Yalçın Aras - Manevi haz...

Manevi haz...


Bundan 10 yıl önce, Tophane Rotary Kulübü'nden arkadaşlarımızdan birinin fikriydi, Uludağ Üniversitesi Hastanesi acil girişinin tam karşısında iftar yemeği vermek.
Her akşam masa sandalyeler kuruluyor ve 100 kişi ile başladığımız iftar, rağbet görünce bugün 300 kişiye ulaşıyordu.
Bu süre zarfında arkadaşlarımız ile birlikte çok güzel insanlarla tanışıp, hikayelere tanık olarak, manevi olarak müthiş bir haz duyduk.
Ertesi yıl yine aynı yere soframızı kurduk, fakat rektörlük 'kalabalık oluyor' gerekçesi ile bizi 500 metre daha uzağa gönderdi.
Biraz bozulduk ama yine üniversite kampüsünün içindeydik ve üstelik bu kez öğrenciler de gelmeye başlamıştı.
Öğrencilerin de katılımıyla yeterli gelmemeye başlayan yemek kapasitemizi 300'den 400'e çıkararak iftar sofralarımıza devam ettik.
Derken iki yıl sonra yine rektör değişti ve bu sefer bize 'üniversitenin içinde iftar ve benzeri organizasyonları biz yapacağız' diyerek kapının dışını gösterdiler.
Bizzat rektörü aradık olmadı, inanmadı. Amacımız sadece manevi haz dedik olmadı. Böylece beş yıllık üniversite serüvenimiz son bulmuş oldu. Arkadaşlarımız güzel güzel restoranlara, otellere gidip iftar yapacağına, kendileri iftar saatinde öğrencilere, hasta yakınlarına hizmet etmek ve ülkemizin manevi gücünü göstermek istiyorlardı.
Bunun üzerine Nilüfer Belediyesi'ne gittik, bize Görükle'de yer gösterdi. Bize uygun dedik ve son beş yıldır her Ramazan oradayız. Hiçbir karşılık beklemiyoruz. Her akşam Rotary Kulübü üyeleri, eşleri, çoluk çocuk, gelinleri ve hatta torunları ile birlikte yemek dağıtıyoruz. Bu arada kapasiteyi de 600'e çıkardık, yemek çeşidini artırdık. Yetmiyor üstüne lokmacı çağırıyoruz, davulcu çağırıyoruz.
Ramazan ayı boyunca başta öğrenciler olmak üzere yaşlılar ve yine acilden gelen hasta yakınları, toplam 18 bin kişiye sofra kuruyor, ellerimizle servis ediyoruz.Amaç siyaset desen, kulüpte her görüşten arkadaşımız mevcut, menfaat desen bizim kalıbımıza uymaz.
Her akşam yağmur, çamur demeden masalar kuruluyor, yemekler dağıtılıyor, sonra çöpler toplanıyor, masalar ve sandalyeler yine bizim tarafımızdan toplanıyor.Duyduğumuz mutluluk, karşılıksız hizmet, insanların onurlu duruşları, bizlerin onlara karşı hizmeti.
Peki amaç?
Bu güzel coğrafyamızda, inançlarını ifade eden insanlara olan saygı, geleneği sürdürme ve başından beri söylediğim gibi manevi haz ve duygu anlatılamaz. Aynı zamanda yemekleri, geçmişte Hakk'ın rahmetine kavuşmuş olan yakınlarımızın adına veriyoruz ve onları anıyoruz, daha ne olsun.
Tam 11 yıldır bu hizmete devam ediyoruz.
Arkadaşlarımla her akşam olmasa da Ramazan süresince en az on kez bu etkinliğe katılıyor, aşçı kıyafetlerimizi giyiyor, eldivenlerimizi ve aşçı şapkamızı takıyor, büyük bir keyifle insanlara hizmet ediyoruz. Kepçemizi alıp servisimize başladık mı, gerçek kimliğimiz geldiğimiz yerde kalıyor ve aşçı yamağı oluyor esas işimiz.
Facebook
Sayı: 1200 - Tarih: 14.05.2019
Yazarlarımız