Av. Öztürk Yazıcı - Uluslararası ticarette ödeme araçları

Uluslararası ticarette ödeme araçları


Bugünkü köşemiz, sınai ticari hayatın henüz başlarında olup iç piyasalardan dış piyasalara, ihracata doğru yelken açan ekonomi aktörleri için basit bilgiler içermekte. İthalat ve ihracat, yani dış alım dış satımda ödeme işleri nasıl dönüyor?
Şöyle pratik-basit cümlelerle toparlayalım.
Ödeme araçlarını belli başlı biçimde beşe-altıya ayırabiliriz. Çok bilinen bu enstrümanlara gelişen bankacılık ve teknolojiler sayesinde yenilerinin eklendiğini ve ekleneceğini de unutmayalım.
(BPO gibi ciddi yöntemler)
İlki bildiğimiz nakten, peşin satım (ihracatçıysanız sorun yok). İthalatçıysanız sıkı düşünün.
İkincisi, mal teslimi mukabili ödeme ise yeni ithalatçılarımıza tavsiye edebileceğiz (müşteri pozisyonu uygunsa), ancak ihracatçımız için en riskli yöntem.
Üçüncü yöntem malın vesikasının teslimini (vesaik) mukabili ödeme yönteminde her iki taraf için dengeli bir sistem diyebiliriz; ancak sigortacınız ve gümrükçünüzle iyi pozisyon almalısınız, zira kontrolsüz teslimlerde kumaş yerine bez parçalarıyla karşılaşabilirsiniz, aman dikkat. Bu sistemde araya poliçe sokarak aracı bankadan vadeli ödeme de alabiliyorsunuz (vesaik mukabili vadeli ödeme opsiyonu).
Dördüncüsü de yakın zamanlara kadar çokça uygulama alanı bulan akreditif. Yani bir diğer adıyla şartlara bağlı ödeme aracı. Son opsiyon ise bildiğimiz trampa (mal takası). Takası diğerlerinden ayıran en önemli unsur, para trafiğinin olmaması.
Açık hesap ödeme yönteminin daha çok tercih edilme nedenlerinin başında operasyonel işlem kolaylığı ve bankalara ödenen masraf-komisyon maliyetinin düşüklüğü geliyor. Fakat güvencesiz bir ödeme yöntemi olan açık hesap işlemleri tahsilat riskleri de içermekte. Bu riskleri en aza indirmek için kullanılan ihracat sigortaları da maalesef ihracattaki riski karşılayacak seviyede değil. Bu nedenle, piyasanın hem operasyonel kolaylık hem de banka güvencesi sağlayan ödeme yöntemlerine ihtiyaç duyulmakta . BPO yöntemi de bu enstrumanların başlıca, önde geleni. Yazı sonunda belirteceğim, ama bankanıza sorun.
Piyasa payı şimdilerde yüzde 15-20'lerde dolaşan akreditifi biraz açalım;
ICC dediğimiz Milletlerarası Ticaret Odası uluslararası ticarete bir çok kabul
edilmiş standartlar sınırlamalar kontroller getirmektedir. Akreditifin kurallarını da ICC hazırlamaktadır, UCP ise yürürlükteki Akreditifin kurallarına verilen isimdir. Mesela UCP-600'ün artık dönülebilir akreditifi kabul etmemesi adil dengeli duruşun sonucudur.
Uluslararası ticarette çokça kullanılan ve en bilinen enstrüman olan 'akreditif', şarta bağlı bir ödeme garantisidir.
Alıcının satıcının birer bankası garantörlük yaparlar ve dolayısıyla dörtlü bir sistemden söz edilebilir. Bunlar amir (ithalatçı), amir banka (ithalatçının bankası), lehtar (ihracatçı) ve lehtar bankadır (ihracatçının bankası). İhraç ve ithal eden, aracı bankaları vasıtasıyla istenilen nitelikte ve uygun koşullarda anlaşmalarını gerçekleştirmek amacıyla bu ödeme vasıtasını uygularlar. Standart uygun vesikalar edildiği zaman ihraç eden bedelini alacağını, ithal eden de istediği mala kavuşacağını ön görmektedir.
Dış ticarette yeni diyebileceğimiz enstrüman olan BPO Nedir?
Akreditifin güvencesini mal mukabilinin kolaylığı ile birleştiren yeni bir ödeme yöntemidir. İç ve dış ticarette kullanılır. Firmaların kolaylık ve banka güvencesi taleplerine teknolojinin yardımıyla cevap verir.
Kağıt belgelere özgü sorunları ortadan kaldırır. İnsan hatasını en aza indirir. Alıcı ve satıcının sadece ticaret ile uğraşmasını sağlayarak hayatını kolaylaştırır.
Yaşanmış hikayeden bir anektod daha...
Sakın ha, doğu bloku ülkelerinden hatta Avrupa Birliği'ne yeni katılan sistemlerdeki sigorta şirketlerinin ihracat sigorta garantilerine itibar etmeyin.
Bildiğiniz sigorta şirketlerine benzemezler, bir anda ortada bırakıverirler. Doğu Bloku'nda hukuk henüz istenen seviyede değil ve bizden de 70 yıl geride. Hukuk sistemi de sizi yarı yolda bırakır, davalar bitmez, Türkiye'yi mumla aradığımız oldu.
Saygılarımla.
Facebook
Sayı: 1079 - Tarih: 10.01.2017
Yazarlarımız