Dursun Eroğlu - İSO röntgeni çekmiş...

İSO röntgeni çekmiş...


Ekonomide neler oluyor diye merak edenlere, İstanbul Sanayi Odası'nın 'Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu'raporuna mutlaka bakmalarını öneririm. Ufak tefek beyan hatalarını bir tarafa bırakırsak, rapor gerçekten Türkiye ekonomisiyle ilgili en sağlam röntgen filmi gibi.
Bakalım, bu filmde ne görünüyor...
* İlginçtir, en büyük 500 firmanın GSYH içindeki payı son 20 senede yüzde 25'lerden 20'nin altına gerilemiş. 2000 yılında GSYH 166 milyar lira (O zaman katrilyon deniyordu) iken 500'ün satış hasılası 43,9 milyar liraydı. 2016'da GSYH 2 trilyon 250 milyar liraya ulaştı, listedeki firmaların hasılası 590 milyar lira. (Bu rakamlara bakıp GSYH'mızın 20 yılda 15 katı arttığını düşünmeyin, bu artış sadece nominal. Örneğin döviz bazında düşünürseniz kişi başı GSYH, 2000'de kabaca 4 bin 100 dolardan bugüne 7 bin 200 dolara yükselmiş.) Yani, Türkiye'de sanayi üretimi alarm veriyor! GSYH içinde sanayinin payı hızla düşüyor. 1998 yılında sanayiin payı yüzde 23,3 iken 2016'da yüzde 16,7'ye gerilemiş. 'Alarm' diyorum, zira batılı ekonomilerde yüzde 27 'tehlike sınırı' kabul ediliyor.
* 2016'da ekonomi yüzde 2,9, imalat sanayi yüzde 3,9 artarken, 500 firmanın satışları yüzde 8,8 arttı; 450,5 milyon liradan 490 milyar liraya yükseldi. Bu cironun yarıya yakını (241,3 milyar) ilk 50 firma gerçekleştirmiş.
* 'Finansman' sanayiin en temel sorunu olmaya devam ediyor. Geçen sene şirketler kazandığı 52,3 milyar liranın 29 milyar lirasını kur ve faize kaptırmışlar. Hatırlatayım, finansman giderlerinde dünya ortalaması yüzde 16 gibi. Listedeki şirketlerin mali borçları bir yılda yüzde 18,8 artarak 207,3 milyar liraya tırmanmış. Olumlu gelişme, kısa vadeli borçların yüzde 37'ye düşmesi.
* Şirketlerin öz kaynakları azalıyor. 2007'de borçların payı yüzde 45,2 iken 2016'da yüzde 61,9'a yükselmiş. Özkaynakların payı ise tersine, yüzde 54,8'den 38,1'e düşmüş.
* 'Endüstri 4.0', 'Nesnelerin interneti', 'Yapay zeka' lafları konuşuyoruz; ama en büyük 500 firmanın yüzde 39,3'ü 'Orta ve düşük', yüzde 37,4' ü 'Düşük', yüzde 19,5'i 'Orta yüksek'; sadece yüzde 3,7'si (12 adet) 'Yüksek' teknoloji kullanıyor. Ar-Ge diyorsanız, toplam harcama 3,4 milyar liradan 2,8 milyar liraya düşmüş.
* 500 şirketin devleten 5,9 milyar lira 'devreden
KDV alacağı'
var.
* 500 firma içinde yabancı sermayeli
şirket sayısı 153'den 123'e düşmüş.
* 'Brüt katma değer'de TÜPRAŞ (34,9 milyar), JTİ Tütün A.Ş. (10 milyar), EÜAŞ (4,6 milyar) ve Anadolu Efes Bira'nın (3,5 milyar lira) ilk sırayı paylaşmaları, akaryakıt, içki ve sigaraya yapılan zamların etkisine işaret ederken, 'Dönem kârı'nda TPAO (3,3 milyar), EÜAŞ (3,1) ve TÜPRAŞ'ın (1,6 milyar lira) lider olmasınını enerji fiyatlarıyla ikişkilendirmek mümkün gibi. 'Özkaynak', 'Aktif toplamı', 'Vergi öncesi kar' gibi kategorilerde liderlerin kamu kuruluşu (TPAO, EÜAŞ) olması da dikkat çekici.
* 'Net satışlar'da 34,9 milyar lira ile TÜPRAŞ, 18,4 milyar lira ile Ford, 14,8 milyar lira ile TOFAŞ, 11,4 milyar lira ile Oyak Renault var ilk sıralarda. 'İstihdam'a gelince liderimiz 17 bin 753 kişi çalışanı ile Arçelik. 10 bin 593 kişi ile Ford, 9 bin 788 kişi ile TOFAŞ izliyor.
* Listeye Kocaeli'den 80 şirket girerken, Bursalı şirket sayısı yine 37 oldu.
Kuşkusuz sanayi önceliği, finansmanı, rekabetçiliği, teknoloji seviyesi vs. uzun vadeli politikalarla değişebilecek şeyler. Ama önce doktorun filmi iyi okuması lazım.
Örneğin, bankacılık çok sağlam diye övünüp duruyoruz. Bankalar paraya para demiyor; ama bankacılığın 'ülke sanayisini, uygun şartlarda finanse etmek' gibi temel işlevini yerine getirip getirmediği soru işareti. Sanayici bankalardan hiç memnun değil.
Peki sorunlara bakıp karamsar mı olacağız?
Elbette ki hayır!
Bakınız, 500 listesindeki şirketler Türkiye'nin en önemli şirketleri, göz bebeği! Faiz amortisman ve vergi öncesi kârı yüzde 22,8 artışla 76,1 milyar liraya, dönem kârı yüzde 33 artışla 37,7 milyar liraya yükselmişler. Listede sadece 16 firma 'zarar' yazmış.
Bu konjonktürde bu başarıya şapka çıkarılır.
Ama ekonomide 'Yapısal reformlar'ın konuşulduğu bir noktada, bu raporun iyi okunması gerektiği açık.
İyi haftalar...
Facebook
Sayı: 1101 - Tarih: 13.06.2017
Yazarlarımız