Kenan Erdinç - Toplumsal tasarım bir düşünce ve hayat görüşüdür…

Toplumsal tasarım bir düşünce ve hayat görüşüdür…




Endüstriyel tasarım ve tasarımcılar; geleceği, yaşam biçimlerini, ürünleri, ihtiyaçları ve hayat görüşlerini değiştiren nitelikli projelerin ve hedeflerin öncüleridir.
Tasarım bir ürünü geliştirmenin çok daha ötesinde bir disiplin ve felsefedir.
Tasarımcıların sahip olduğu yaratıcılık ve hayalcilik nitelikleri ile mevcut sorunlara daha önce kimsenin bakmadığı bir gözle bakmalarına ve gelişen teknolojilerin getirdiği fırsatlar ile bu niteliklerini harmanlayarak bizlere yaşamsal ürünler sunmalarına öncülük ederler.
Karşımıza çıkan bütün sorunlara ve fırsatlara bir tasarımcı gözüyle yaklaşmak demek, insanların daha kolay, daha güvenli, daha konforlu, daha ekonomik bir hayat sürmelerine destek olmak demektir. Bu da ancak tasarımı bir felsefe, bir dünya görüşü, bir duruş olarak ele almakla mümkün olur.
Tasarımın toplumlarda hangi derinlikte algılandığı, toplumların gelişmişlik düzeyini gösterir. Evrensel ölçekte tasarım, Kuzey Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, toplumsal bir politika olarak ele alınmalıdır. Bu gelişimde başrolü oynayan oyuncular ise kamu ile birlikte o ülkeleri yöneten hükümetler olmalıdır.
Dünyada teknoloji ve toplumsal gelişimin öncülerinden İsveç hükümeti 1998 yılında 'Geleceğin Biçimleri' adıyla bir kanun çıkardı. Amaç, nesnelerin insan ihtiyaçlarına uygun bir tasarım anlayışıyla yapılmasını teşvik etmekti. Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte İsveç hükümeti, 'tasarım bir zorunluluk' propagandası yaptı, 'herkes için tasarım' hükümetin desteklediği bir felsefe oldu. Bazı ülkelerde tasarım kendi ülkelerinin kültürlerinin bir parçasıdır. İtalya'da ve İskandinav ülkelerinde tasarım, günlük hayatın içinde, sokaktaki insanların oturdukları banklarda hayat bulur.
Tasarım temelde bir düşünce biçimi ve bir hayat görüşüdür. Endüstriyel tasarımın öncülerinden Henry Dreyfuss ' Ürünle insan arasındaki temas noktası bir memnuniyetsizlik kaynağı ise tasarımcı başarısızdır. Ne zaman ki ürünle ilişki kurduklarında insanlar daha güvenli, daha rahat, daha verimli ve daha mutlu oluyorlarsa işte o zaman tasarımcı başarılı olmuştur.' der.
Tasarımcıların öncülüğünü yaptığı ve toplumların bir yaşam biçimi olarak algıladığı tasarım felsefesine Nobel ödüllü iktisatçı Herbert Simon'un  yaklaşımı ve sözleri temel tasarım prensiplerini doğrulamaktadır. 'Var olanla yetinmeyen, onu daha arzulanan bir duruma dönüştürmek amacıyla eylemde bulunan herkes aslında tasarım yapar.' Bu sebeple bugün markaların hayatımıza soktuğu yenilikler sadece teknolojik değil, aynı zamanda bir tasarım anlayışı içerir.
Bu neden ile günümüzde tasarıma yön veren başarılı tasarımcılar sadece bir siparişe göre iş yapan değil, bir strateji uzmanı gibi çalışan insanlardır. Çünkü bu çağın tasarımcılarının yaptıkları işler, insan ilişkilerini kökten değiştiren bir etkiye sahip. Bunun en somut kanıtını, son yıllarda hayatımıza giren, akıllı telefon tasarımlarının, insan ilişkilerini ne kadar kökten bir şekilde değiştirdiğinde görmek mümkün.
Karşımıza çıkan bütün sorunlara ve fırsatlara bir tasarımcı gözüyle yaklaşmak demek, insanların daha kolay, daha güvenli, daha konforlu, daha ekonomik bir hayat sürmelerine destek olmak demektir. Bu da ancak tasarımı bir felsefe, bir dünya görüşü, bir duruş olarak ele almakla mümkün olur.
Ülke olarak rekabetçi dünyada gelişmiş ülkeler ile rekabetin sadece teknoloji ile desteklenmiş başarılı tasarımlar ve markalar ile yapılamayacağını bilmemiz gerekiyor. Bu başarının sağlanabilmesi ancak hükümetlerin ve toplumun aynı hedefte uzlaştığı toplumsal,yaşamsal ve kültürel tasarımın algılanabilmesi ve uygulanmaya koyulabilmesi ile mümkün olacaktır.
Facebook
Sayı: 1203 - Tarih: 11.06.2019
Yazarlarımız