Haber Detayı - Bilişim sektörüne güçlü sinerji
Bilişim sektörüne güçlü sinerji

Bilişim sektörüne güçlü sinerji


Elif Didem Danacıoğlu


'Türkiye, genç nüfusu itibariyle yazılım üretmeye çok uygun bir ülke' diyen BİSİAD Başkanı Dağhan Uzgur, 'Bursa'nın yazılım üreten bir kent olmaya ve dinamiklerinin de uygun olduğunu düşünüyoruz' dedi.

Yirmi yıllık geçmişe sahip köklü bir derneğin başkanlık görevine seçilen Dağhan Uzgur, bilişim sektöründe ürün ve hizmet üreten birbirinden değerli şirketlerin yer aldığını, dünyaya yön veren bilişim sektörü adına önceliklerinin, Bursa'daki bilişim sektörünün gelişimi için yeni birliktelikler sağlayacak projeler üretmek olduğunun altını çizdi.
Bursa'da bilişim sektörüyle ilgili önemli gelişmeler yaşandığını vurgulayan BİSİAD Başkanı Dağhan Uzgur,'Bursa, 'Yazılım Vadisi' projesi ile bilişim kenti olma yolunda önemli bir yol kat etti. Bilişime bu kadar önem vermemizin sebebi hayatımızın her alanında kullanıyor olmamızdır. Bursa'yı bir yazılım kentine dönüştürmek konusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz' dedi. Uludağ Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi ULUTEK'te tamamlanan 'Yazılım Vadisi' projesinin diğer fazları için çalışmaya devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Dağhan Uzgur, projenin ilk fazı tamamlandıktan sonra 'Yazılım Vadisi' projesine destek gelmediğinin altını çizdi. İşte, BİSİAD Başkanı Dağhan Uzgur ile Yazılım Vadisi projesinden Endüstri 4.0'a ve yerli otomobile kadar her şeyi konuştuğumuz röportajımız...


BİSİAD'ın yeni dönem projelerinden bahseder misiniz?
Bilişim sektörünün ilk mesleki iş adamları derneği BİSİAD, sektörün büyümesi adına akılcı politikaları ortaya koymaya ve mevcut projelerine devam ediyor. Yeni yönetim olarak önceliğimiz Bursa'daki bilişim sektörünün gelişimi sağlamaktır. Geçmiş dönemimizde BİSİAD projesi olan Yazılım Vadisi adında ULUTEK'te bir çalışmamız olmuştu. BEBKA'dan sağlanan 1 Milyon TL hibe ile projemizi gerçekleştirdik. Yazılım Vadisi ile ULUTEK'e bilişim kütüphanesi ve çağdaş toplantı odaları kazandırdık. Bu proje ile ULUTEK'in yeniden gündeme gelmesini sağladık, doluluk oranının arttırılmasını katkı sağladık. Uludağ Üniversitesine Bilgisayar Mühendisliği Bölümü ile ilgili talebimiz olmuştu, uzun yıllar süren talebimiz sonucunda bölüm açıldı ve mezun verecek. BİSİAD, bölüm açıldıktan sonra da bölüm öğrencilerine başarı bursu sağlayarak bölümün daha çok tercih edilmesini sağladı. Hedeflerimiz içerisinde bilişim sektöründeki üyelerimizi bir araya getirmek, ortak sinerji ve neticesinde dev projelerin ortaya çıkabileceği bir ekosistem oluşturmak var. BİSİAD sadece bir iş adamları kulübü değil, aynı zamanda iş dünyasına iş kazandıran ve ortak projelerin geliştirildiği bir platform olarak görev üstleniyor. Üyelerimizle birlikte bir çok proje üretiyoruz.
Sektörü kaynaştıran sosyal etkinliklerimizle de firmaları birbirleri ile tanıştırıp, kaynaştırarak rekabeti fiyat odaklı değil, kalite odaklı olma yolunda geliştiriyoruz. Yeni dönemde mevcut çalışmalarımıza ek olarak üyelerimizin kollektif olarak yurt dışında iş yapmalarını sağlayacak çözümler üreteceğiz. Dünyanın önemli küresel güçlerinden birisi olmayı hedefleyen ülkemiz için bilişim birliktelikleri büyük önem arz ediyor.
Bursa'da bilişim ile ilgili önemli gelişmeler kat ettiğimizi düşünüyorum. Bursa'yı bir yazılım kentine dönüştürmek konusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Türkiye çapında bilişim denildiğinde akla ilk gelen kentin Bursa olması için projeler geliştiriyoruz. Firmaların marka değerlerini arttıracak ortak tanıtım olanakları, fuar ve sergiler ve düzenlediğimiz eğitimlerle çalışan kalitesini yükseltmek ana hedeflerimiz.
Bilişim sektöründe yaşanan son gelişmeleri paylaşır mısınız?
Bilişim sektörü dünyada her geçen gün daha değerli hale geliyor. Türkiye ne yazık ki bilişim sektörü gelirleri açısından hedeflenen rakamların gerisinde. Endüstri 4.0, robot teknolojileri ile dünya yeni bir değişim yaşıyor. Buna değişimi görebiliyor olmak bu milada tanıklık ediyor olabilmek büyük bir şans ancak tüm dünya dönüşürken ülkemizde bu değişimin yavaş ilerlediğini görmek bir o kadar üzüntü veriyor.
Ülkelerin kalkınmasında bilişimin aldığı rol görmezden gelinemeyecek seviyelere ulaşmış durumda. Bilişimde tüketen değil, üreten olmak için acele etmeliyiz. Türkiye'nin, genç nüfusu itibariyle yazılım üretmeye çok uygun bir ülke.
Sektörler bilişim alanındaki gelişmelere ne kadar hazır?
Çatı federasyonumuz MARSİFED ile ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz Endüstri 4.0 toplantıları ile sektörlerimizi Endüstri 4.0'a hazırlıyoruz. Mobilya ve otomotiv sektörü için başlattığımız çalışmalarla dönüşüm ihtiyaçlarını belirliyor daha verimli üretim için önerilerde bulunuyoruz. Farklı sektörler ile bilişimcileri bir araya getiriyor ve dönüşümün hızlanması için projeler üretiyoruz. Dönüşümü ne kadar hızlı gerçekleştirebilir isek dünya ile rekabetçi ürün ve hizmet üretmede o kadar hızlı şekilde başarı sağlayabiliriz.
Türkiye'nin büyük ekonomik problemlerinden biri olan cari açığı kapatmak için bilişim sektörü en hızlı aksiyon alınabilecek sektör. Bu önem nedeniyle bu dönemde yürüttüğümüz çalışmalarda BTSO desteğini de güçlü şekilde yanımızda hissetmek istiyoruz.
Bursa'da sektör bilgi birikimi ve üretim açısından dünya ile yarışır boyuta geldi mi?
Çağı yakalamak ve dünya ile rekabetin yolu bilişim ve bilişim teknolojilerinden geçiyor. Yazılım ve katma değeri yüksek donanım ihracatındaki her artış Türkiye'nin kalkınmasında ciddi bir fark oluşturacaktır. Bursa'yı bir yazılım ve bilişim kenti yapma konusundaki düşüncenin gayet makul ve gerçekçi olduğunu düşünüyorum.
Şimdi bunu daha ileri taşımak firmalarımızın birikimlerini ortaya koymak zorundayız. Türkiye doğru adımları atarak trilyon dolarlık dünya pazarından hak ettiği payı alabilir. Ancak bunu yapabilecek insan kaynağı şu an yetersiz. Eğitim sistemimiz bilişim teknolojileri geliştirecek zihinler yetiştirmek için uygun değil.  Bu problemi aşabilmek için öncelikle bilime dayalı eğitim sistemine geçiş yapmamız gerekiyor.
Yerli yazılım pazarı
Türkiye'de ne durumda?
Yazılım sektörü çok karlı bir sektördür. Ama ürettiğiniz yazılımı pazara sunmak yerine sadece kendi kullanımınız için geliştiriyorsanız bu yatırım dünyanın en kötü yatırımı olabilir. Kamunun kendi işini kendi yazılımını kendi yapmaya çalışması sektörün gelişimi için olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Kamu, sadece kendi kullanımı için bireysel yazılım üretmek yerine, kaynağı özel sektöre kaydırabilir ise ülkemiz adına daha fazla katma değer ve daha kaliteli yazılımlar üretilebilir. Yazılımın en büyük müşterisi olabilecek kamunun piyasadan alımını arttırması yerli yazılımın gelişimi için önemlidir.
Bilişim teknolojilerini
ne ölçüde kullanıyoruz?
Türkiye, sosyal medya ve haberleşme teknolojilerini iyi kullanıyor. Sabah gözümüzü açtığımızda ilk kontrol ettiğimiz akıllı telefonumuz oluyor. Özellikle genç nüfusumuz ile tam bir internet tüketim toplumuyuz. Kullanımın tüketime yönelik olmasının ise farklı sebepleri var. Türkiye'de yıllardır süregelen düşük internet hızları ve kotaları nedeniyle Türk gencine açıkça üretme, tüket denmiş oluyor. Satışı yapılan internet paketlerinde, internete gönderme hızı ile indirme hızı arasında ciddi farklılıklar var. İndirme yükleme oranlarının bu kadar farklı olmasına sebep olacak teknik bir engel yok. Tamamen bir tercih olarak gençlerimize düşük yükleme hızı verilmekte.
Yerli otomobil ile
ilgili önerileriniz var mı?
Kendimize yetecek kadar fosil yakıt kaynaklarımız olmadığına göre yerli otomobil kararı ülkemiz için doğru bir karardır. Ancak üretilecek yerli otomobil için elektrikli olması ne kadar önemli ise otonom olması da bir o kadar önemlidir. Ar-ge'ye milyarlarca dolar yatırım yapmış bilindik markalar dahi elektrikliye geçişi bu güne kadar öteleyebildiler.
Şu an gelinen noktada kendi kendine yol alabilen otonom araçlar için çalışmalar tamamlanıyor. Bu açıdan yerli otomobil için de otonom özelliği olmazsa olmaz bir özellik. Günümüzde elektrikli araç için trend teknoloji aracın otonom olmasıdır.
Bilişim sektörünün
ekonomiye etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Teknolojik anlamda hızla gelişen ve güçlenen ülkeleri gözlediğimiz zaman, ivmelenme üzerinde bilişim sektörünün oynadığı rol rahatlıkla fark edilebilir. Bilişim ve teknoloji artık birbirinden bağımsız düşünülemeyecek kavramlar olarak hepimizin düşüncelerinde yer etmiş durumda. Çok değil, yalnızca son yirmi yılı incelediğimiz zaman, bilişim sektöründe yer alan firmaların çok hızlı bir şekilde yükseldiği ve ülke ekonomisinde çok büyük paylara sahip olduğunu rahatlıkla görebiliriz.
Tüm sektörler için üretimden pazarlamaya, pazarlamadan satışa kadar geçen her süreç bilişim ürünleri kullanılmaktadır. Kısaca bilişim; günlük hayatımızda dahil olmak üzere, gerçekleştirilen tüm faaliyetler için, eksikleri tamamlayan ve mevcudu hızlandıran bir yapıya sahiptir. Bilişim sektörü kendini sürekli yenileyerek geliştirme fırsatı bulmuş, çok yönlülüğü sayesinde kendisine yapılan yatırımları hızla karlılığa çevirmeyi başarmıştır. Bugün biliyoruz ki; bir ülkenin, diğer ülkeler üzerinde etkisi yalnızca ekonomik anlamdaki gücüyle değil, teknolojik olarak güçlü olmasına da bağlıdır.
Bilişim çağında, ülkelerin; büyüme, rekabet etme, istihdam sağlama, dünya ekonomisinde pay sahibi olmaları ancak bilişim ve teknoloji alanın da sahip oldukları yeteneklere bağlıdır.
Bilişim sektörünün
gelişmesi için
ihtiyaç nedir?
Bilişim sektörünün gelişmesi için en büyük ihtiyaç eğitimdir.
Devletin bilişim için yapması gereken maddi destek değil, nitelikli personel yetişmesi için bilime dayalı eğitim sistemi kurmasıdır.
Kaliteli dil eğitimi de gençlerimizin dünya insanı olabilmesi, ürün ve hizmetleri ihraç edebilecek seviyeye ulaşabilmesi için önem arz etmektedir.
Yine meslek liselerimize hak ettiği değerin verilmesi de eğitimde unutulmaması gereken bir hedef olmalıdır.
Facebook
Sayı: 1159 - Tarih: 24.07.2018
Yazarlarımız