Mürsel Öztürk - Deprem ve Denetim – 2

Deprem ve Denetim – 2


Önceki yazımızda deprem olgusunu, ülkemizdeki yakın dönem depremleri ve sonuçlarını yazmıştım.
Bu doğal olayla ilgili pek çok şey yazıldı, söylendi, gösterildi. Ancak konunun denetim tarafına fazla bakılmadı. Yapmak, önlem almak çok önemli… Bunun bir de denetim ayağı olmasının en önemli unsurlardan biri olduğunu aklımızdan çıkarmamamız lazım.
17 Ağustos 1999'da meydana gelen büyük depremden sonra denetim konusuna daha ciddi bakıldı. Önce, Kanun Hükmünde Kararname çıkarıldı. Sonra da 29 Haziran 2001 tarihinde 4708 sayılı YAPI DENETİMİ HAKKINDA kanunla konu kesin çerçevesiyle yasallaştırıldı.
Kanun zaman içerisinde 2008-2011-2013-2015-2017-2018 ve 2019 yıllarında değişikliklere uğradı.
Bu kanunun uygulanması aşamasında gerekli görülen YAPI DENETİMİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİ, 5 Şubat 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik 2009-2010-2011-2012-2013-2015-2016-2018 ve 2019 yıllarında değişikliğe uğradı.
Burada bir hususu belirtmek istiyorum. Toplumumuzun denetim konusuna yaklaşımı pek olumlu değil. Denetlenmeyi sevmiyoruz, denetlemeyi de önemsemiyoruz. Halbuki yeterince denetlenmeyen hiçbir girişim, hiçbir eylem tam doğru olarak uygulanamaz. İstenilen sonuç elde edilemez. Kanun koyucu bunu bildiği için denetim işine özel bir önem vermiştir. Sınırları belirlemiş, denetimin koşullarını koymuştur. Ama bunlara uyulmadığı için daima sıkıntılar, sorunlar, kayıplar, hatta facialar yaşanmıştır. Bir örnek vermek istiyorum: Betonun bileşenleri herkesin bildiği gibi kum, çakıl, çimento, su ve gerekiyorsa, isteniyorsa kimyasallardan oluşur. Tüm bunların bir araya gelmesi; bir reçeteye göre beton tesisinde yapılır. Bunların tümünün katılmasında bir hata yapılırsa beton istenilen dayanım sonucunu vermez. Örneğin; su/çimento oranı fazla olursa siz çimentoyu az kullanmamanıza rağmen dayanım düşük çıkacaktır.
Şimdilerde Hazır Beton Tesislerinde bu reçeteler bilgisayarlara yüklenmekte ve operatörün müdahalesine fırsat vermemektedir.
Buradan hareketle; tüm yapılarda Kanun ve Yönetmeliklere uygun hareket etmeli, denetim raporlarını mutlaka istemeliyiz.
Yapı Denetim Kuruluşları'nın yasal olarak bu denetimleri yapması ve bağımsız yetkilendirilmiş laboratuvarlarda alınan sonuçları vermek zorunluluğu vardır.
Gerek Kanun ve gerekse Yönetmelik ilgililer tarafından çok iyi bilinmeli ve uygulanmalıdır. Yapı Denetim Kuruluşlarının görevlerini en titiz şekilde yapmaları sağlanmalıdır.
Gelecekte sağlam yapılar istiyorsak bunu gerçekleştirmeliyiz. Japonya örneği gözlerimizin önündeyken aksini düşünmek istemiyorum.
Bir hatırlamada bulunmak istiyorum. Mümin Ceyhan Kütüphanesi'nin her yıl iki kez düzenlediği konferansların ilki bu defa deprem üzerine. Etkinlik, 7 Mart'ta Görükle'deki Ünikent Evleri Sitesi Konferans Salonunda yapılacaktır.
Sağlıcakla kalın…
Facebook
Sayı: 1237 - Tarih: 11.02.2020
Yazarlarımız