Meftun Tayan - Faiz düşmesi her zaman iyi bir gösterge değildir

Faiz düşmesi her zaman iyi bir gösterge değildir


Son yıllarda Merkez Bankası en çok tartışılan kurumların başında oldu. Buna bağlı olarak Banka'nın başkanları sık sık değişti. Gelişmiş ülke merkez bankalarının başındaki isimler uzun müddet değişmez. Merkez bankalarının birinci görevi piyasaya güven tesis etmeleridir. Bunun başlıca şartı da istikrarlı olmaktan geçmektedir. İstikrarın sağlanması da kurumsallaşma ve politikalarda devamlılıkla gerçekleşmektedir. Bu nedenledir ki yirmi beş yıl bir ülkede merkez bankası başkanının değişmediğine şahit olunmuştur. Toplum olarak komplo teorilerine inanmaya çok yatkın olduğumuz bilinmektedir. Dünyada faizi birkaç ailenin belirlediği, küresel yönetimin baronlar tarafından gerçekleştirildiğine inanıldığını görüyoruz. Bu gizli yöneticilerle toplumsal bir mücadele verildiğini ifade edenlere bile rastlıyoruz. Yerel ölçeğe bakıldığında güçlülerin yönetim üzerinde etkinliğini görmekteyiz. Mesela bir köyde muhtar etkindir, ancak yerleşim birimi büyüdükçe güç kitlelere geçmektedir. İlçe, il, büyükşehir, metropol, ülke ve uluslararası düzeye çıkıldıkça birey kim olursa olsun gücünü kaybeder. Bundan dolayıdır ki, tarihte çok büyük gücü eline geçirmiş kimi kişi ve kuruluşlar geçen zamanla ancak tarihin sayfalarında anılabilir hale gelmiştir. Sözü edilen kişi ve kurumların başarıları, o günkü trendlere uyumlu olması nedeniyle gerçekleşmiştir. Dönemin kapanmasıyla mevcudiyetleri kaybolmuştur. Bir başka inanış merkez bankalarının faizi belirlediğidir. Evet merkez bankaları faizle ilgili bir açıklamada bulunur, ancak faiz piyasa tarafından belirlenir ve merkez bankaları piyasanın belirlediği faizi açıklar. Serbest piyasa ekonomisinin uygulandığı toplumlarda durum budur. Merkez bankaları piyasayı takip eder ve gerisinden gelir. Günümüzde küresel boyutta durgunluk nedeniyle tahvil piyasalarında daha önce görülmemiş bir gelişmeler yaşanmaktadır. Yaklaşık 10 trilyon USD para negatif faiz veren tahvillere park edilmiş durumdadır. Bir başka deyişle dünyada 10 trilyon USD' a sahip olan kişi ve kuruluşlar paraları güvende dursun diye karşı tarafa hem paralarını vermekte hem de bunun için bedel ödemektedir. Hal böyle olunca merkez bankaları piyasayı takip ederek faiz indirimlerine gitmektedir. Bugünlerde yaşanan faiz indirimleri aslında çok kötü bir sebepten yaşanmaktadır. Durgunluk ve paranın güvende olmadığı inancı ağır ekonomik sorunlara neden olmaktadır. Türkiye hala küresel düzeyde çok büyük faiz verdiği için bu noktada yabancı fonların ilgisini çekebilmektedir.
Bu nedenle ne faizin düşürülmesi ne de yabancının gelmesi temele bakıldığında iyi göstergeler değildir. Nasıl 2000'de Teknoloji Balonu sönmesiyle küresel bir daralmaya girildiyse, bugün de dünya tarihinde daha önce görülmemiş Kredi Balonu sönmüştür. Balonları şişiren ne bir kişi ve kurum olmadığı gibi Balonların sönmesi de kişi ve kurumlara bağlı gerçekleşmemektedir. Kitlesel tercih ve hareketlerin sonucunu yaşamaktayız. Önemli bir devir kapanmıştır, artık bunun sonuçlarını küresel düzeyde yaşamaya devam edeceğiz.
Facebook
Sayı: 1211 - Tarih: 06.08.2019
Yazarlarımız