Av. Öztürk Yazıcı - Distribütörlükte sıkça karşılaşılan hukuki bir hata

Distribütörlükte sıkça karşılaşılan hukuki bir hata


Distribütörlük, satış hedefi ihracat olan firmaların pazarlarını geliştirmesi ve mevcut pazarlarını korumaları için elzem olan projelerden biri. Sözleşmesel olarak çok ince nüansları olan bir işten bahsediyoruz. Öyle ki, Milletlerarası Ticaret Odası'nın ('MTO') örnek model sözleşmeleri bu konuda 40 civarı sayfadan oluşuyor ve oldukça detaylı.
Bu haftaki yazıda, bu konuda en çok karıştırılan hususlardan biri olan 'distribütörlük/distributorship' ve 'temsilcilik/agent' farkını işleyeceğim.
Distribütörlük sözleşmeleri milletlerarası derecede yapılırken, 'distributorship' ve 'agent' kelimesi, iş hayatında aynı metinde aynı amaç ile kullanılıyor. Ancak bu iki yöntem, milletlerarası hukukta birbirinden keskin bir şekilde ayrılmış durumda. Yabancı mahkeme kararları ve MTO uygulamalarıne göre temsilci, sizin ürününüz için potansiyel müşteri bulan ve sizin o ürünü o müşteriye satmanız durumunda komisyon alan, burada pazarlık yapma yetkisine de sahip olan kişiye deniyor. Distribütör ise ürünü sizden, daha önceden anlaşılan bedel üzerinden satın alıp sonra kendi müşterilerine satışını yine sizin komut ve şartlarınıza göre gerçekleştiren kişiye deniyor.
Eğer bir sözleşmede veya bu distribütör ile yapılan yazışmalarda ve saire; distribütör için aynı zamanda 'agent' kelimesini kullanırsanız, hukuki sorun orada başlıyor. Bu konuda iki kelimenin birbirine karıştırılması hem gereksiz ticari sorunlara, hem de hukuki uyuşmazlıklara neden olabiliyor. Örneğin yurtdışındaki bir şirkete distribütörlük verdiniz, sözleşmeyi yaptınız, ancak sözleşmenin içinde aynı kişi için 'agent' ifadelerini de kullandınız ve kişinin görevlerini yeteri kadar tanımlamadınız. Bu durumda o distribütöre aslında fark etmeden, sözleşme kapsamında satılmakta olan ürünler haricinde de pazarlama faaliyetleri yürütmesi için yetki vermiş olabiliyorsunuz. O kişi örneğin sizden bin birim ürün almış ve onları o bölgede distribütörlük kapsamında satma yetkisine sahip olmuş olsa bile, böyle bir durumda, o ürünlerin dışında da firmanız hakkında 'ticari temsilci' imiş gibi pazarlama yetkileri elde etmiş oluyor ve sözleşme kapsamında olmayan ürünler hakkında da 'komisyon ücreti' almaya hak kazanmış, hatta ürünler için pazarlığı da istediği gibi sağlama olanağı almış olabiliyor.
Bu konuda en sık karşılaşılan milletlerarası hukuki uyuşmazlık olaylarında; distribütörlüğü alan kişi; 'sözleşmede distribütörlük ve bunun kapsamı net belirtilmemiştir, aslında beni 'agent/temsilci' olarak atamışlardır' iddiasında bulunup, ürünün sahibi olan şirketten ek tazminat talebinde bulunuyor.
Tek bir kelime hatasından dolayı tüccarın canının yanmaması için, MTO gibi kuruluşlar 'temsilci' sözleşmeleri ve 'distribütörlük' sözleşmelerini tamamen ikiye ayırıyor ve model sözleşmelerini ona göre dizayn ediyorlar. Karşılaşılan onlarca ince hatalardan küçük bir örnek olan bu duruma dikkat etmek şart.
Özellikle ihracatçı firmalarımızın yukarıda yazılanları not etmelerinde fayda bulunduğunu belirterek, iyi haftalar dilerim.

Av. Bahadır Yazıcı
Facebook
Sayı: 1211 - Tarih: 06.08.2019
Yazarlarımız