Adil Gökçadır - Olmaz böyle şey...

Olmaz böyle şey...


Çalışanların maaşlarının bankadan ödenmesi yolu ile vergi kayıplarının önlenmesine dönük yönetmelik, 2012 yılında uygulamaya geçmişti.
O tarihlerde yazdığım yazıdaki cümlelerden birisi şöyle:Vergiyi tabana yaymak elbette doğru ancak, önceliğin vergi de adaleti sağlamak olması gerekmez mi.. Her konuda olduğu gibi.
Örneğin Kayıp, Kaçaklar. Harcadığınız elektrik bedelini, vergilerle, kayıplarla, v.b. ilavelerle iki misline çıkaran Elektrik faturanıza bakarken sigortanız atmıyormu.. Elektrik kaçaklarını, akaryakıt kaçaklarını, Hastanelerdeki, Sosyal güvenlik kurumlarındaki v.b. pek çok yerde gözler önünde yapılan istismara bakıp içerlemeyen varmı.. Aslında istenirse önlenebileceğini bildiğiniz bu haksız bedellerin, dürüstçe faturasını ödeyen vatandaşa yüklenmesi adaletmi..
Yeni vergiler, vergi zamları, Eneji zamları söz konusu olunca, bir araştırma komisyonunun 2005'te hazırladığı ibret verici, çarpıcı rapor geldi aklıma..
TBMM akaryakıt kaçakçılığını araştırma komisyonu bir çalışma yapmış..Komisyon başkanı AK Parti Bitlis Milletvekili Vahit Kiler. Tarih 6 Temmuz 2005. Yargı süreci 2012'de devam ediyordu. Sonucunu bilemiyorum..
Bu komisyonun yaptığı araştırma sonucu hazırladığı rapora göre, 2003-2005 yılları arasındaki 2 yılda, Türkiye'ye kaçak olarak sokulan akaryakıt miktarı tam 7 milyon 814 bin ton.. Yani yaklaşık olarak 10 milyon m3.., Yani 10 milyar litre..
Bu miktar yaklaşık 780 bin karayolu tankeri ile taşınabilecek bir miktar.. Sadece iki yılda yapılan akaryakıt kaçakçılığı.. Yaklaşık GÜNDE 2000 karayolu tanker ile taşınabiliyor..
Öyle bir miktar ki, iki sene süresinde yaklaşık 1,5 milyon arabanın deposunu haftada bir gün doldurmaya yetiyor..
Buradan doğan vergi kaybı hesaplanmış..
İki yılda tam 10.7 milyar TL..Yani o günün kuru ile 8 milyar, bugünün kuru ile 1.9 milyar dolar.. Ve bu aysbergin görünen kısmı..

Ben bu parayla Türkiye'ye tam 150 tane yeni ve donanımlı meslek okulu kurulur diyeyim, siz daha neler yapılabilir hayal edin..
Maliye rakamları farkedince işi ciddiye alıp soruşturma başlatmış..Miktar öyle bir miktar ki, bu kadar akaryakıt öyle sokakta, el altından dağıtılacak falan gibi değil..
Akaryakıt dağıtım şirketleri bazında yapılan soruşturma neticesinde şirketlere cezalar kesilmiş..Toplam ceza 1milyar 666 milyon 935 TL
10,7 Milyar TL kayıp, 1,7 milyar TL ceza..Burada rahatsız edici olanlardan biriside, bu kadar büyük miktarda akaryakıt Türkiye sınırlarından, gümrüklerinden nasıl belgesiz, denetimsiz, geçer, nasıl kayıt altına girmez..
İhracat nedir, ithalat nedir, nasıl yapılır, hangi evraklar düzenlenir, bu işlemler için devletin hangi kurumlarıyla muhatab olunur, mal nasıl yurt dışına çıkar, nasıl girer, ödemesi nasıl alınır, nasıl verilir iyi bilen, bu işlemleri yıllarca yasalara uygun şekilde yapmış bir adam olarak söylüyorum, akıl almıyor..Bu kadar istismara cesaret akıl tutulmasınanda öte birşey.
İlgili kurumlar vazifelerini yasalarda, yönetmeliklerde ve tüzüklerde yazdığı gibi yapıyorlarsa, söylüyorum böyle bir akaryakıtın Türkiye sınırları içine kayıtsız girmesi mümkün değildir..Daha ötesi, herkes işini dürüstçe yapsa damlası giremez ve çıkamaz..Bunun yaşanabilmesi için suça iştirak sayısı insanı ürkütüyor. Bu yanlızca çarpıcı bir örnek..
Nice değişik örnek göstermek mümkün..Türkiye'nin ekonomik bütün problemlerinin özü, bu ve benzeri örneklerin bileşkesinden ibarettir ve bunun rozeti, partisi yoktur...Hırsız , heryerde hırsızdır. Güçlü bir Türkiye, mutlu Türk insanları istiyorsak, çözüm yolunda önemli adreslerden biride Kayıp ve Kaçaklar ve görev suistimalleri meselesidir.
Facebook
Sayı: 1226 - Tarih: 26.11.2019
Yazarlarımız