Dr. Mevci Ergün - Borca batık olma durumunun mahkemece tespiti

Borca batık olma durumunun mahkemece tespiti


Uygulamada, anonim şirketlerin mahkemede görülen 'Borca batık olma durumunun mahkemece tespiti' istemlerinin yargılanmasında, bazı tereddütleri gidermek amacı ile bu çalışma yapılmıştır.
Anonim şirketin borca batık olması durumu, doğrudan doğruya özel bir iflas sebebi olarak kabul edilir.
Bunun nedeni, sermaye şirketlerindeki sorumluluğun şirketin sermayesi ile sınırlı olması, alacağını şirket mevcudundan alamayan şirket alacaklısının, şirket ortaklarına müracaat hakkının bulunmamasıdır.
Buradaki iflas sebebini, kanun, 'şirketin borçlarının (pasifinin) mevcut ve alacaklarından (aktifinden) fazla olması (İcra ve İflas Kanunu/İİK m.179)' veya 'şirketin aktiflerinin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmemesi' (Türk Ticaret Kanunu/TTK m.376, 377) şeklinde ifade etmektedir. Buna kısaca, 'şirketin pasifinin aktifinden fazla olması' demekteyiz.1) Diğer bir ifade ile, TTK m.376 (3) de açıklanan diliyle; 'aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği'şeklinde de açıklanabilir.
TTK m.376 (3) fıkra hükmünde, şirketin borca batık olması durumunda uygulanacak kuralları gösterilmektedir.
Bu fıkra hükmünde belirtilen, 'yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister.' ibaresi, düzenlemenin emredici niteliğini haiz olduğunu açıklar durumdadır.
Bu hüküm uyarınca yönetim kurulu, kanundan doğan yükümlülüğünün gereği olarak, hem işletmenin devamlılığı esasına hem de aktiflerin muhtemel satış değerlerine göre çıkarılan ara bilânço üzerinden aktiflerin şirket alacaklarını karşılamaya yetmediğine karar vermesi ve TTKMUT m.7 de belirtilen tedbirleri almaması halinde şirketin iflası için mahkemeye başvurur (TTK m.376/3 ve TTKMUT m.12/1).
Mahkeme bilanço üzerinden aktiflerin şirket alacaklarını karşılamaya yetmediğinin tespitini, kendiliğinden (re'sen) yapacağı araştırma sonucuna göre verir. Yönetim kurulunun, TTK m.376 (3) gereğince mahkemeye yapacağı bildirimde, subjektif hakları bulunmadığından (subjektif hakkın yokluğu ölçütü),2) şirketin borca batık olma durumunun tespitini mahkemeye bildirmesi ve şirketin iflasını istemesi çekişmesiz yargıya tabidir.
Anonim şirket yönetim kurulunun, borca batıklığı tespit ederek asliye tiçaret mahkemesine yapacağı bildirim üzerine, mahkemede istemin görülmesinde basit yargılama usulü uygulanır.
TTK m.376 ve İİK m.179 hükümlerinde, yönetim kurulunun, şirketin borca batık durumunu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildiriminin ilan edilmesini öngören bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bunun asıl sebebi, TTK m.376 (3) fıkra hükmünün, mahkemeye başvuru zorunluğunu ortadan kaldırabilecek bir yeniliği de içermesidir. Bu sebeple, doktrinde ileri sürülen aksi yöndeki görüşlere katılmamaktayız.3)
Mahkeme, bildirimi aldığında iflas konusunda karar vermek için, duruşma yapmadan ve şirket alacaklılarını dinlemeden, basit yargılama usulüne (HMK m.103/1.e; 316/1.g) göre, kendisine verilen bilançodan şirketin pasifinin aktifinden fazla olup olmadığını inceler; gereken hallerde bu incelemeyi bilirkişiye yaptırır. Mahkeme, şirketin pasifinin aktifinden fazla olduğu kanısına varırsa (ve iflasın ertelenmesi istenmemişse) şirketin iflasına karar verir.4)
Ancak mahkemenin yapacağı araştırma bakımından, iflas kararı vermek için yapılacak araştırma ile iflasın ertelenmesi kararı vermek için yapılacak araştırmayı birbirinden ayırmak gerekir. Yargıtay, isabetli olarak, mahkemenin iflas kararı verirken, tam ve kesin sonuçlara ulaşılabilecek nitelikte, geniş bir inceleme yapmasının gerektiğini vurgulamaktadır (19. HD., 15.10.1993, E/K.7861 – 6649).5) HMK m.385 (1), çekişmesiz yargı işlerinde, niteliğine uygun düştüğü oranda, basit yargılama usulü (HMK m.316 – 322) hükümlerinin uygulanacağını belirtmektedir. TTK' nunda kullanılan 'niteliğine uygun düştüğü oranda'ibaresi, çekişmesiz yargı bakımından çok anlamlı olup, aslında basit yargılama usulü hükümleri çekişmesiz yargıda çok sınırlı bir biçimde uygulanabilir.6) Bu yaklaşım, mahkemenin iflas kararı verirken, tam ve kesin sonuçlara ulaşılabilecek nitelikte, geniş bir inceleme yapmasının gerektiğini usul hukuku bakımından da yerinde olduğunu göstermektedir. 7)
Şirketin iflası, geri dönüşü olmayan, hem şirket alacaklılarının, hem de şirket ortaklarının menfaatlerini yakından etkileyen bir karardır. Bu sebeple, mahkemenin iflas kararını vermek için yapacağı incelemede, şirketin borca batık olduğunun kesin bir şekilde belirlenmiş olması gerekir. Borca batıklık halinde şirketin mali durumunun düzeltilmesi amacıyla iflasın ertelenmesini talep imkanı verildiğinden, şirketin borca batık olduğunu tespit ettiğinde mahkemenin, iflasın ertelenmesinin talep edilmemiş olması ve iflasın ertelenmesi talep edilmiş olmasına rağmen şirketin durumunun iyileştirilmesinin mümkün olmaması halinde, gecikmeksizin şirketin iflasın açılmasına karar vermesi gerekir.8)
Mahkemece yapılacak yargılama sürecinde, ayrıca bir depo kararı verilmesini gerektiren yasal düzenleme bulunmamaktadır.
İİK m.179 ve TTK m.376 da öngörülen düzenleme, İİK m.177 ve devamı madde hükümlerinde öngörülen diğer doğrudan doğruya iflas sebeplerine nazaran özel hüküm niteliğindedir. Bu sebeple, İİK m.177 vd. hükümleri ile İİK m.179 ve/veya TTK m.376 (Eski TTK m.324) yarıştığında, İİK m.179 ve/veya TTK m.376 hükümlerinin öncelikle uygulanması gerekir. Başka bir ifade ile, İİK m.177 vd. yer alan diğer doğrudan doğruya iflas sebepleri, anonim şirketler için, İİK m.179 ve/veya TTK m.376 hükümleri ile çelişmedikçe uygulanabilecektir.9)

(1) Kuru, B./ Arslan, R./ Yılmaz, E.: İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, B.26, Ankara 2012, s.03
(Anılış: Kuru Ders Kitabı)
(2) Geniş bilgi için bz., R./ Yılmaz, E.: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden
Yazılmış 23. Baskı, Ankara 2012, s.68 (Anılış: Kuru usul)
(3) Sayhan, İ.: Anonim Şirketlerde Aktiflerin Pasifleri Karşılıyamamasının Sonucu Olarak İflas ve İflasın
Ertelenmesi, BATİDER, Haziran 2005, C.XXIII, S.1, s.95
(4) Kuru (Ders kitabı), age., s.504
(5) Sayhan, İ.: Anonim Şirketlerde Aktiflerin Pasifleri Karşılıyamamasının
Sonucu Olarak İflas ve İflasın Ertelenmesi, BATİDER, Haziran 2005, C.XXIII, S.1, s.96
(6) Kuru (Usul), age., s.756
(7) Aynı görüş için bkz., Sayhan, agm., s.96 ve Yargıtay 19. H.D., 15.10.1993, E/K.: 7861 - 6649
(8) Kuru, B.: Pasifi ktifinden Fazla Olan Sermaye Şirketlerinin İflası, Ad, 1970, S.10, s.628 (Anılış: Sermaye Şirketleri)
(9) Sayhan, İ.: Anonim Şirketlerde Aktiflerin Pasifleri Karşılıyamamasının Sonucu Olarak İflas ve İflasın
Ertelenmesi, BATİDER, Haziran 2005, C.XXIII, S.1, s.78
Facebook
Sayı: 1211 - Tarih: 06.08.2019
Yazarlarımız