Erdem Saker - Bursa Turizm Raporu

Bursa Turizm Raporu



Geçen hafta değerli köşe yazarımız Namık GÖZ köşesinde 'İşte turizm bakanına verilecek Bursa raporu'' başlıklı yazısında, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy'un Bursa turizmi konusunda bir rapor istemesini değerlendirdi ve istek doğrultusunda Bursa Turizm Platformu üyeleri olan, BTSO, TÜRSAB, Gümtop, BUSAT, Bursa Turist Rehberleri Odası, Tarihi Hanlar ve Çarşılar Birliği, Skal Klüp, Ahcılar Derneği'nin başkan ve üyelerinin bir araya geldiğini ve Bursa'nın turizm yeteneklerini özetleyen 15 maddelik bir rapor hazırladığını, anlattı.
Yazarımızın değerlendirdiği raporda yer alan Bursa'nın bu 15 turizm yeteneği içinde, her zaman olduğu gibi, benim ilgim Uludağ üzerinde yoğunlaştı, bu konuda platformun isteğinin, geçen sene yapılan ''Dört Mevsim Uludağ Çalıştayı''ında yer alan konuların öne çekilmesi, yetki karmaşasının sona erdirilmesi ve Beyaz Cennet'te spor tesisleri yapılması üzerinde odaklandığını gördüm.
Ancak Sayın Bakan Mehmet Ersoy'a ve Bursa Turizm Platformu üyelerine, Bursa'nın ve Uludağ'ın uluslararası platformlarda çekiciliğini artırmasına yönelik doğru çözümlerin üretilmesi yolunda, eski Bursa Valisi Sayın Münir Karaloğlu'nun hazırlattığı ve bölüm bölüm uygulamaya sokmağa başlattığı, bizzat kendisinin de etkinliklerine katıldığı, ''Doğal Yürüyüş ve Bisiklet Parkurları Projesi''ni, Bursa Turizmi konusunda doğru ve etkin çözümler üretmelerine faydalı olur umuduyla, incelemelerini öneriyorum. Ben o projeye ait bilgileri gene bu köşede okuyucularımla paylaşmıştım, gelin tekrar okuyalım;


'TURİZM SEKTÖRÜ'' Bursa'nın Gündeminde,
Hem de çok değerli ve de önemli bir bakış açısıyla…

Yazıma, yıllar önceki bir yazımda sizlerle de paylaştığım, 1992 Albertville Kı ş Olimpiyatları sürecinde tanıştığım bir kış turizmcisinin hiç unutamadığım sözlerini, tekrar hatırlatarak başlayacağım, şöyle diyordu;
''Biz artık kış turizmcisi değiliz, DAĞ TURİZMCİSİYİZ, gelirimizin %60'ını yaz aylarında Alplerde trekking yapan turistlerden kazanıyoruz.''
Biliyorsunuz, Sayın Valimiz Münir Karaloğlu geçenlerde, İznik'te ''İznik Günbatımı Sırtı Parkuru'' projesi kapsamı içinde oluşturulan 18 km.lik güzergahın 8 km'lik bölümünü, doğa sevenlerle beraber 3 saatte yürüdü ve parkuru kullanıma açtı. Verilen bilgilere göre, parkurun işaretleme levhalarıyla donatıldığını, başlangıç/bitiş noktalarının, yürüyüş mesafelerinin tabelalarda gösterildiğini anlıyoruz. Bu arada Sayın Valimiz, bu parkurun, 2 yılda tamamlanacak olan, 2000km uzunluğundaki ''Doğal Yürüyüş ve Bisiklet Parkurları Projesi''nin bir bölümü olduğunu vurguluyor ve daha önce kullanıma soktukları, ''Orhaneli Sadağı Kanyonu Parkuru Projesi''ni hatırlatıyor. Bu parkurun da 12 km boyunda bir gizli cennetin içine yerleştiğini, işaret ve yön levhalarıyla donatıldığını ve doğa sevenlerin önüne serildiğine dikkat çekiyor. Kendisi bu parkuru da, 12 km'nin 2 km'sini gene doğaseverlerle yürüyerek açmıştı. Ben bu bilgileri, geçmişteki anılarım içinde değerlendirerek, büyük bir sevinçle okuyorum ve bu vesile ile anılarımda kalan bilgileri, Sayın Valimizin ve bu konu üzerinde çalışanların yararlanmaları umuduyla, tekrar bu satırlara aktarıyorum. Türkiye Kayak federasyonu yönetim kurulu üyeliğim ve Uluslararası Kayak Federasyonu Çim Kayağı Komitesi üyeliğim sürecinde, 1988-1994 yılları arasında, dünyanın en gözde ve en yoğun kullanılan Alp Dağlarının, Fransa/İsviçre/İtalya/Avusturya hudutları içinde yer alan bölümlerini, kış ve yaz aylarında, üzerinde düzenlenen etkinlikler içinde yaşadım, özellikle yaz aylarında dağlardaki yoğun hareketin oluşumunu, renklerini, özelliklerini, hem o kış turizmcisinin sözlerini hatırlayarak, hem de DSİ'deki doğal havzaların planlanması alanındaki birikimlerimi önüme sererek inceledim ve bunları kafamda hep Uludağ'ımıza taşıdım, her vesile ile yetkililere aktardım. Ama ne yazık ki, bu paha biçilmez değerimizi, bu anlamda geliştirmeyi düşünebilen bir yetkiliyle karşılaşamadım…
Ta ki Sayın Valimiz Münir Karaloğlu'nun ''Doğal Yürüyüş ve Bisiklet Parkurları Projesi''ni öğrenene dek, hele verilen bilgiler içinde yer alan, projenin kilit elemanlarını, doğa yürüyüşü/bisiklet/ parkur/tabela/işaret/uzunluk gibi oluşumları okumak heyecanımı daha da artırdı. İşte bu heyecanla, hem kendilerine gönülden teşekkür ediyorum, hem de, eğer lütfeder okurlarsa, aşağıdaki bilgileri kendilerine sunmak istiyorum; Alplerdeki köylerin meydanlarında, genelde ahşap üzerine kazınarak çizilmiş, çevredeki tüm yürüyüş ve bisiklet parkurlarını, kesişme noktalarını, ara mesafeleri, dinlenme noktalarını, su pınarlarını vb. gösteren haritalar vardı, aynı haritaların basılı şeklini de köyden temin edebilirdiniz. Tabii şimdi bunlar elektronik ortamda, cebinizdeki telefonun içinde kullanımınıza hazır bekliyor. Sayın Valimizin bahsettiği yön ve mesafe levhaları tüm kesişme noktalarına yerleştirilmiştir, levhalarda yürüme mesafeleri yanında kaç dakikada ulaşabileceğiniz de gösterilir. Ayrıca özelliği olan yöresel bitkiler, çiçekler de bilgi levhalarıyla donatılmıştır. Yaz aylarında Alplere gittiğinizde, Avrupa ülkelerinden ve de dünyanın her noktasından gelen, milyonlarca doğa yürüyüşü ve bisiklet meraklılarını, sırtlarında çantaları, yanlarında çocukları, hatta göğüslerinde asılı bebekleriyle bu parkurları doldurduğunu görürsünüz. Artık fotoğraf makinası taşımıyorlardır, herhalde, telefonları hem iletişimlerini, hem rotalarını sağlıyor, doğanın renklerini de depoluyordur…
İşte bu bilgiler ışığında, Sayın Valimizden, çocukluğunda Uludağ kamplarında, Uludağ'ın güzelliklerini, yaz renklerini yaşamış bir Bursalı olarak, bir ricam var, lütfen Uludağ'ı da 2000 km'lik Doğa Yürüyüş ve Bisiklet Parkuru Projesi içine, hatta ön sıralarına yerleştirin…
Bunu yaparken, Uludağ'ın, eteklerinden zirveye kadar 5 bitki ve ağaç kuşağına sahip olduğunu, Akdeniz bitki ve ağaç türleriyle başlayıp, Alp Köknarıyla tamamlanan çok nadide bir doğal örtüyle kaplı olduğunu, hele hele yerküre üzerinde sadece Uludağ'da yetişen 37 tür, sadece Türkiye'de yetişen 250 tür endemik bitkiyi barındırdığını tüm dünyaya, tüm doğaseverlere duyurun…
Ve de Uludağ'ı, uluslararası doğa turizminin çekici ve de önemli bir parçası yapın. İnanıyorum ki bu hamleniz Uludağ'ımızı ve Bursa'mızı Türkiye turizm hareketinin çok değerli bir parçası yapacaktır…

Facebook
Sayı: 1160 - Tarih: 31.07.2018
Yazarlarımız