Kenan Erdinç - Rekabetçi üretim ve teknoloji dünyasında Ar-Ge ve inovasyonun önemi

Rekabetçi üretim ve teknoloji dünyasında Ar-Ge ve inovasyonun önemi


Günümüz üretim ve teknoloji dünyasında baş döndüren bir hızla ve yukarı doğru ivme kazanan yenilik ve geliştirmelerin ekseninde yer alabilmek için ülkemiz üretim ve geliştirme sektörü de, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına gerçek anlamda ihtiyaç duymaktadır.Ancak bu ihtiyaçlar kapsamında devlet ve EU destekli finansal kaynakların doğru kullanılması ve stratejilerin doğru belirlenmesi en temel unsurdur.
Gerçek anlamda dünya pazarı ile rekabet edebilmek için günümüzde ülkemizde özellikle orta ölçekli üretim ve geliştirme sektörünün Ar-Ge çalışmalarını yatırım teşvikleri,vergi indirimleri ve bazı finansal kazançlar elde etme olarak algıladığını ve bu kapsamda Ar-Ge faaliyetlerinden istenilen sonuçları alamadığını görmekteyiz.
Ar-Ge ve inovasyon yatırımları günü kurtaran kazançlar elde etme değil, global pazarda markanın rekabet gücünü arttıran, geleceğin teknolojik gelişimlerini yaratan ve kurumsal gelişime etki eden bir unsur olarak görüldüğü zaman bizim üretim sektörümüzde dünya pazarında yeni markaların yaratılmasına kaynak sağlayacaktır.
Sektörlerimizin Ar-Ge'nin içeriğini ve tanımını çok iyi anlamaları gerekmektedir. Ar-Ge OECD tarafından 'Bilgi dağarcığını arttırmak amacı ile sistematik olarak sürdürülen yaratıcı çalışma ve bu bilginin yeni uygulamalar yaratmak için kullanılması'' olarak tanımlamıştır.
Araştırma ve geliştirmenin üç temel bölümü vardır; Temel araştırma, Uygulamalı araştırma ve Deneysel geliştirme. Araştırma ve geliştirme; hem bir şirket, hem de bir ülke için yenilikçilik yoluyla büyüme ve gelişmenin başlıca bir unsurudur.
Ar-Ge yapan kuruluşlar, üretkenliklerini ve üretim kalitelerini artırmak veya yeni ürün ve hizmetler yaratmak amacını güderler.
Araştırma-Geliştirme;
Kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için, sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetleri ile alanından bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetleri ifade eder.
Sanayinin Ar-Ge çerçevesi; Teknolojik açıdan yeni ürün,Teknolojik açıdan iyileştirilmiş ürün ve Teknolojik süreç yeniliği olarak tanımlanabilir.
Bu başlıklar altında, Ar-Ge projelerinden beklenen hedefleri ise; Yeni ürün geliştirmesi, Ürün kalitesi ve standartlarının yükseltilmesi, Maliyet düşürücü ve standart yükseltici yeni teknikleri geliştirilmesi ve Yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi olarak tanımlayabiliriz.
Ar-Ge faaliyetleri kapsamında geliştirilen ürünlerin hedeflerini ise şu şekilde sınıflandırabiliriz.
Dünya için yeni bir ürün geliştirme, ülkemiz için yeni bir ürün geliştirme, firma için yeni bir ürün platformu geliştirme, firma için yeni bir ürün geliştirme ve firmada mevcut bir ürünün yeni versiyonlarının geliştirilmesi.
İnovasyon ise bu çalışmaların tümünün ana kaynağıdır. İnovasyon tanımı ile ilgili en önemli kaynak ise OECD ve Eurosat'ın birlikte yayınladığı Oslo kılavuzudur.
Kılavuzun tanımlamasında İnovasyon ' Yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal ya da hizmet), veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin ya da iş uygulamalarında, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasıdır' şeklinde belirtilmiştir.
İnovasyon sosyal ve ekonomik ihtiyaçlara cevap verebilen, mevcut pazarlara başarıyla sunulabilecek ya da yeni pazarlar yaratabilecek; yeni ürün, hizmet, uygulama, yöntem veya iş modeli fikri ile oluşturulan süreçleri ve sonuçları ifade eder.
Özellikle üretim ve teknoloji sektörümüzden beklenen tüm bu yukarıda belirttiğim bilgilere ve disiplinlere sadık kalınarak çalışmaların yürütülmesi ve hedeflerin iyi planlamalar ve araştırmalar sonucu belirlemeleridir.
Ancak bu şekilde dünya pazarında, rekabet eden teknoloji ve bilgiye sahip olarak, globalleşme ve kurumsallaşma ile birlikte dünya pazarında kabul gören markalara sahip olabiliriz.
Bunun aksi durumunda ise Ar-Ge faaliyet ve desteklerini sadece bir kazanç ve rant kapısı olarak gören, dünya pazarında itibarsız ve kopyacı markalara sahip olmaktan öteye geçemeyiz.
Facebook
Sayı: 1200 - Tarih: 14.05.2019
Yazarlarımız