Tahsin Ardıç - 'Matbaada çok sabahladım'

'Matbaada çok sabahladım'



Röportaj Tayfun ÇAVUŞOĞLU

Fotoğraflar Aykut Güngör




Tahsin Ardıç: 'Gazete kurmak o zamanlar gerçekten çok zor işti. Bugünkü imkanlar yoktu. Sıkıntılı bir süreçti. Çok zor şartlarda başladık ama teknolojiyi ve gelişmeleri yakalamaya özen gösterdik. Bunun örneği olarak söyleyeyim, Ekohaber Türkiye'de internete giren ilk yerel gazete, Bursa'nın da ilk haber sitesi ekohaber.com.tr… Bunda senin de çok emeğin var.'

Tahsin Ardıç anlatıyor: 'Nezih Demirkent'e sıkıntımı anlattım. Dünya'nın Bursa'nın ve iş dünyasına ayırdığı yer yetmiyor. 'Bursa'ya özel gazete mi yapacağız?' cevabını aldım. Bursa'ya dönerken hep bu cümleyi düşündüm. Sonra evet dedim… Bursa'ya özel bir gazete yapmak gerek… Ve bunu Dünya yapmayacaksa, ben yaparım…'


Ekohaber gazetesinin imtiyaz sahibi Tahsin Ardıç, Bursa'nın yakından tanıdığı gazeteciler arasında ilk sıralarda yer alıyor. 40 yılı aşan mesleki geçmişinin ilk bölümünde Türk Haberler Ajansı, Doğru Hakimiyet, Bursa'nın Sesi ve Dünya gazetesindeki çalışmalarından söz etmek mümkün. Ama meslek yaşantısının bence asıl önemli bölümü Ekohaber'in yayın hayatına girmesiyle başlıyor. O gazete ki, yerel imkanlarla çok büyük bir hedefe ulaşmayı amaçlayarak yayına geçiyor, bugün gelinen noktada da tevazuyu bir kenara bırakarak söylersek, ne hedeflediyse onu başaran bir gazeteye dönüşüyor…Ekohaber'in arkasındaki isim Tahsin Ardıç'a Ekohaber'i ve geride kalan 22 yılı sorduk, yanıtları da aşağıya aktardık, buyurun söyleşiye…
Ekohaber'i yayınlama fikri nasıl ortaya çıktı? İlk harekete geçerken, önünüzdeki zorluklar neydi?
Ekohaber'i kurma fikrim ihtiyaçtan doğdu aslında. Dünya Grubunun Bursa bölge müdürüydüm o tarihlerde. Dünya gazetesine Bursa iş dünyasından çok sayıda haber gönderiyorduk ama her haberimiz yayınlanmıyordu. Bursa'da iş ve sanayi dünyasının gücü ve kapasitesi malum. Her gün yeni gelişmeler yaşanıyor ama kamuoyuna tamamını aktarmakta zorluklar yaşıyorduk. İstanbul'a gidip patronum Nezih Demirkent'e sıkıntımı anlattım. Haberlerimizin yarısından fazlası yayınlanmıyor diye şikayet ettim. Bursa'nın ve iş dünyasının Türkiye'ye kendini anlatmak için daha fazlasına ihtiyacı vardı. Dünya'nın bize ayırdığı yer yetmiyordu. 'Bursa'ya özel gazete mi yapacağız?' Cevabını aldım. Ustam Nezih Demirkent'ten 1992 yılından söz ediyorum. Bursa'ya dönerken hep bu cümleyi düşündüm. 'Bursa'ya özel gazete mi yapacağız?' sözü beynimde dolaştı durdu. Sonra evet dedim… Bursa'ya özel bir gazete yapmak gerek… Ve bunu Dünya yapmayacaksa, ben yapabilirdim… Çünkü Bursa iş dünyasının böyle bir gazeteye ihtiyacı vardı. Sürekli planlar yaptım, düşüncemi olgunlaştırdım. Ama ancak 4 yıl sonra hayata geçirebildim. Emekli olur olmaz harekete geçtim ve Ekohaber'i kurdum.
Teknik imkanlar çok
kısıtlı o dönemde…
Gazete kurmak o zamanlar gerçekten çok zor işti. Bugünkü imkanlar yoktu. Sıkıntılı bir süreçti. Çok zor şartlarda başladık ama teknolojiyi ve gelişmeleri yakalamaya özen gösterdik. Bunun örneği olarak söyleyeyim, Ekohaber Türkiye'de internete giren ilk yerel gazete, Bursa'nın da ilk haber sitesi ekohaber.com.tr… Bunda senin de çok emeğin var. Tamamen senin organizasyonun olan bu çalışma zaman içerisinde Bursa'daki diğer gazetelere de örnek oldu.Gazete deyince akla matbaa geliyor… İlk zamanlar Ekohaber'in matbaası vardı. Haber üretimi ayrı dert, mizanpaj ve sayfa tasarımı ayrı dert, film ayrı dert, baskı işi ayrı dert… Gazeteyi kurduğumuz tarihte tek renkli ve sadece iki sayfa basabilen bir matbaa makinamız vardı. 16 sayfalık Ekohaber'in 8 sayfası renkliydi. Tamamını o makinada basmak ortalama 3 günümüzü alıyordu. Gece gündüz matbaada baskıyla uğraşıyorduk. Bugunku teknolojide bu iş ortalama 3 iş saati. Aradaki farkı takdir edersiniz.
İstediğiniz etkiyi istediğinetkiyi yarattı mı ekohaber? Hedefine ulaştı mı? Gerçekten de Bursa iş dünyasının sözcüsü olabildi mi zaman içerisinde?
Yerel medyanın çok güçlü olduğu, büyük sermayelerin basın sektörüne girdiği o dönemde bağımsız, bağlantısız, tarafsız bir gazete yayınlamak deli cesareti gerektiriyordu. Ben o cesareti gösterdim. Bursa iş dünyasının sözcüsü olmaya adayız sloganıyla 23 sene önce yola çıktık. Bunu başardığımızı söylersek tevazudan uzak ama gerçekçi bir değerlendirme olur. Bugün Ekohaber 23'ncü yılında, önemli bir Bursa markası olarak yerini almış durumda..
Diğer gazetelerden çok farklı bir dağıtım-satış
ağı var Ekohaber'in…
İlk zamanlar direkt abone-kurye yöntemiyle başlamıştık. Her gittiğimiz fabrikada patronun masasında Ekohaber'i görüyorduk, bu bize çok büyük güç veriyordu. Aradan 22 sene geçti ama bu tablo değişmedi. Hatta öyle okurlarımız var ki, ilk sayımızdan buyana Ekohaber'i arşivliyor. Hatta bizim arşivimizde bulamadığımız eksik gazeteleri onlardan temin ediyoruz. Ekohaber gibi niş alanda yayın yapan bir gazetenin gücü ne kadar çok insanın okuduğuyla değil, kaç etkili insanın okuduğuyla ilgilidir. Ekohaber'in şirketlerde tepe yöneticiden alt yöneticilere kadar okunduğunu, hatta iç teslim yazışmalaryıla dağıtıldığına tanık oluyoruz. Bu çerçeveden bakarak Ekohaber'in bursa iş dünyasının sözcüsü olma hedefine ulaştığına kanaat getirdik ama gelinen her nokta, bir sonraki hedefimiz için de bizim için rehber oluyor.
Ekohaber'in yayın çizgisini okur zaten biliyor. O konuya girmeyeceğim ama yazar kadrosu farklı bir konu. Yazar kadrosunu nasıl oluşturdunuz, şimdi kimler katkı sağlıyor? Ekohaber'in yazar kadrosundan çok önemli isimler kamuoyuna maloldu zaman içerisinde…
Milletvekili ve başbakan yardımcısı olan yazarlarımız da, sivil toplum başkanı olanlar da oldu, belediye başkanı olanlar çıktı. Yani yolu Ekohaber'den geçenlerin yükseldiği ve toplumsal anlamda çok büyük işler yaptığı bir çeyrek asır yaşadık. Yazarlarımızın her biri konusunun uzmanı. Günlük siyasetle –ekonomi dışında- ilgilenmiyoruz ama temelde uzmanlık alanlarında herkesin her istediğini yazdığı bir platform oluşturduk.
'Salı Ekohaber
günüdür' sloganını
ben üretmiştim
o zamanlar…
Bu motto 1997'den buyana hiç değişmeden geldi.
Şimdi nasıl
yürüyor bu işler?
Bu röportaj 1.143'üncü haftanın Ekohaber gazetesinde yayınlanacak… Dile kolay… Hiç aksatmadan, ara vermeden, 1.143 hafta gazete yayınlamışız. Yayınladığımız gazete, seçkin gazete bayilerinin yanı sıra büyük marketlerde okura ulaştığı gibi, standart abone-kurye yöntemini yürütmeye de devam ediyoruz. Bayi satışı da gerekli ama kurye sistemi daha çok sanayi bölgeleri için gerekli ve hatta kaçınılmaz.
Son sorum şu olsun. 22 yılı geride bırakıp, 23'üncü yayın yılına giren bir gazeteden söz ediyoruz. Türkiye gibi ülkelerde çeyrek asrı bulan bir ticari geçmiş çok önemli. Ekohaber'in gelecek vizyonundan söz edelim…
Bir Bursa markası haline gelen Ekohaber'in daha da yaygınlaşıp, içerik olarak da daha geliştirilmesini hedefliyoruz. Sonbaharda bu konuda atağımız başlamış olacak. Bu arada şundan da bahsedelim. Ekohaber olarak gerek sektörel ve gerek Bursa ekonomisi ile ilgili özel dergiler çalışmalarımız bu dönemde hız kazanacak. Geçen hafta Bursa Çınarları Dergimiz yeni içerik ve yeni görselliğiyle okurumuzla buluştu.
Çok güzel reaksiyonlar aldık. Yine okurumuz tarafından çok beğenilen Ekonews dergimiz yeni içeriği ve tarzıyla yayına başlayacak. Sonbaharda yeni yayınlar

da planlıyoruz. Bursa'da bugün günlük gazete çıkarmaya kalksam mutfağının başına getireceğim tek isim olarak her platformda söylediğim, yaklaşık 30 yıllık arkada
şım, meslektaşım ve dostum olan senin benimle bu tarz bir söyleşi yapman beni onurlandırdı..
O onur bana ait...
Teveccühüne
teşekkür ediyorum…

Facebook
Sayı: 1160 - Tarih: 31.07.2018
Yazarlarımız