilüfer Çevikel - DOSABSİAD Başkanı
'Çin büyük bir pazar'
Büyük çoğunluğu Çin'de olmak üzere dünyanın birçok yerinde binlerce insanı etkileyen corona virüsün küresel ticarette de etkileri görülecektir. Tedarik zincirlerinin birbirini etkilemesiyle küresel ekonomin de etkilenmesi kaçılmazdır.İthalat ve ham madde ile ilgili tedbirler almazsak önümüzdeki dönemde sanayi ürünlerinin üretiminde sıkıntı yaşanabilir. İhracatta Çin ile rekabet yaşayan sektörler açısından avantaj olarak görülse de ham madde açısından Çin büyük bir pazar. 2003 yılında meydana gelen sars vakasında da dünya ekonomisi etkilerini yaşamıştı, ancak bugün Çin 17 yıl öncesine göre çok daha büyük bir ekonomi. Orada yaşanan olumsuzlukların dünya genelini etkilemeyeceğini düşünmek mümkün değil.


Çin'e ihracat düştü, maden sektörü Eximbank'tan destek bekliyor
Tüm dünyayı sarsan Coronavirüsü, Türkiye-Çin arasındaki ekonomik ilişkileri de olumsuz yönde etkiledi. Toplam 4,3 milyar dolarlık ihracatının 1,34 milyarını Çin'e gerçekleştiren Türk maden sektöründe Şubat ayının ilk 4 gününde geçen yıla göre %61'lik düşüş yaşandı. Ekonomi kulislerinde Çin'e ihracattaki düşüşün maden sektöründe kriz yaratmaması ve doğrudan 150 bin, dolaylı olarak 2 milyon kişiyi istihdam eden sektörü zayıflatmaması için birtakım yasal düzenlemelerin yapılması gerekliliği konuşuluyor. Konuya ilişkin açıklama yapan İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer, 'Corona virüsünün ekonomi üzerindeki negatif etkileri nedeniyle Çin ile ithalat ve ihracat ilişkilerimizde sıkıntı yaşıyoruz. Süreç tüm dünyayı etkisi altına aldığı gibi bizi de etkiledi. İhracat yapan firmalardan gelen öneriler ve talepler Eximbank kredi vadelerinin uzatılması yönünde. Toplam maden ihracatımızın yüzde 31'ini Çin'e gerçekleştiriyoruz. Virüs ile bu pazarımız 2020 için büyük oranda tehlikede. Ödeme dengelerini tamamen alt üst eden konunun etkisini minimize etmek son derece önemli. Süratle konunun gündem haline getirilip birtakım tedbirlerin alınması gerekiyor. Maden sektörü doğrudan 150 bin, dolaylı olarak da 2 milyon insanın istihdamını sağlanmakta. Ekonomik tedbirlerin alınmaması sektörde ciddi daralmaların yaşanmasına neden olacak. Sicili bozuk olmayan firmaların ihracatta herhangi bir aksaklık yaşamamaları ve tabii ki genel olarak sektörün gelişimi açısından vadelerin uzaması kritik değer arz ediyor. Öte yandan teminat olarak kabul edilmeyen maden ruhsatlarının kabul edilmesine yönelik yasal düzenlenmelerin de acilen yapılması gerekiyor. Düzenlemelerin yapılması ile birlikte bu karamsar tablonun değişeceğine inanıyoruz' dedi.

Çelikte Çin'in geri kalacağı pazarlardaki talebi Türkiye karşılayabilir
Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Aslan, Çin'de yaşanan koronavirüs salgının çelik sektörüne olası etkileri ile ilgili bir açıklama yaptı. Çin'in dünya çelik sektörünün en büyük oyuncusu olduğuna işaret eden Aslan, koronavirüs salgını sebebiyle yeni yıl tatilinin 2 Şubat tarihine kadar uzatıldığını, buna ek olarak da Çin'in birçok eyaletinde faaliyet gösteren firmaların 9 Şubat'a kadar kapalı olacağına ilişkin açıklamalar yapıldığını hatırlattı. Aslan, bu gelişmelere istinaden Çin'de üretim, tüketim ve ihracata yönelik düşüşlerin görülmesinin muhtemel olduğunu belirtti. Çin'in 2019 yılında yüzde 8,3'lük artış ile 1 milyar tona yakın seviyede sıvı çelik üretimi gerçekleştirdiğini kaydeden Aslan, şöyle devam etti: 'Buna karşılık Çin çelik ihracatında son altı yılın en düşük performansını gösterdi ve üretimini daha çok ülke içinde gerçekleştirdiği yatırımlarında kullandı. Çin'in geçmiş yıllarda olduğu gibi agresif bir ihracat politikası yürütememesinin nedeni ihracat pazarlarında karşı karşıya kaldığı ilave vergilerin dışında navlun maliyetinin de yüksek olmasıdır. Ancak buna rağmen Çin hala dünyanın en büyük çelik üreticisi, tüketicisi ve de ihracatçısı konumundadır.' Çin'in etki alanı olarak nitelendirebilecek Güneydoğu Asya bölgesine ihracatı azaldığında Türkiye'nin söz konusu bölgeye ihracatının dönemsel olarak arttığına dikkat çeken Aslan, 'Nitekim son dönemde Türk çelik sektörünün Güneydoğu Asya Bölgesi'ne ihracatında önemli artış yaşandı. Koronavirüsünün yarattığı etki ile Çin'in çelik sektörü nezdinde aktif olduğu pazarlarda payının düşmesi muhtemeldir. Bu durum Türkiye için avantaj oluşturabilir.' dedi. Türk çelik sektörünün ürün kalitesi, rekabetçi fiyatı ve coğrafi konum avantajı nedeniyle talebe hızlı yanıt verebilmesi bakımından dünyanın hemen hemen her ülkesi tarafından tercih edildiğini vurgulayan Aslan, şöyle devam etti: 'Bu bakımdan Çin'in virüs sebebiyle geri planda kalabileceği pazarlardaki talepleri Türk çelik sektörünün karşılaması mümkündür. Koronavirüs salgını etkisiyle Çin'in çelik ihracatında yaşanabilecek olası bir düşüşün sektörümüze etkisinin zaman içerisinde ortaya çıkabileceğini düşünmekle birlikte ihracatımıza önemli bir katkısının olacağını öngörmüyoruz.'

'Avrupa siparişleri Türkiye'ye yönelecek'
TÜGİAD Genel Başkanı Anıl Alirıza Şohoğlu Bretix ve korona virüsün dünya ekonomisine etkilerini anlattı. Brexit'in küresel ekonomiye ve Türkiye ekonomisine etkilerine dair değerlendirmelerde bulunan Anıl Alirıza Şohoğlu, ilk kez bir üye ülkenin Birlik'ten ayrılma kararı aldığına vurgu yaparak 'Brexit politik bir süreç olmakla birlikte tartışma bu alanda kalmamaktadır. Ayrılacak ülke Avrupa Birliği'nin en büyük ikinci ekonomisidir. İngiltere'yi bu karara iten tarihsel kararın başında ekonomik nedenler gelmektedir. Özellikle Yunanistan ekonomisinin oldukça kötü bir noktaya gelmesi sonrasında bu ekonominin yardıma ihtiyaç duyması, bu yardımın AB ekonomisine olan yükünün büyük bir kısmının Almanya, Fransa ve İngiltere arasında paylaşılacak olması ciddi bir tartışma yaratmıştır. Aynı zamanda Avrupa'da yükselen ırkçılık ve göçmen karşıtlığını da İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkma kararında etkisi olan bir unsur olarak sayabiliriz' ifadelerini kullandı. 'Korona virüs konusunun ekonomik etkileri, konu güncel olması nedeniyle bilimsel bir çalışmaya dayalı olmaktan ziyade önceki salgınların ekonomik etkileri üzerinden yapılan basit hesaplamalar şeklinde yürümektedir' açıklamasında bulunan Şohoğlu sözlerine şunları ekledi: 'Hiç kuşkusuz Çin ve en önemli ticaret partneri ABD ekonomisi üzerinde ekonomik etkiler ortaya çıkacaktır. Ancak asıl mesele bu salgının daha kaç ülkeye ve ne kadar yayılacağı olup, sosyal yaşamı ne derece etkileyeceği belirleyici unsur olacaktır. Davos'ta Çin ve ABD için IMF tarafından tahmin edilen büyüme oranlarını aşağı çekeceği yönünde bir kuşku yok. Şu anda küresel etkilere ilişkin somut bir çalışma bulunmamaktadır.' Korona virüsünün Türkiye ekonomisine dair etkilerini de paylaşan Şohoğlu sözlerine şunları ekledi: 'Türk tekstil ve otomotiv endüstrisinin korona virüsün etkileyeceği küresel ticaretten olumlu bir kazanım elde edebileceği %82 civarında olan Türkiye Tekstil Kapasite Kullanımının daha da yukarılara çıkabileceği öngörülmektedir. Aynı çıkarım otomotiv endüstrisi ve yan sanayi imalatları içinde geçerlidir. Virüsün Uzakdoğu bölgesinde etkisinin artması durumunda özellikle Avrupa piyasalarından siparişlerin Türkiye'ye yönlenmesi büyük bir olasılık olarak görünmektedir. Virüsün etkisini attırması ve salgının yayılması durumunda; dünya genelinde öncelikle demir çelik olmak üzere hammadde fiyatlarında da etkisi olacağı aşikardır.'

Çin Mobilya Fuarı ertelendi
Çin'de başlayıp tüm dünya için büyük bir tehlike oluşturan koronavirüs salgını, iş dünyasında da olumsuz etkilerini göstermeye başladı. Çin'de yapılacak fuarlar peş peşe ertelenirken son olarak Guangzhou kentinde 28 -31 Mart tarihleri arasında 45. kez düzenlenmesi beklenen Çin Uluslararası Mobilya Fuarı (CIFF)'da iptal edilerek henüz belli olmayan bir tarihe ertelendi. Dünya ekonomi devlerinden biri olan Çin'le mobilya ve hammadde ticaretimiz oldukça yüksek diye belirten Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Başkanı Mustafa Balcı, 'Türk mobilyasını temsil etmek üzere Mart ayında gerçekleşmesi beklenen Ciff Fuarı'na üye markalarımızla birlikte katılım sağlayacaktık. Ancak Aralık ayının başından itibaren etkisini gösteren ve tüm dünya için büyük bir tehdit oluşturan koronavirüs nedeniyle fuarın iptal edildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Finanstan üretime, perakendeden turizme kadar pek çok sektörü etkileyen bu virüs sebebiyle başta lojistik nedenler olmak üzere Çin'le olan mobilya ticaretimizi yeniden gözden geçiriyoruz' dedi. Balcı, 'Çin Uluslararası Mobilya Fuarı'nın iptal edilmesinden sonra tüm dünyadan gelecek mobilya ithalatçıları ile yerli ihracatçı firmaları, 23-30 Mart tarihlerinde İstanbul'da bir araya gelecekler. Mobilya sektörümüz adına olumlu bir gelişme olan bu buluşma sonrasında sektörümüzün uluslararası arenada başarılı bir ivme yakalayacağını düşünüyorum' dedi.

Facebook
Sayı: 1237 - Tarih: 11.02.2020

Yazarlarımız