Mürsel Öztürk - Rekabet ve Hukuk – 1

Rekabet ve Hukuk – 1


Ben hukukçu değilim ancak rekabetle ilgili olarak yöneticiliğim döneminde değişik zamanlarda karşılaştığım olaylar, alınan kararlar, konunun hukuki yanına özel olarak eğilmem gerekliliğini ortaya koydu. Bu konuyu birkaç yazıda sizlerle paylaşacağım.
Bunun için öncelikle başlıkları belirleyelim.
1-Avrupa Birliği'nde Rekabet Hukuku-Gelişmeler-Uygulamalar
2-Türkiye'de Rekabet Hukuku Yasal ve İdari Mevzuat
3-Türkiye'deki uygulamalar ve sivil toplum yaklaşımı (URTEB)
Avrupa Birliği Rekabet Politikasının temel amacı; devletlerde ekonomik faaliyet gösterenlerin eşit koşullarda rekabet edebileceği bir iç pazarın oluşumunu sağlamaktır.
Rekabet; mal ve hizmet piyasalarında, teşebbüsler arasında özgürce ekonomik kararlar verilebilmesini sağlayan bir yarıştır.
Bu yarış, piyasada müşteriler için fiyatların en uygun seviyede oluşması, en iyi mal ve hizmetlerin üretimi, daha fazla tercih imkanı ve tekelde elde edilebilecek olandan daha büyük bir etkinlik elde edilmesi gibi faydalar sağlamaktadır.
Dünya üzerindeki tüm ülkeler, etkin bir rekabetçi piyasa yapısı oluşturmak amacıyla çeşitli politikalar benimsemişlerdir. Rekabet politikalarının temelinde, serbest piyasa ekonomisini olabilecek en etkin şekilde işletme amacı vardır. Rakiplerin değil rekabetin korunması, bu sayede piyasa mekanizmasının işlerliği ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.
Yani rekabet artık piyasa ekonomilerinin olmazsa olmazı haline gelmiştir.
Rekabet Hukuku, piyasadaki rekabetin korunması ve geliştirilmesi amacıyla teşebbüslerin rekabeti bozucu davranışlarını engellemeye yönelik kuralları düzenleyen bir hukuk dalıdır. Avrupa'da bu hukukun başlangıcı A.B.D.'de Sherman Act'in yürürlüğe girdiği 1890 yılıdır.
Avrupa Birliği Rekabet Politikası'nın temel amacı; devletlerde ekonomik faaliyet gösterenlerin eşit koşullarda rekabet edebileceği bir iç pazarın oluşumunu sağlamaktadır. Konulan kurallar temel olarak; iç pazarda rekabetin bozulmasını engellemeyi sağlayan bir sistem oluşturmaktır.
Böylece işletmeler arasındaki, ticareti bozucu ya da kısıtlayıcı engeller geliştirilmesini, hakim durumun kötüye kullanılmasını önleyecek, ticari etkinlik ve tüketici yararına bir fiyat rekabeti sağlanacaktır. Mal ve hizmetlerin serbest dolaşımının gerçekleştirilmesi, üretim kaynaklarının en verimli şekilde dağıtımıyla kaliteli, ucuz mal ve hizmet üretilecek; piyasalarda açıklık ve dürüstlük ilkeleri hakim kılınacaktır.
Rekabet hukuku ülkemizde de diğer hukuk alanlarına göre yeni sayılabilecek bir disiplindir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de; Rekabet, Serbest Piyasa, Özelleştirme, Yeniden Yapılanma gibi kavramların konuşulmaya başlanmasıyla daha rekabetçi ekonomilerin ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur. Anayasamızın piyasaların düzenlenmesi ile ilgili 167. maddesi 'Devlet; para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır, piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler' demektedir. Bu da bir Rekabet Yasasını zorunlu kılmıştır.
Konuya devam edeceğim. Esenlikle kalın.
Facebook
Sayı: 1226 - Tarih: 26.11.2019
Yazarlarımız