Cevdet Akçakoca - Yakın süreli kehanet ve siyaset yazısı

Yakın süreli kehanet ve siyaset yazısı


Ülkemiz, yeni yılı hoş karşılamadı. Dışarıda en büyük müttefikimizin ne yaptığı belli değil. İçeride ise her gün bir sabotaj, saldırı, ekonomik saldırı. Özellikle kurları tutma imkanı kalmadı. Dünyaya ve bizimle benzer ülkelere baktığımızda, daha önce gelişen ülkeler arasında sayılan BRIC+T tamamen yıkılmış durumda. BRIC + T (yani Brezilya, Rusya, Endonezya, Çin, ve Türkiye) birdenbire kırılgan beşli diye anılmaya başladı. Diğer yandan ise OECD ülkemizi gelişmiş ülkeler arasına aldı.
İnsanın aklı almıyor, ne oluyor? Neler oluyor? Neden böyle? Bir kısım insanlar, bütün bu olanları NATO operasyonları olarak nitelendiriyor. İngiltere operasyonları diye düşünenler var. Bir kısım insanlar ise Avrupa Birliği’nin operasyonları diye iddia ediyorlar. İnsanlarımız isyan halinde. İktidarı suçlayanlar var.
Bütün bunların yanında birdenbire en büyük şehrimizde, dünya şehri İstanbul’da elektrik kesintileri oluyor. Araştırdığınızda, o dev gibi enerji nakil hattı tesislerinden bazılarının yıkıldığını görüyorsunuz. Arkasında kesin sabotaj arıyorsunuz. Bu işlerle uğraştığınızda biraz da paranoya haline geliyorsunuz.
Ben bu konuda ne düşünüyorum?
1. Bu belirsizlik ABD’nin başkanı olmamasına ve başkanlık seçiminden sonraki türlü çeşitli ABD devlet örgütleri ve istihbarat örgütleri arasındaki mücadelenin Türkiye aleyhine devam etmesidir.
2. 20. Ocak’tan sonra, yani yeni Başkanın idareyi eline almasından sonra bu saldırıların biraz daha azalacağını düşünüyorum. Tamamen ortadan kalkmayabilir. Çünkü devletlerin belli bir politikası vardır. Bir başkan değişmesi ile devletlerin belli politikası ve Kırmızı Kitabı hemen değişmez. Ama yeni başkanın politikası yavaş yavaş hakim olmaya başlar.
3. Türkiye’nin bu dönemde ABD ile ve diğer dost ve düşman saydığı ülkelerle ilişkilerini dikkatle gözden geçirmesi ve vaziyet alması gerekir.
4. Türkiye, imparatorluk geçmişi olan, halkının genlerinde imparatorluk geni olan bir ülkedir, öyle kolay kolay diz çökmez, Türkiye’ye düşmanlık etmeye kalkanlar hata ederler.
5. ABD–Türkiye, AB–Türkiye ilişkileri gözden geçirilip tarafların lehine yol haritaları hazırlanmalıdır, dünyada ülkeler Türkiye’nin itilip kakılacak bir ülke olmadığını bilmelidir, bilmeyen de öğrenecektir.
6. Gelelim asıl konuya:
Asıl konu ABD’nin başına şimdiye kadar olanların yerine çok daha değişik bir başkanın gelmesidir.
Bu başkanın gelmesi ile “Amerikan Derin Devleti”, 1980’lerdeki Yarbay North skandallarını her halde göz önüne alacaktır. Hesaplarını ona göre yapacaktır. Amerikan Derin Devletinin dış politikası Trump’ın etkisi altında kalacaktır. Ancak çok büyük değişiklik beklemeyelim.
7. Asıl konuya gelmişken, ne olacak bu TL ve Doların hali sorusuna geliyoruz.
Trump, ilk konuşmalarında ABD’nin üretim gücünü artırmaktan, dışarıda olan paraların çekileceğinden bahsetti. O zaman aklıma gelen şu oldu. ABD’nin ülke dışındaki trilyonlarca doları bir takım operasyonlarla geri alması söz konusudur.
Öyle ise önce ABD’nin yurt dışındaki parası kaç trilyon dolardır. Onu takip edeceğiz.
ABD yurt dışındaki dolarlarını ne kadar oranda çekerse dolar da o kadar oranda değer kazanacaktır. Bunu bilelim. Yani önümüzdeki dönemde de doların değeri artacaktır. Ancak, şimdiki gibi spekülasyon veya akıl almayan artışlar olmayacaktır. Tabii Türkiye ile ABD arasındaki soğukluk devam ederse o başka. Zaten o zaman gerek ABD nin, gerek AB’nin ve gerekse NATO’nun çekiver kuyruğunu gitsin...
Sonuç olarak: İş adamları 2017 yılında da doların değeri artacaktır, ancak hesaplanabilen oranlarda bir artış olacaktır. Kendinizi ona göre ayarlayın, derim....
Facebook
Sayı: 1079 - Tarih: 10.01.2017
Yazarlarımız