Ahmet Özenalp - Yeni gümrük kanunu taslağı çok önemli düzenlemeler getiriyor...

Yeni gümrük kanunu taslağı çok önemli düzenlemeler getiriyor...


Yeni gümrük kanunu taslağı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere, gümrükle işi olan kesimlerce öncelikli olarak paylaşıldı. Konuyla ilgili görüşleri istendi. Bir çok yere fikirlerimizi yazdık. Ayrıca konuyu gazetem aracılığıyla iş dünyası ile paylaşmak istedim.
2000 yılında yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu 248 madde olarak yasalaşmıştı. Taslak iki adet geçici ve yürürlük maddeleri dahil 228 madde olarak düzenlenmiş, on bir (11) kısımdan oluşuyor.
Taslakta, işi gereği gümrük mevzuatı kapsamına giren faaliyetlerde bulunan kişiler Ekonomik Operatör, Yetkilendirilmiş Yükümlüler de Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör olarak tanımlanmıştır. Bu kavram hakkında biraz bilgi vermekte sanırım fayda var. Çünkü sosyal medyada konuyla ilgili değişik tanımlar ve değişik yorumlar yapılıyor. Konu dünya devletlerinin literatürüne 11 Eylül saldırılarıyla girmiştir. AOE Authorized Ekonomik Operatör Statüsü, güvenlik kavramı içinde geliştirilmiş bir sistemdir.
Konu daha AB'de telaffuz edilmeye başladığında, 14.05.2005'te 'Dünyada ve Avrupa Birliğinde Gümrük –Ticaret Politikaları' konferansı tertipledik. Daha sonrada bu konferansı kitap haline getirdik. İGMD' nin 26 sayılı yayımında konuyu detaylı olarak inceleme fırsatını bulabilirsiniz. Aslında derneklerimizin bu konuyu yeniden gündeme taşıyarak gümrük müşavirlerinin AOE Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör hakkından otomatik olarak faydalanmasını sağlamalıyız. O günkü konuşmalar bu kapsamda şekillenmişti. Konu yabancı otoritelerle tartışıldı. Dünya Gümrük Örgütü temsilcisi Simon Royals, Confiad temsilcisi ve akademik temsilciler...
Konumuza tekrar dönüyorum. Taslakta, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması ile ilgili ibareler yer almamaktadır. Dolayısıyla; gümrüğe sunulan eşyaya, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edileceği ve bu işlemlerin, denizyolu ile gelen eşya için özet beyanın verildiği tarihten itibaren 45 gün, diğer bir yolla gelen eşya için özet beyanın verildiği tarihten itibaren 20 gün içinde tamamlanması gerektiği hükümleri de yer almamaktadır.
Buna karşılık taslakta, 'geçici depolanan serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması veya yeniden ihraç edilmesine ilişkin işlemler eşyanın gümrüğe sunulduğu tarihten itibaren 90 gün içinde tamamlanır.' ibaresi yer almaktadır. Bu süre içerisinde işlemleri tamamlanmayan eşya tasfiye edilecektir.
Taslakta, gümrük rejimleri ile ilgili olarak da değişiklik yapılmıştır. Gümrük kontrolü altında işleme rejimi çıkarılmış. Geçici ithalat rejimi ise 2000 yılından önceki tabir olan geçici kabul rejimine dönmüştür. Serbest bölgeler ve nihai kullanım işlemleri gümrük rejimi olarak taslakta yerini almıştır.
Fikri ve sınai mülkiyet haklarının gümrüklerde korunması ile ilgili mevzuat, kişilerin gümrük mevzuatına ilişkin hak ve yükümlülükleri bölümünde ayrıca düzenlenmiştir.
Bağlayıcı tarife bilgisinin süresi 3 yıl olarak düzenlenmiştir. (4458 Sayılı Gümrük Kanununda 6 yıl)Kişilerin, gümrük idarelerinin kararlarına karşı itiraz etmeden doğrudan dava açabilmeleri yönünde düzenleme yapılmıştır. (Bknz. MADDE 35: Kişiler, itiraz etmeden doğrudan dava açabilir.)
Hiç alınmadığı veya noksan alındığı tespit edilen vergilere ilişkin tebligat, 4458 sayılı kanuna göre gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren 3 yıl içinde yapılıyorken, taslakta bu süre, vergi yükümlülüğünün doğduğu tarihi takip eden yılbaşından itibaren 3 yıl olarak düzenlenmiştir. (Bknz. MADDE 83: vergi yükümlülüğünün doğduğu tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl geçtikten sonra tebliğ edilmez.)Değerli okuyucular, bir dahaki hafta diğer değişikliklerle, 'Yeni Gümrük Kanunu Taslağı Çok Önemli Düzenlemeler Getiriyor-2' başlığı altında aynı konuya tekrar değineceğiz.
Sayı: 1075 - Tarih: 13.12.2016
Yazarlarımız