Haber Detayı - Bursa'nın nitelikli turizm yatırımına ihtiyacı var
Bursa’nın nitelikli turizm yatırımına ihtiyacı var

Bursa'nın nitelikli turizm yatırımına ihtiyacı var


Elif Didem Danacıoğlu


'Bursa'da otel yatırımı düşünenler oteli belli bir konseptte yapmayı planlamalılar.Bursa turizmini destekleyecek oteller yapılması lazım. Sadece oda yatırımına değil, Bursa'nın nitelikli yatırıma ihtiyacı var' diyen Ersin Yazıcı, Kür merkezlerinin olduğu ve Bursa'ya değişik bir portföy katacak olan termal turizmi, sağlık turizmini, kongre ve toplantı turizmini destekleyecek otelleri doğru bulduğunu söyledi.

'Bursa'nın termal kaynaklar bakımından zengin olmasına rağmen bu potansiyelinin yeterince değerlendirilmediğini düşünüyorum' diyen Almira Hotel Genel Müdürü ve GÜMTOB Yönetim Kurulu 2. Başkanı Ersin Yazıcı, Bursa'daki otellerin termal turizmine göre projelendirilmediğini ve tüm otellerin şehir oteli konseptinde hizmet verdiğini belirtti. '2017 yılı Ekim sonu Bursa'ya yerli 1,5 milyon ve yabancı 560 bin kişi gelmiş. Bursa genelinde 105 tesiste 9 bin odamız ve 18 bin 500 yatağımız var. Bizim buradaki gayemiz 2017 yılında 2015 yılını yakalamaya uğraşmaktı ve yakaladık' diyen Ersin Yazıcı, 2018 yılında ise 2014 yılını yakalamayı hedeflediklerini vurguladı. Mevcut yatak kapasitesinin daha fazla artırılmaması gerektiğini ve düşük fiyatlarla daha fazla yıpranmasını önlemek adına turizm yatırımlarını gözden geçirmekte fayda olduğunu düşünen Ersin Yazıcı ile turizmi konuştuğumuz röportajımız...

Ülke turizmini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'nin 1,5 milyon civarında yatak kapasitesi bulunuyor. 2013 yılından 2016 yılına kadar yaşanan politik problemler, bölgemizdeki huzursuzluk geliştirdiğimiz bu pazarları kaybetmemize sebep oldu. Politik gerilimler nedeniyle turist sayısı % 30-40 oranında azalmıştır. Son yıllarda yaşanan olumsuzluklar nedeniyle ülke olarak düşen bir trendimiz var. Bugün gelinen noktada ülkemiz için Uzak Doğu, Orta Doğu ülkeleri ve Rusya kurtarıcı ülkeler olarak devreye girdi. Türkiye güneşi daha az gören ve kültür turlarına önem veren Avrupa'dan gelen turist ile yatak kapasitesini dolduruyor. Uzak Doğu ülkeleri İstanbul'a ve ağırlıklı olarak kültür turlarına ilgi gösterdi. Antalya ise yerli turist, İran, Orta Doğu ve Rusya'dan aldığı turistlerle turizmde ayakta kalmaya çalıştı. 2014 yılında 34 milyar dolar turizm gelirimiz varken bu rakam 2017 yılında 20 milyar dolara gerilemiştir. Bu sebep ile yatırımcıların bu rakamları dikkate alarak yatırımlarını planlamalarını tavsiye ediyorum.
TÜRKİYE KALİTELİ TURİSTİ DE KAYBETTİ
Ülkemizin; Orta Doğu, Uzak Doğu ve Rusya'dan gelen turistler ile birlikte Avrupalı turistlere de ihtiyacı var. 2016 yılına göre 2017 yılında turizmde % 20'lere varan bir hareketlilik görüldü. Bu hareketliliği daha çok Rusya'dan gelen turistler sağladı. Maalesef Uzak Doğu ve Orta Doğu bu açığı kapatamadı. Bu anlamda kan kaybeden turizm, diğer kan kaybını da ortalama oda fiyatlarında yaşadı. Ortalama oda fiyatlarındaki düşüş ile birlikte Türkiye kaliteli turisti kaybetti bu durum da ortalama oda gelirlerinde çok büyük hasara sebep oldu. Bu hasarı daha iyi görebilmek adına ülkemize bırakılan kişi başı gelirin dikkate alınması ve bu gelirlerin nasıl yukarı çıkarabileceğimizi düşünmemiz gerekiyor. 2014 yılında 828 dolar olan bu rakam 2017 yılında 656 dolar olarak gerçekleşmiştir.
İSTANBUL'UN TURİZMDEN ALDIĞI PAY ARTTIKÇA BURSA'DA DA TURİZM HAREKETLENİYOR
Türkiye, mevcut yatak kapasitesini doldurmak için daha çok çalışmalı, ürün çeşitliliğini artırarak dünyada üst sıralara oynamalı. Ülke olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Bu olumsuzluklardan ilk etkilenen sektörlerin başında da turizm geliyor. Mevcut yatak kapasitesinin daha fazla artırılmaması gerektiğini ve düşük fiyatlarla daha fazla yıpranmasını önlemek adına turizm yatırımlarını gözden geçirmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Bursa'nın Türkiye turizminden aldığı pay % 1 oranında ve bu oranı ağırlıklı olarak İstanbul üzerinden kültür turizmi ile gelen turistler ve Ortadoğulu turistler oluşturuyor. Yani Bursa başlı başına bir destinasyon değil. Bursa'nın 2. büyük pazarı ise sanayisi. İş turizmi için Bursa'ya gelen yerli ve yabancı iş adamları otellerimiz için çok önemli bir payı oluşturuyor. İstanbul'un turizmden aldığı pay arttıkça bu durum Bursa turizmini de olumlu etkiliyor. Ayrıca; Aralık, Ocak ve Şubat aylarında Uludağ'a yakın illerden ve az da olsa yurtdışından gelen misafirler ile kış aylarında hareketlilik yaşanıyor.
Bizim bu aşamada neler yapmamız lazım?
Yurtdışından yeteri kadar turist alamıyorsak eğer; İstanbul, İzmir ve Ankara gibi yakın illere odaklanarak Türkiye içerisinde dolaşan turistleri değerlendirmeli ve onları Bursa'ya çekmek için çaba harcamalıyız. Son 3-4 senedir BTSO ve Tüyap tarafından fuarlara daha çok ağırlık verilmektedir. Fuar dönemlerinde Bursa'daki doluluk oranları % 70'lerin üzerine çıkıyor. Aynı zamanda sadece oteller değil, fuarlardan bütün şehir faydalanıyor. Fuarlar, şehirleri tanıtan önemli ölçüde bir satış unsurudur.. Fuar için Bursa'ya gelen pek çok misafir bir sonraki gelişinde ailesiyle birlikte geliyor. Otelimizde kalan misafirlerden bu durumu net olarak görebiliyorum. Bunun yanında Ortadoğu, iş Turizmi, Kültür turları dışında da turizm ürünlerimizi çeşitlendirmeliyiz.
TERMALİMİZİ DOĞRU
PAZARLAYAMIYORUZ
Bursa'nın termal kaynaklar bakımından zengin olmasına rağmen bu potansiyelinin yeterince değerlendirilmediğini düşünüyorum. Bursa'daki otellerin termal turizmine göre projelendirilmediğini görüyoruz. Tüm oteller şehir oteli konseptinde hizmet veriyor.
BİZ BİR AFYON DEĞİLİZ, AFYON DA OLAMAYIZ..
Afyon'daki tesisler şehrin coğrafik özelliklerinden dolayı geniş araziler üzerine inşa edilmiştir. Afyon'da en son açılan otelin SPA'sının büyüklüğü 11 bin metrekare. Bu nedenle bu metrekarelerde Bursa'da sadece SPA yatırımı yapmak mümkün değildir. Afyon göz alıcı ve büyük tesisleri ile turistleri etkiliyor. Bursa'da ise daha çok şehir otelciliğini ve termali birlikte yaşatmaya çalışan otellerimiz mevcut. Bursa'daki oteller bu anlamda Afyon ile kıyaslanmamalı. Bizim lobilerimizde bornozla gezen misafir görmek çok zordur mesela, Bursa otellerinde SPA kullanımı daha çok günün stresinden yorgun düşen iş amaçlı gelen konukların 2-3 saatlik dinlenme unsuru olarak kullandığı aktivitelerdir.
Sağlık Turizmi Bursa'da gelişebilir mi?
Kesinlikle gelişebilir... Bunun için altyapıya ve termal otellerin çoğalmasına ihtiyacımız var.
Bugün için Bursa'nın otel ihtiyacı var mı?
Şu an için yok; fakat Bursa'da otel yatırımı düşünenler oteli belli bir konseptte yapmayı planlamalılar. Bursa turizmini destekleyecek oteller yapılması lazım. Sadece oda yatırımına değil, Bursa'nın nitelikli yatırıma ihtiyacı var. Kür merkezlerinin olduğu ve Bursa'ya değişik bir portföy katacak olan termal turizmi, sağlık turizmini, kongre ve toplantı turizmini destekleyecek otelleri doğru buluyorum. Diğer gelen yatırımlar sadece mevcut pastadan pay almak için çaba gösterecek ve bu da hali hazırda düşük seyreden fiyatları daha da düşürecektir. Yatırımcıların bu noktada doğru düşünmesi ve fizibiliteyi yaparken dikkat etmesini öneririm.
BURSA'YA GELEN
BİR MİSAFİRİN KALIŞ SÜRESİ 1.88 GÜN
2017 yılı Ekim sonu Bursa'ya yerli 1,5 milyon ve yabancı 560 bin kişi gelmiş. Bursa genelinde 105 tesiste 9 bin odamız ve 18 bin 500 yatağımız var. Bizim buradaki gayemiz 2017 yılında 2015 yılını yakalamaya uğraşmaktı ve yakaladık. 2018 yılında ise 2014 yılını yakalamayı hedefliyoruz.
Bursa'nın turist sayısının yanı sıra ortalama kalış sürelerini uzatmaya yönelik çalışmalar yapması çok önem arz etmektedir. 2017 yılında Bursa'ya gelen bir misafirin kalış süresi 1.88 gün olarak gerçekleşmiştir. Bu süreyi 2 gün ve üzerine çıkarmak turizm gelirlerimizi her alanda çok etkileyecektir.
BURSA'YA GELEN TURİST ÜLKERİNDEN İLK SIRA KUVEYT VE SUUDİ ARABİSTAN'IN
Bursa'ya en çok Kuveyt ve Suudi Arabistan'dan turist geliyor. 2017 yılında öne çıkan ülkeler Çin, Malezya, İsrail ve Japonya. Bursa'da daha yapılması gereken çok şey var. Öncelikle, Bursa'nın sağlık turizmine çok önem vermesi gerektiğini düşünüyorum. Güvenlik, temizlik ve iyi hizmeti doğru bir şekilde verebilirsek başarılı oluruz. Türkiye'nin dünya turizminden daha fazla pay alabilmesi için daha çok yol alması gerekiyor. En büyük payı Fransa ve İspanya alıyor.Türkiye'nin kaybettiği %30 luk pay İspanya, Fransa ve Yunanistan'a kaydı.
Bursa otellerinde sağlık turizminin dışında eksik var mı?
Bence eksik yok... Uluslararası zincir otellere sahip olmamız Bursa'nın şehir olarak marka değerini yükseltmiştir. Fakat bu markaların beklendiği gibi kendi potansiyellerini yaratmak veya Bursa potansiyelini artırmak yerine mevcut turizm pastasından pay almaya çalışması nedeniyle beklentilerin karşılanmadığını söyleyebilirim. Son yıllarda gerçekleştirilen turizm yatırımlarının tümü Avrupa'daki pek çok otelden daha özenli ve güzel oldu. Ancak buna rağmen odalarını değerinde sattıklarına inanmıyorum, hak ettikleri rakamı almıyorlar. Turizmde zor bir dönem geçirdiğimiz için bu zorluk yaşanıyor. 2013 yılından itibaren yaşanan olumsuzluklar ile yatırımların geri dönüşünün tahmin edilenden %25 daha yavaş olacağı kanaatindeyim.
2018 yılı öngörüleriniz nelerdir?
2018 yılı, eğer 2017 yılı gibi giderse oranların daha da yükseleceğine inanıyorum.
Önümüzdeki 3 senede de özlenen geçmişi yakalayabiliriz diye umut ediyorum.


Almira'nın yeni yatırımından bahseder misiniz?
Almira Ailesi olarak ülkemize ve güzel geleceğimize inancımız tam.Almira, Bursa'nın ilk 5 yıldızlı otelidir. Yeni Almira, 30 senelik tecrübesini yenilenmesine yansıtacak. Sayısız yerli ve yabancı devlet insanına ev sahipliği yaptı. Yeni yüzü, yeni mimarisi ve yeni olanaklarıyla şehrine değer katacağını düşünüyorum. Mevcut binanın devamı olarak yapılacak ve Bursa'nın misafirlerini Bursa kültürü ile bir Bursa Markası olarak gururla ağırlamaya devam edecek.
Facebook
Sayı: 1132 - Tarih: 16.01.2018
Yazarlarımız