Av. Öztürk Yazıcı - İş kazaları ve sigorta şirketine bildirme faydaları

İş kazaları ve sigorta şirketine bildirme faydaları


Tüm önlem uyarılara ve yasalara, denetimlere rağmen ülkemizde iş kazaları malum.
Ocaklar sönüyor.
Canlar yanıyor.
Yanı sıra ülke ekonomisi de
büyük yara alıyor.

İş kazaları sonucunda işverenler de olayın ceza boyutu, cezai müeyyideleri yanında büyük maddi manevi yıkımlara uğrayabiliyorlar.
İş kazaları için yeterli derecede tedbir almadığı için tutuklanan, mahkum olanların haberlerini devamlı okuyoruzdur.
Ama sıra ders ve tedbir almaya gelince yine sınıfta kalıyoruz.
Sorunun kaynağının daha geniş perspektifte olduğunu sadece işverende olmadığını da çok iyi bilenlerdenim.
Geçenlerde bir işveren haklı serzenişlerde bulundu.
Aldı beni, gittik inşaata. Bak dedi şu yukarıda çalışan işçime bak. En az beş kere uyardım. Kafana şu aleti tak. Şu çizmeyi giy, şu gözlüğü tak diye ama yine umursamıyor, patron bu şekilde çalışamıyorum diyor. Kulağından tutup işten çıkarma yetkim var biliyorum ama adamın dört çocuğu var işsiz güçsüz naapacak !
Kısmen haklısın ama haklı olman yetmiyor onun hayatı iyiliği için gerekirse son çare olarak onu işten çıkarman gerekiyor dedim ama sorunun bir kültür sorunu olduğunu unutmayarak.
Bunun gibi pek çok iş yerinde özellikle inşaatlarda işveren ile işçiler arasında da önlemlere tedbirlere riayet etme konusunda büyük ters mücadeleler veriliyor.

Maalesef her türlü tedbirin alınmış ve de denetimlerin eksiksiz bulunduğu inşaatlarda dahi 'işçi bilinci' 'kültür' kaynaklı gördüğüm, bu önlemlere kurallara uymamakta direnen önemli bir işçi sayısı var.
Tıpkı emniyet kemeri takmamakta ve trafik kurallarına uymamakta ısrar eden biz üniversite mezunu aymazlar gibi.
Birkaç yazımda da belirtmiştim.
İş kazaları sonucunda ortaya çıkabilecek milyonluk tazminatlar ekonomik yıkım demek ve çaresi yasal sosyal güvenlik teminatının yanında yeterli mali mesuliyet sigortalarını da ihmal etmemek.

Ancak bir çok işverenin iş kazası olduğunda sigorta şirketine zamanında bildirim yapmadığı için bazı hak mahrumiyetleri yaşadığını görüyor ve buradan uyarmayı görev addediyorum.
Misalen 2015' in Ekim ayında bir iş kazası oluşuyor. İşçi veya yaşamıyorsa yakınları tarafından bir iki sene sonra dava açılıyor. İşveren nasılsa sigortamız var diye rahat.
Açılan dava sonucu sigorta şirketi çıkan tazminatı ödüyor. Fakat tazminata İŞ KAZASI tarihinden itibaren faiz yürütüldüğü için işveren ise kazayı özel sigorta şirketine bir sene sonra veya açılan dava sonucu ihbar ettiği için sigorta şirketi ihbar tarihi ile kaza tarihi arasında yürüyen faizi kabul etmiyor.
Tazminat miktarı büyük olunca doğal biçimde faizi de büyük rakamlar tutabiliyor.

SGK'ya verilen iş kazası beyanı yeterli değil, özel sigorta şirketine salt iki satırlık bir ihbar zamanında yapılmadığı için de işveren bazen yüz binlerce liralık hak kaybı yaşanıyor.
İşte bu satırların sebebi de bu hak kayıplarını yaşamamanız için size bir 'kızını dövmeyen dizini döver' hoca hikayesi türünden ufak bir tavsiye.
İşe yaraması dileklerimle.
Facebook
Sayı: 1163 - Tarih: 28.08.2018
Yazarlarımız