Yalçın Aras - 'Sana bir şey sorabilirmiyim...'

'Sana bir şey sorabilirmiyim...'



NOSAB'tan geçit otoyol kavşağına doğru otomobilimle gidiyorum.
Özlüce köyü ile Minareli çavuş köyünü birbirine bağlayan yolda çıktığımda önümde küçük bir midibüs gidiyor.
Midibüsün egzozundan çıkan zifiri siyah duman ve dayanılmaz kokusu boğazımı acıtıyor. Aracın kırık dökük hali yapmış olduğu işle hiç mi hiç uyumlu değil. Aracın arka camında halı ve temizlik şirketinin çevre ile ilgili sloganı yazıyor.
Önümde ağır aksak giden aracın sabır ile yol vermesini bekliyorum ama nafile.
Aracımın havalandırmasını kapatıyorum ve camları açıyorum fakat egzoz dan çıkan kara duman ve kokusu çekilecek gibi değil.
Minareliçavuş'u, cezaevine bağlayan yola girdiğimizde hafif bir 'bip' diye bir korna çalıyorum, ama önümdeki sürücü oralı bile değil.
Uzun zamandır trafikte kurallara yüzde yüz uymayan insanların senden daha çok haklı, senden daha sinirli ve her türlü hakarete maruz kaldığımı artık ezberlediğim için sabır ediyorum.
Ama bu da yetti yani, deyip 'daaat' diye korna ile yol istiyorum.
Midibüs kornanın sesi ile hızlı bir refleksle bana yol veriyor fakat korna ile karşılık vermeyi de ihmal etmiyor.
Çok yavaş seyreden kırık dökük temizlik aracı arkamdan şaha kalkarak ilk ışıklarda beni yakalayarak yanıma yanaşıyor ve bakıyorum kırklı yaşlarda bir arkadaş..
Önce hiçbir şey olmamış gidi davranıyoruz fakat yan gözle bakışıyoruz bu defa karşı taraf 'bip' diye korna çalarak camımı açmamı eliyle işaret ediyor.
'Efendim' diyorum.
'Niçin korna çalıyorsun' diye beklemediğim şekilde nazik bir üslupla soruyor.
'Sevgili kardeşim' diye başlıyorum…' Egzozundan çıkan duman beni mahvetti on dakikadır arkandayım yol vermiyorsun.', 'Ama trafik testinden geçtim' diyor. 'Sen geçmiş olabilirisin ama aracın durumu ortada' diyorum.
Sonra yanındaki bayan çalışma arkadaşı ile bir istişare yapıp bana dönüyor sürücü.. 'Sana bir şey sorabilir miyim' 'buyur' diyorum. Edalı bir şekilde 'Sen çok mu çevrecisin…' diyor.. anlıyorum altından bir bit yeniği çıkacak diye.'
'Hayır değilim' diyorum ne olacak sonra hayatta yenemediğim merakım devreye giriyor. 'Velev ki çevreciyim ne olacak…'
'Hımm' diyor.. 'Belli çevreci olmuşsun ama adam olamamışsın…'
'Bende bir şey sorabilir miyim' diyorum. 'Sor' diyor.'
'Senin şirket insanlarımı zehirliyor, yoksa halılarımı temizliyor…'

Beklemekte olduğumuz ışıklarda yeşilin yanması ile birlikte araç ve sürücüsü.
Beklenmedik bir şekilde aracı ile hızlı bir refleksle tekrar önüme geçerek..
Buyurun biraz daha koklayın der gibi bol bol gaza basarak gidiyor…
Trafikte uzun bir zamandır dalaşmamıştım ve aradan uzun zaman geçmişti ama değişen bir şey yokmuş…
Öğrenmiş olduğum zik zak yapanlar, makas atanlar, ters yola girenler, kırmızı ışıkta geçenler, kavşaklarda sıra beklemeyip en öne geçenler, egzozun dan zehir saçanlara sataşırsan dalaşırsan üzülürsün onlar daima haklıdırlar.
Yani trafik canavarları ölmemiş, yaşıyor…
Saygılarımla...
Facebook
Sayı: 1102 - Tarih: 20.06.2017
Yazarlarımız