Ağaç varsa vardır yoksa yoktur...
Yalçın Aras - Ağaç varsa vardır yoksa yoktur...

Ağaç varsa vardır yoksa yoktur...

Küçük inşaatlarda sizlerde mutlaka görmüşsünüzdür…



Çapraz ayaklı (ki buna genel olarak eşek denilir ) iki iskelenin üstüne kalın ve geniş iki tahta birbirine çivilerle tutturulur.

Üstüne demirden uzun bir kol ve ucunda biri içbükey biri dış bükey kalıp.

Manivela şeklindeki demir kol kürek gibi  çekilmek sureti ile  çeşitli açılarda inşaata gerekli olan demirler kıvrılır.

Tabii ki demiri kıvırmak için tezgahı çok sağlam bir yere bağlamak zorundadırlar.

Hafriyat yapılmış, arazinin üzerinde mevcut ağaçlar kesilmiştir.

Son kalan bir, iki ağaç insanlığın son görevlerinde kullanılmak üzere bekletilmiştir.

Genel olarak kalıp tezgahı bu ağaçlara çivilerle sağlamlaştırılır.

Alttaki dallar geçerken başımıza değmesin diye kesilir ve geriye kalan kısmında ise son olarak gölgesinden faydalanmak üzere yemekler yenilir, dalları yiyecek ve içecek için aparat amacı için kullanılır…

Ağacın kalan gövdesine sanal ormanlar içine binanın resmi asılır…

Binanın inşaatı bitince de son ağaç kesilir…

Bu manzaralara yoldan gelip geçerken, tarımdan konuta veya iş sahasına çevrilen doğal hayatın son kalıntılarına sizlerde çok şahit olmuşsunuzdur.

Ben olay kendi mıntıkamda değilse çok karışmam, zira demirci ustasının elinde her işe yarayan keser denilen sihirli alet size yaramayabilir.

Son bir ay içerisinde oturmuş olduğum sitede bir zeytin ağacı kurban olarak seçilmişti. Demir tezgahı uzun ikna çalışmalarım sayesinde söküldü.

Geçtiğimiz hafta ise NOSAB’da, 20 yıl önce ellerim ile diktiğim çam ağacı yine aynı olaya maruz kalmış.

Birbirimizi tanıdığımız için söktürdüm ama bana “abi olmadı” dedi, “nereye bağlayalım” dedi. Anlattım, izah ettim, ellerimle çizdim yapacağı portatif tezgahı, sen sen ol ağaca bağlama diye de tembihledim. Yirmi yıldan beri bakıldı, büyüdü, gölge vermeye başladı ve ağacın bitişiğindeki fabrikada çalışan arkadaşlar şimdi bu ağacın gölgesinde uzanıyorlar. Her gün geçerken görüyorum da birisinin de aklına gelmez mi müdahale etmek?

Ağaç varsa vardır yoksa yoktur, gölge de yoktur mantığı nasıl bir şey anlamıyorum.

Oysaki o ağaç, o doğa senin bir parçan çalışan arkadaş, bu doğanın sahibi de sensin koruyucusu da sensin.

Elbette benim anlatmamla çözüm bulamayız. Ağaç, hayvan veya doğa sevgisini eğitim sisteminin içine koymadan da çözmek mümkün değil.

Bir de kamu spotlarında bu konuların sık bir şekilde kullanılması gerekmektedir ama bıkmadan usanmadan…

Ne bileyim nasıl anlatayım bilemiyorum ki doğayı seven insanı da sever her şeyi de sever.

Bu vesile ile kurban bayramınızı kutluyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Facebook
Sayı: 1261 - Tarih: 28.07.2020
Yazarlarımız