Dr. Mevci Ergün - Marka hakkına tecavüz davalarında kullanım def'i

Marka hakkına tecavüz davalarında kullanım def'i


SMK ile tescilli markaların piyasada etkin şekilde kullanılmasının sağlanması ve marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği taleplerinde afaki veya kötü niyetli bir şekilde kullanılmasının önüne geçilmesi amacıyla, aleyhine dava açılan kişi; marka hakkı sahibinden, belirli şartlar altında, tecavüze uğrayan markası kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunmasını def'i olarak ileri sürebilir (SMK m.29/2 ve 19/2).
Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin, mahkemeden SMK'nın 149 (1) madde fıkrası kapsamında belirtilen tecavüz davalarında, karşı tarafın (tecavüz eden) kullanıma ilişkin def'i, marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin anılan madde fıkra kapsamında mahkemede bulunacağı tüm talepler için uygulama görür.
Hakkında marka hakkına tecavüz nedeniyle, SMK'nın 149 (1) madde fıkrası uyarınca dava açılan kişinin, dava sürecinde kullanıma ilişkin ileri süreceği bu savunma itiraz değil, def'i niteliğinde olduğundan mahkemece re'sen nazara alınamaz.
SMK'nın 19 (2) madde fıkrasında öngörülen kullanım def'i düzenlemesi ile, tescilli markaların piyasada etkin şekilde kullanılmasının sağlanması ve marka hakkına tecavüz davalarının (SMK m.149/1) afaki veya kötü niyetli bir şekilde açılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Hukuk düzeni kötü niyeti korumaz. Bu nedenle, marka hakkına tecavüz davasında, kullanım def'ini ileri süren davalının iyi niyetli olup olmaması bir önem taşımaz.1
Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin, mahkemeden SMK'nın 149 (1) madde fıkrası kapsamında belirtilen tecavüz davalarında, karşı tarafın (tecavüz eden) kullanıma ilişkin def'inin ileri sürülebilmesi için aranan şartları, marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin markasını ciddi biçimde kullanmakta olduğu ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması şeklinde, iki ayrı sebebe göre incelemek mümkündür.
Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin, mahkemeden SMK'nın 149 (1) madde fıkrası kapsamında belirtilen tecavüz davalarında, karşı tarafın (tecavüz eden) kullanıma ilişkin def'i ileri sürebilmesi için, tecavüze konu markanın Türkiye'de en az beş yıl süre ile tescilli olması şartı aranır.
Ancak, söz konusu sürenin belirlenmesinde, markanın tescil tarihini izleyen süre değil, dava tarihinden geriye doğru hesaplanacak beş yıllık süre esas alınır (SMK m.29/2).
Markanın Türkiye'de ciddi biçimde kullanıldığını davacı ispat edecektir.
Davacı tarafından marka kullanımın, dava tarihinden geriye doğru beş yıl içerisinde gerçekleştiğinin ispatı yeterlidir.
Kullanımın dava tarihinden geriye doğru beş yıl içerisinde kesintisiz sürdüğünün ispatı gerekmez. Önemli olan, dava tarihinden geriye doğru beş yıl içerisinde bir dönem markanın Türkiye'de ciddi biçimde kullanıldığının ispatıdır.2
Marka hakı tecavüze uğrayan hak sahibinin, mahkemeden SMK'nın 149 (1) madde fıkrası kapsamında belirtilen tecavüz davalarında, karşı tarafın (tecavüz eden) kullanıma ilişkin def'i ileri ileri sürmesi halinde, dava konusu marka kullanılmıyorsa, talebine dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğunu değil, kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir (SMK m.29/2 ve 19/2).
Doğal afetler, savaş, ağır bir ekonomik buhran, ambargo, ithalat kısıtlamaları ve diğer yasaklar kullanmama eylemsizliğine dair haklı nedenler olarak kabul olunmaktadır.3
Yürekten esenlikler ve en içten
saygılarımızı sunarız.



1- Aynı doğrultuda görüş için bkz., Merdivan, F.: Tescilli Marka Hakkına Dayalı Tecavüz Davasında Kullanmama Def'i:6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu Sempozyumu 9 – 10 Mart 2017, BATİHAE Yayın No.523, s.498 (Bildiri)
2- Merdivan, agb., s.498 - 499
3- Yasaman, H./Yüksel, S.: Marka Hukuku 556 Sayılı KHK Şerhi, İstanbul 2004, s.649 - 650
Facebook
Sayı: 1160 - Tarih: 31.07.2018
Yazarlarımız