Yalçın Aras - Üreteceğim, üreteceksin, üretecek, üreteceğiz, üreteceksiniz,üretecekler...

Üreteceğim, üreteceksin, üretecek, üreteceğiz, üreteceksiniz,üretecekler...


Üç ay öncesinden başladı, doların tansiyonunun yükselmesi.. 17.05.2018 tarihinde 1 ABD doları 4.45 TL karşılığı idi.. O tarihte adeta tansiyon yerinden oynadı ve yavaş yavaş artmaya başladı. 17.06.2018 tarihinde ise, 1 dolar 4.72 TL oldu.
Bir hafta sonra 24.06.2018 tarihinde ise seçimler oldu ama paramızın değeri dolar karşısında hızla düşmeye devam etti. 17.07.2018 tarihinde 1 dolar 4.79 oldu… Doların sahibi ülke ABD ile ülkemiz arasında yaşanan gerginlik ve ani refleksler neticesinde. Sonra dolar ağustos ayının 6 sın da 6 TL geçti derken 7 ve piyasalar karıştı. Gerisini sormayın reel piyasalar kabus dolu günler geçirdi. Döviz alıp döviz satan seyirci pozisyonda idi. Mallarını; Döviz alıp TL satan telafisi mümkün olmayan zor durumlar yaşadı. Hammadde satıcıları fiyat veremediler, dolar sözleşmesi olan firmalar birbiri ile restleştiler, zamanı gelen ödemeler yapılmadı, büyük balıklar küçük balıklara ağzını açarak çiğnemeden yutarım dedi. Küçük balık kendinden küçüğe ağzını açtı. Daha küçük olan mini işletmeler dişlerini gösterdi. Miniler ise zerreciklere kükredi derken…
Altta kalanın canı çıksın misali..Veya deniz kanunu hüküm sürdü..Bu kısa süre içinde; üzüntüler, şaşkınlıklar, yılların emeğinin heba olması gibi durumlar yaşadılar insanlar.42 yıllık iş yaşantımda bir çok krizler gördüm.. Bu da çok sert bir dalgalanma ve kabus gibi idi. Ama bütün bu yaşanan olaylar da üretimin, üretmenin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Kabaca 2017 yılında ülkemiz 234 milyar dolarlık dışarıdan mal yani almış. Bunun karşılığında ise 157 milyar dolarlık mal satmışız. Yani 77 milyar dolarlık malı başkaları üretiyor ve ülkemiz getirip kullanıyoruz, yiyoruz, içiyoruz, işliyoruz vs. Ayrıca bu satın aldığımız malı satın alabilmemiz için de yine başka ülkelerin tasarruflarını ülkemize getirip kredi olarak kullanıyoruz.Yani üreten ülkeler hem mallarını satıyorlar, hem de tasarrufların bize satarak gelir elde ediyorlar. Yani üretmekten ve çalışmaktan başka çaremiz var mı…? Her alanda üretmek zorundayız yüzlerce yazdım, yazıyorum, yazmaya devam edeceğim. Çalışmadan kazanç elde edenlerin sayısı artıkça, çalışarak ve alın teri dökerek çalışanların yükü ağırlaşır ve gün gelir bu yükü çalışanlar taşıyamazlar ve birlikte yıkılırlar. Eğitim kurumlarımız bilim ve bilgi üretecek, oradan tarıma, sanayiye, sanata, kültüre, spora ve yaşam alanımızdaki her alana sirayete edecek. Uzun lafın kısası toplum olarak; Üreteceğim, üreteceksin ,üretecek ,üreteceğiz, üreteceksiniz, üretecekler.
Başka yolumuz yok.

Kurban Bayramınızı en içten
Dileklerimle kutlarım.
Toplumumuza esenlik ve barış
getirmesini temennisi ile bütün
dünyaya hayırlı olmasını dilerim.
Saygılarımla.
Facebook
Sayı: 1163 - Tarih: 28.08.2018
Yazarlarımız