Yalçın Aras - DİDİM...

DİDİM...


En son üniversite çağlarında gelmiştim Didim'e.
Nedense insan beyni güzellikleri daha iyi saklıyor ve hatırlıyor.
Bafa gölünün etrafından, çam ve zeytin ağaçlarının ardından, biri birinden güzel beyaz kireç boyalı, asma verandalı evleri, önünde tavukları ve kıvrılarak avlunun üstüne yatıp çenesini yere yapıştırarak gelen geçeni seyreden köpekleri ve kendi hallerinde güzelim Ege insanlarını gözleye gözleye, kocaman ağaçların içinden, birden Apollon tapınağı, az sonra müthiş altın kum plajı ile küçücük şirin mi şirin bir sahil kasabasına girmiştik.
O zamanlar Didim çok ta meşhur değildi.

Yıllar sonra estetiği çok ta güzel olmayan ve yeşili yok edercesine yapılaşmış bir orta boy büyüklükte şehire girdiğimde bütün hayallerim yıkıldı.Çünkü gönlüm tüm benliğimle hafızam da kalan Didim'i arıyordu. Bordum, Milas Hava alanından beni Didim'e getiren taksi şoförü Milas'ın içinden geçerken aynen benim gibi düşünüyordu.
'Çirkin yapılaşmayı maalesef gelişmişlik olarak görüyoruz..' Yani daha Didim'e gelmeden taksi şoförü Didim'in de eski Didim olmadığının mesajını veriyordu. Ama yine de her şeye rağmen güzellikleri görmek gerekiyor diye düşündüm. Yıllar sonra geldiğim Didim, güzel halkı, rüzgar güllerinin kuşatmasına rağmen yemyeşil tepeleri ve büyüleyici müthiş coğrafyası ile yine de güzel.
Kalmış olduğumuz otelden Apollon harabelerinin olduğu yere giderken 12 dakikaya giden taksi yerine 45 dakika süren halk minibüsünü eğer tercih etmeseydik, o güzelim yurdum insanlarını olağanüstü yardım severliğini onca nüfusa rağmen misafirperverliğini, minibüs şoförünün inip binen çocuk arabalı kadınlara, pazardan filelerini dolduran insanlara olan yardımlarını ve mütevaziliğini göremezdik ve güzelim Didim'i ve insanlarını tanıyamazdık.Bu arada belirtmeliyim ki halk minibüsünün resmi dili İngilizce zira dünyanın her ülkesinden insan var.Yine maalesef arkadaşlarımızdan biri rahatsızlanmasaydı, Didim de hastalanmanın yasak olduğunu öğrenemezdik. Zira doktor' aç ağzını yum gözünü 'diyerek yüzüne bakmadan ilaç yazıyor, hem Didim'de özel hastane yok, ama hasta çok doktor yeterli değil diye çabucak öğretiliyoruz.Her şeye rağmen gezmek güzel, ülkem güzel, insanları güzel. Güzel ülkemde üzülmek için sebep çok, ama mutlu olmak içinde… Ben her zaman tercihimi mutlu olmaktan yana koyarım…! Roma döneminde kalma ve bilinçli turistleri çekmeye ve cezbetmeye yeterli olan harabeler güzel... Saygılarımla.
Facebook
Sayı: 1149 - Tarih: 15.05.2018
Yazarlarımız