Meftun Tayan - Kriz manşetleri geride kaldı

Kriz manşetleri geride kaldı


Krizin manşetlerden inmediği, kötümserliğin tavan yaptığı süreçte " Kriz başlamadı " başlığında bir yazı kaleme almıştık.
O yazıda başlığından da anlaşılacağı üzere krizin henüz başlamadığını ancak kırılmanın yaşanması için gerek koşulların ne olduğunu anlatmaya çalışmıştık.
Uzun dönemli yükseliş trendinin sonlanması için biri dışında nerdeyse tüm şartların sağlandığını ifade etmiştik. Geriye kalan unsuru ," son noktada reel sektörde kötüleşme başlamasına rağmen eskiye dönülebileceği ümitlerinin ortada dolaşması gibi hususların bir araya geldiği nokta, esas kırılmanın başlayacağı yerdir" cümlesiyle paylaşmıştık.
Geçen zaman içinde bir rahatlamanın başladığı görülmektedir. TL değer kazanmaya başlamış, faizlerde bir miktar geri çekilme yaşanmış durumdadır. Duran şantiyelerde hafif kıpırtılar görülmekle birlikte, ihracatta bir artış söz konusudur. Benzin fiyatlarında aylar sonra geri çekilmenin yaşanması, konkordato sağanağında yavaşlama beklentilerin daha da pozitife dönmesine yardımcı olmaktadır. ABD'yle ilişkilerin hızlı bir şekilde iyileşmesi de umutların artmasına ilave bir yakıt olmuştur.
Kırılmanın yaşanması için genele yayılan bir iyimserlik dalgasının gerçekleşmesini bekleyeceğiz, ta ki neredeyse herkesin "tamam bu risk atlatıldı " dediği yere kadar...
Daha önce defalarca yazdığımız üzere dövizin yükselmesi kriz değildir. Yaşanacak kriz bir kredi krizi olacaktır. Türkiye' nin son onaltı yılda kredi balonunu nasıl şişirdiğini gösteren bir veri geçenlerde Spectator Index tarafından paylaşıldı. Türkiye dünyada toplumu en fazla oranda kredi kartı borcu olan bir ülke. Nüfusun % 51 kredi kartı borcu var ve bizim bir gerimizdeki ABD' nin borçluluk oranıysa % 40.
Evet şu anda bir krizden bahis edilemez, çünkü ekonominin ihtiyacı olan edilen dengelenmenin yaşanması için tecrübe ettiğimiz dalgalanma yeterli değildir.
Facebook
Sayı: 1173 - Tarih: 06.11.2018
Yazarlarımız