Erdem Saker - ZEYTİNLİK OLUŞTURUN,

ZEYTİNLİK OLUŞTURUN,


Yeniden yeşillendiğini görmek için 50 yıl beklemeyin!
Biliyorsunuz Bursa, Mudanya yolu üzerinde, yerleşim alanlarını tehdit eden ve çok değerli 200 dönüm çam ormanını yok eden bir yangın felaketi yaşadı, tıpkı tam 3 yıl önce, gene aynı bölge yakınında, 500 dönüm ormanın yok olmasına neden olan yangın gibi. Sayın Valimizin, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın, Sayın Orman Bölge Müdürümüzün yakın takipleri ve ilgili tüm kurumların ve çevre illerden gelen yangın söndürme ekiplerinin canları pahasına yaptıkları söndürme çalışmaları sayesinde, yangının daha geniş alana yayılması ve yerleşim alanlarına sıçraması önlendi.
Bölgede evi olan iş adamlarımızdan BTSO Başkan Vekili Sayın Remzi Topuk, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: ''Buradaki arkadaşlarımızın da ciddi gayretleri oldu, kimi kovayla, kimi hortumla müdahale etti, iyi bir dayanışma da vardı. Bahçe duvarının 20m ilerisi orman ve o alevler evlere gelmedi. Evin çatıları yanmış ama bu önemli değil, tamir edilir. Ancak arka bahçeden görülen ormanlık alanın yeniden yeşillenmesi 50 yılı alır.''
BUSİAD Başkanı Sayın Ergun Hadi Türkay da, yangının ardından yaptığı açıklamada, Çağrışan'da yanan alanı biran önce yeniden yeşillenmiş olarak görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz, iş dünyası olarak konunun takipçisi olacağız diyerek bu konudaki anayasanın 169. maddesini hatırlattı.
Orman Bölge Müdürü yangın tamamen söndükten sonra sahanın temizleneceğini ve şubat ayında yeniden ağaçlandırılacağını beyan etti, ama alanın yeniden yeşillenmesi için gerçekten 50 yıl beklemek gerekli mi?
Hiç gerekli değil, nasıl mı? Gelin aşağıdaki değerlendirmeleri önünüze yayın ve hemen kolları sıvayın!
3 yıl önceki yangın alanının ağaçlandırılmasına geçilmeden önce de bu bölgeye çam ağacı yerine zeytin ağacı dikilmesini önermiştim, ama ilgilenen olmadı. Bu defa başta, Sayın Valimiz, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız, Sayın Orman Bölge Müdürümüz olmak üzere, yangından etkilenen tüm çevre sakinlerine ve de öncülük etmeleri için Sayın Remzi Topuk'a ve BUSİAD Başkanı Sayın Ergun Hadi Türkay'a seslenerek, gene aynı önerimi tekrarlıyorum. Zira dikilecek çam fidanlarının ağaç haline dönüşmesi ve orada yeniden orman oluşması, belki 50 yıl değil ama gene de çok uzun yıllar alacak, oysa zeytin fidanları dikilse, dikildiği andan itibaren yoğun yeşil bir doku görünecek ve 4-5 yıl sonra da karşınızda yemyeşil bir zeytinlik, yeni bir orman, zeytin ormanı oluşacak.
BUSİAD Başkanının vurguladığı Anayasanın 169. Maddesi, ''Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz'' diyor. Evet, zeytin üreten bir ağaçtır, ama neredeyse 4000 yılı aşkın süredir, ülkemizin batı ve güney bölgeleri topraklarının üzerini, yabanisiyle, aşılanmışıyla yoğun biçimde kaplayan çok değerli doğal bir orman örtüsüdür, zeytin ve zeytinyağı bu orman örtüsünün ürünleridir, aynı çam, meşe, kayın ormanları gibi. İşte bu yönüyle zeytinciliği salt bir tarım faaliyeti olarak düşünüp, yanan bölgeye zeytin ağaçlarının dikilmesi önlenemez. Gelin önce, uluslararası bir yayında, Doğa Derneğinin Türkiye'nin zeytin varlığı üzerinde, farklı bir bakış açısıyla, değerlendirmelerini sizlerle ve karar vericilerle paylaşalım, sonra yukarıdaki önerimi masamızın üzerine açalım, bakın deneğin uzmanı bu değerlendirmeleri şöyle anlatıyor;
''Toprağını sürmeden, ağaç dikimi ve sulama yapmadan, tarım yapılabilen bir ülke tahayyül edin, inanılması güç ama bu süreci 4000 yılı aşkın zamandır yaşayan bir ülke var, TÜRKİYE… Batı Anadolu topraklarını kaplayan yerli zeytin örtüsü, nesiller boyu ora halklarını beslemiş, binlerce yıldır bu topraklar üzerindeki yaşamın adeta pınarı olmuş. Bu bölgede zeytin ağaçları dikilmez, aynı çam ormanları gibi doğanın bir örtüsüdür, diğer bir deyimle zeytin ormanlarıdır. Ormanın bazı bölümlerinde yabani zeytin ağaçları aşılanmış ve zeytin üretir konuma girmiş, aşılananlarla beraber bu değerli doğa varlığı, zeytin ormanları, binlerce yıldır var oldukları bölgenin ekosisteminin sınırsız bir hazinesi olmuşlar, içlerinde sayısız endemik kuş türlerini, et obur hayvanları ve çeşitli hayvan türlerini ve doğanın, endemik olanları dahil, çok çeşitli bitkilerini barındırırmışlar ve de barındırmaya devam ediyorlar.
Anadolu'nun zeytinlik bölgelerinde, mevsimi geldiğinde, zeytin toplama bir iş değildir, bir festivaldir, çocukların, kadınların, erkeklerin, büyükannelerin, büyükbabaların, hep beraber sonbaharda kutladıkları bir festivaldir. Bu festival havasında zeytinleri elleriyle toplarlar, ayıklarlar, sofralık ve yağlık olarak ayırırlar ve nesillerin bir arada olduğu beraberlik içine, bilgi ve tecrübelerini gelecek nesillerine aktarırlar. Sonuçta dünyanın en sağlıklı zeytini ve zeytinyağı üretilir, bu üretim sadece üretilenlerin tüketilmesi için değil, aynı zamanda çok daha geniş bir ekosistemin ve de toplumsal örf ve adetlerin oluşumu için değerlidir.Anadolu'nun doğal zeytin ağaçlarıyla kaplı bölgelerinde, sofralarımızın en değerli gıdası olan zeytin ve zeytinyağının bu üretim süreci, binlerce yıldır, deniz kıyılarından dağların tepelerine kadar bu alanlarda yaşana gelir…''
İşte bu önemli değerlendirmeyi hem siz değerli okurlarıma, hem karar vericilerimize, hem de çevrede yaşayan değerli Bursalı dostlarıma aktarıyorum ve yeniden sesleniyorum, gelin bu 200 dönüm alanı, düzgün sıralanmış, kaliteli ve iri zeytin fidanlarının dikimiyle güzel görünümlü bir zeytinliğe dönüştürün, bizleri kaybettiğimiz yeşilliğe kısa süre içinde yeniden kavuşturun, Mudanya yolu üzerinde, Mudanya'nın simgesi olan zeytini, bu güzel görüntülerle hem yörede yaşayanların yaşamlarına, hem de yoldan geçen Bursalıların önüne serin. Bu arada zeytin fidanı temininde Orman Bölge Müdürlüğünün parasal sıkıntısı olabilir, bu sorunu Bursa yararına çözmek, kanımca BTSO ve BUSİAD ailelerinin önde gelen görevidir, diye düşünüyorum. Bu yazımı okuyan siz değerli okurlarımdan ve de Bursa basınının değerli köşe yazarlarından önemli bir ricam var, eğer bu görüşlerime katılıyorsanız, bu uygulamanın oluşumu yolunda, yukarıda altlarını çizdiğim yetkili kişi ve kurumlar ile çevre sakinleri nezdinde gerekli girişimlerde bulunun…
Değerli okurlarım, bu vesile ile sizlerin ve ailenizin Kurban Bayramınızı kutluyorum.
Facebook
Sayı: 1163 - Tarih: 28.08.2018
Yazarlarımız