Erdem Saker - Başkanın gözüyle Bursa'ya bakış…

Başkanın gözüyle Bursa'ya bakış…



Geçen hafta EKOHABER adına, Tahsin Ardıç'la beraber, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Alinur Aktaş'ı, yeni görevini kutlamak amacıyla ziyaret ettik. Bu ziyaret sırasında, kendisinin her vesile ile Bursalıların önüne koyduğu, kentimizin çözüm bekleyen 3 temel konusunda, Ulaşım, Kentsel Dönüşüm, Yeşil Bursa, konularında bazı önerilerimi iletme fırsatım oldu.
Ancak bu konulara girmeden önce Sayın Başkan, belediye başkanlığı görevine bakış açısını bizlere anlatmak istedi. Bu görevin, siyasi görüşü ne olursa olsun, kent halkına eşit biçimde hizmet vermeyi içerdiğini, siyasi duvarlar içine gömülüp benim dediğim doğrudur, demenin yanlış olduğunu vurguladı. Bu görüşünü geçen hafta yaşanan bazı oluşumlarla pekiştirdi.
Geçen hafta Mudanya ve Nilüfer Belediye Başkanlarını ziyaret ettiğini şöyle anlattı, 'Evet onlarla aynı parti mensubu değiliz, ama hepimiz halkımıza hizmet için bu görevdeyiz, yapılacak işlerde el ele verip doğru çözümler üretmeliyiz. Örneğin, Mudanya Belediye Başkanımızı ziyaret ettim, Mudanya için beraber yapacağımız işleri konuştum, onun ve benim yapacağımız işleri belirledik ve uyumlu iş akışını sağladık. Aynı şekilde Nilüfer Belediye Başkanımızı da ziyaret ettim, birçok konuda görüşlerimizi masaya yatırarak ortak ve doğru çözümlere ulaşma yollarını açtık. Benzer bir beraberliği de son meclis toplantımızda yaşadık, gündemde yer alan Nilüfer Belediyesi Meclis kararlarını oy birliği ile onayladık, hatta içlerinden bazılarını Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı'nın önerisiyle, gene oy birliği ile reddettik. İşte bunlar siyaset duvarlarının dışına taşıp, halkımız için doğru olanların yapımının güzel örnekleriydi…''
Bu konuşmanın ardından ben aşağıdaki önerilerimi sundum, dikkatle dinledi ve olumsuz hiçbir tepki vermedi, arada bazı görüşler belirterek önerilerimi benimsediği izlenimini bıraktı. Gelelim önerilerime;
Ulaşım, çözümün tek yolu, ki dünyanın birçok büyük kentinde hakim olan, kent içinde toplu taşım sistemlerini kullanmayı halka benimsetmek oluyor, bunun yolu da toplu taşımı hem ucuz, hem hızlı oluşturmaktan geçiyor. Dönemimde BursaRay projesine başlarken yaptırdığımız ulaşım planlamasında bu amaçla şöyle bir düzen önerilmişti, otobüs hatları BursaRay'a dik çalışan ve BursaRay istasyonlarını besleyen ringler olacaktı ve aktarma sistemi çalıştırılacaktı. Ringler kısa aralıklarla yerleşim alanlarından halkımızı toplayıp en yakın BursaRay istasyonuna bırakacaktı, ancak belli bir süre içinde yapılacak aktarmada, New York'ta 2 saat, bizde 45dak. olabilir, karttan ek ücret düşülmeyecekti. Tabii bu sistem halk tarafından benimsenip tam işler hale girdiğinde, BursaRay sefer aralıklarının kısaltılması gerekecek, bu da ek vagon gereksinimini doğuracak. Ben kendisine bu sistemi iyi planlayıp, besleme hatlarını dikkatli belirleyip, mevcut vagon kapasitesinin taşıyabileceği bölümleri şimdi uygulamaya sokabileceğini, diğer bölümleri de yeni vagon alımı imkanları paralelinde, yıllara yayabileceğini önerdim, dikkatle dinledi ve konuyu irdelediği izlenimini verdi. Kent içinde bisikletli ulaşım, bugün bütün çağdaş kentlere gittiğinizde kent içinde özel araba ile seyahat edenlerin sayısının çok az olduğunu konuştuk, kendisi Amsterdam örneğini verdi, yolların özel araçlara kapalı olduğunu söyledi. Bizde de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yayınladığı 'Şehir İçi Bisiklet Yolları Kılavuzu'' standartlarında trafik işaretli ve trafik lambalı bisiklet yollarının ve bisiklet park yerlerinin oluşturulmasıyla, çocukların okullarına, halkımızın işlerine, çarşıya, pazara bisikletle gitmeleri veya BursaRay ve otobüs duraklarında bisikletlerini bırakarak yollarına devam etmeleri sağlanmalı, önerisinde bulundum. Şu anda Ulaşım Dairesindeki konuyla ilgili uzmanlarının, Batıkent-Özlüce-Yüzüncüyıl-Ertuğrulkent-Üniversite bölgesinde, bu çalışmayı projelendirdikleri bilgisini verdim.
Kentsel Dönüşüm, ben bu konuya başlamadan kendisi bana bir soru sordu, 'Sizce bugün genelde uygulanan site bazında dönüşüm, kentsel dönüşüm müdür, yoksa bir rant mekanizması mıdır? Oysa kentsel dönüşümün mahalle, hatta bölge bazında olması gerekmez mi?'' Bu soruyu sormakta tamamen haklıydı, kentsel dönüşümün, yerleşim ve yeşil alanlarıyla, hizmet bölgeleriyle, eğitim tesisleriyle, sağlık tesisleriyle, çarşısıyla, pazarıyla, yollarıyla, bisiklet yollarıyla vb. beraber planlanıp, bir bütün olarak uygulamaya sokulması gereği çok açıktır. Bu anlamda Bursa halkının önüne, kapsamlı ve doğru kentsel dönüşüm modellerini koyacağını, anladık.
Yeşil Bursa, bu konuda ben özellikle Bursa Ovası ve benzeri değerli tarım alanları üzerindeki hassasiyetimi vurguladım, kendisi de buna katıldığını, yeni yerleşim alanları açılmasını, kesinlikle kentimizin mevcut yerleşimlerini genişletip tarım alanlarını yok etme şeklinde olmayacağını vurguladı. Bu konuda çalıştıklarını, kent dışında tarımsal değeri hiç olmayan bölgeler belirlediklerini ve buralarda uydu kentler oluşumunu düşündüklerini anlattı.
Yeşil Çatı, eski New York belediye başkanı Bloomberg'in gökdelenlerin çatılarında yeşil bahçeler oluşturmaya başladığını, benim de daha önce çalıştığım Bademlideki Olea43 projesinde 900m2 genişliğindeki sosyal tesisin çatısını park haline getirdiğimi, hatta zeytin ağaçlarını buraya naklederek adeta bir zeytinlik haline soktuğumu anlattım. Bu oluşumu çok işlevsel buldu ve kentsel dönüşüm projelerinde çatıların bu tarzda oluşumunun, meclis kararıyla mecburi hale getirilebileceğini, söyledi.
EKOHABER ailesi adına sevgili Tahsin'le beraber yaptığımız bu söyleşiden, birer Bursalı olarak kendisine teşekkür ederek, mutlu ayrıldık, şimdi de konuştuklarımızı sizlerin değerlendirmesine sunuyoruz.
Facebook
Sayı: 1131 - Tarih: 09.01.2018
Yazarlarımız