Haber Detayı - 'Avrupa'nın ana üreticilerine parçalar üretiyoruz'
‘Avrupa’nın ana üreticilerine parçalar üretiyoruz’

'Avrupa'nın ana üreticilerine parçalar üretiyoruz'


Elif Didem Danacıoğlu


Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova, 'Otomotiv sanayinde ciddi anlamda uzmanız. Avrupa'nın ana üreticilerine parçalar üretiyoruz. Bunun yanında son dönemde raylı sistemler üzerinde yoğunlaştık' dedi.

Dünya'da son dönemde pazarlarında gelişen şartlar ve zorlaşan rekabet ortamı karşısında firmalar da yavaş yavaş uzmanlaşma yolunda önemli adımlar attı. Faaliyet alanlarıyla ilgili konularda uzman olmak ve bilgi birikimi ile daha avantajlı, rekabetçi ve daha yenilikçi ürünler üretebilmek için Yeşilova Holding'de, son dönemlerde yaptığı strateji çalışmalarını alüminyum ve alüminyum Ar-Ge çalışmaları üzerinde yoğunlaştırdı. 'Alüminyum ve alüminyumun türevleri insan hayatında önemli bir yere sahiptir' diyen Ali İhsan Yeşilova, tüm sektörlerde yoğunlukla kullanılan alüminyum ile özellikle otomotiv sektöründeki kullanım alanlarında uzmanlaşarak oralarda yeni projeler yapmak konusunda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Son 3 yılda çok ciddi yatırımlar yaptıklarını ve alüminyum, otomotiv ve Yeşilova Holding için yeni bir sektör olan turizm sektörüne önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova, bundan sonra çok dağılmadan kendi uzmanlık alanlarında daha da derinleşerek sektörde daha büyümek istediklerini söyledi. 'Avrupa'da ciddi anlamda bilinen bir markayız' diyen Ali İhsan Yeşilova, en son Amerika'da bir firma ile de ilişkilerinin başladığını ve Eylül gibi de Amerika'ya ihracatlarının başlayacağını ifade etti. 'Alüminyum konusunda daha teknolojik ürünler üreten ve dünya pazarlarına daha rahatlıkla ürün satabilen yapımızı geliştirerek sürdürmek istiyoruz' diyen Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova ile sektörü, Endüstri 4.0'ı ve Bursa sanayisinin detaylarını incelediğimiz tüm başlıkları bu sütunlardan sizlerle buluşturuyoruz...

Yeşilova Holding'in global pazarda üstlenmiş olduğu rolünden bahseder misiniz?

Yeşilova Holding grup şirketleri olarak ağırlıklı alüminyum ve alüminyum ile paralel ürünler konusunda çalışmalar yapıyoruz. 42 sene önce başlayan yolculuğumuz benim alüminyum ile tanışmam ve oradan yola çıkmamla başladı. Dünya'da son dönemde pazarlarında gelişen şartlar ve zorlaşan rekabet ortamı karşısında firmalar da yavaş yavaş uzmanlaşma yolunda önemli adımlar attı. Faaliyet alanınızla ilgili konularda uzman olmak ve bilgi birikimi ile daha avantajlı, rekabetçi ve daha yenilikçi ürünler üretebilmek için bizler de son dönemlerde yaptığımız strateji çalışmalarımızı alüminyum ve alüminyum Ar-Ge çalışmaları üzerinde yoğunlaştırdık. Alüminyum ve alüminyumun türevleri insan hayatında önemli bir yere sahiptir. Tüm sektörlerde yoğunlukla kullanılan alüminyum ile özellikle otomotiv sektöründeki kullanım alanlarında uzmanlaşarak oralarda yeni projeler yapmak konusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Alüminyum kullanım alanı çok geniş bir ürün. Gün geçtikçe daha da çoğalıyor, inşaat sektöründe, genel sanayi de makine ve otomotivde önemli bir konuma sahiptir. Alüminyum ayrıca çevreci özellikleriyle de ön planda olan bir metaldir. Kolay işlenebilir olması ve sonsuz kez geri dönüştürülebilir olma özelliği ile gelecekte kullanımının artacağının en önemli göstergeleridir. Bu çerçevede bizde ağırlıklı olarak otomotiv tarafında dünya pazarlarında ilişkilerimizi geliştirmek için çalışmalarımızı uzun zamandan beri planlı bir şekilde sürdürüyoruz. Yurtdışına uzun süredir ihracatlarımız var. Avrupa'da pazarlarındaki müşterilerle olan iş ilişkilerimiz iyi bir şekilde sürüyor. Üretimimizin yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde olan bölümünü Avrupa ve gelişmiş ülkelerine ihraç ediyoruz. Özellikle Rusya pazarı gelecek vadeden özellikle otomotiv sektörü için cazip bir konumda. Rusya bir çok konuda hem Türkiye açısından hemde otomotiv sektörü açısından ve diğer sektörler içinde ciddi gelecek vadeden bir pazar. 2012 yılında Rusya'ya ilk adımımızı attık. Biliyorsunuz ki, Rusyada 1-2 yıl ciddi ekonomik kriz yaşandı. Bu krizle beraber Rusya'daki otomotiv sektörü ciddi anlamda daraldı. Ardından tahlihsiz bir olay sonunda Rusya ile ilişkiler gerildi. Bu gerginlik ekonomik ilişkilere ciddi anlamda yansıdı. O kadar ki ekonominin de ötesine geçti nerdeyse seyahatler bile kısıtlanır hale geldi. Biz kendi işletmemeze gidemez hale geldik. Yeni yeni düzelmeye çalışılıyor. Global anlamda baktığımızda kalite ve yüksek teknolojiye önem veren Avrupa pazarlarında ve Rusya pazarında kendi ürünlerimiz ve kendi markamızla var olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Yeşilova Holding'in büyüklüğünden bahseder misiniz?

Merdivenin basamaklarını yavaş yavaş çıkıyoruz. Şu anda 7 işletme halinde çalışma hayatımız sürüyor. Bunların tamamı alüminyum ve alüminyuma yan ürünler. Birbirlerine entegre olmuş firmalar. Bu firmalarda ağırlıklı olarak alüminyumu her sektöre üretiyoruz. Otomotiv sanayinde ciddi anlamda uzmanız. Avrupa'nın ana üreticilerine parçalar üretiyoruz. Bunun yanında son dönemde raylı sistemler üzerinde yoğunlaştık. Raylı sistemler üzerine çalışan Cansan Teknik işletmemizi hayata geçirdik. Yaklaşık bin civarında çalışanımızla yolumuza devam ediyoruz.

2017 yılına hangi hedeflerle girdiniz?

Son 10 yıldır çok planlı ve gelişim dönemi geçiriyoruz. Kurumsallık anlamında çok ciddi yol aldık. Belirlemiş olduğumuz organizasyonlar içerisinde şirketlerimiz devam ediyorlar. Son 10 yıldır her yıl gelecekle ilgili planlarımızı gözden geçirdiğimiz toplantılar yaparak hedeflerimizi geliştiriyoruz. Planlarımızı gözden geçirerek çalışma arkadaşlarımla beraber hayata geçip geçmediğini nerede olup olmadığımızı izleyerek yolumuza devam ediyoruz. Planlı ve programlı bir yolculuğumuz var. 2017 yılında da büyüme ve gelişmelerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Dünya ekonomisindeki sıkıntılı dönemden sonra, 2016 yılının ikinci yarısıyla beraber hem ülke ekonomisi hemde dünya ekonomisi için yeni fırsatlar oluşmaya başladı. Avrupa, Amerika ve Asya ekonomileri uzun bir durgunluk döneminin ardından tekrar ivme kazanmaya başladı. Bunlar bizim için büyük fırsatlar, çünkü özellikle Avrupa pazarı bizim için çok önemli. İharacatımızın yüzde 60'ını gerçekleştirdiğimiz Avrupa ülkelerinden olumlu haberlerin gelmesi bizim ve ihracatçı Türk firmaları için son derece önemli. Her geçen gün pazar payımız artıyor, bu doğrultuda biz 2017 yılına büyüme ve kapasite artırma yönünde yatırımlar hedefleyerek başladık. Belirlediğimiz hedeflerin tamamını gerçekleştirmiş durumdayız. Yaptığımız toplantılarda yakınen takip ediyoruz. Olumlu gelişmeler bizi ziyadesiyle mutlu ediyor ve yeni yatırımlara sevkediyor. Sadece bizim için değil tüm ülkemiz için önemli fırsatlar var Türkiye her geçen gün ihracatını artıran bir ülke konumunda. Umarım sosyal yönden ve Uluslar arası ilişkiler yönünden sıkıntı çıkmaz ve planladığımız çalışmaları hayata geçirebiliriz. Hedefimiz artan ihracatımız ve yeni pazarlarımızla Türkiye'yi daha huzurlu ve müreffeh bir ülke haline getirmek.

2018 yatırım gündeminizde neler olacak?

Son 3 yılda çok ciddi yatırımlar yaptık. Alüminyum, otomotiv ve bizim için yeni bir sektör olan turizm sektörüne önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Yatırımlara hız verdiğimiz son 3 yılda ülkemizde önemli sıkıntılar yaşandı ancak biz kararlı bir şekilde yatırımlarımızı sürdürerek hayata geçirdik. 2017 Nisan ayı itibariyle otel yatırımımızı da devreye alarak hizmet vermeye başladık. Biz bundan sonra çok dağılmadan kendi uzmanlık alanımızda daha da derinlerştirerek bu sektörde daha büyümek istiyoruz. Avrupa'da ciddi anlamda bilinen bir markayız. En son Amerika'da bir firma ile de ilişkilerimiz başladı. Eylül gibi Amerikaya ihracatlarımız başlayacak. Amerikan pazarı çok ciddi ve büyük pazar. Alüminyum konusunda daha teknolojik ürünler üreten ve dünya pazarlarına daha rahatlıkla ürün satabilen yapımızı geliştirerek sürdürmek istiyoruz.

Endüstri 4.0 ile ilgili atağınız var mı?

Endüstri 4.0 ciddi bir yatırım gerektiriyor. Dünyanın geldiği nokta bu çalışmaların dışında bırakmamayı zorluyor. Bu konuda çok hızlı bir gelişim var. Sanayide de endüstri 4.0'a yönelik çalışmalar hayata geçiyor. Bütünleşen dünyadaki rekabet şartları , Türkiye'de gittikçe artan işçilik maliyetleri , kalite konusunda tavizin olmayışı bu yönde çalışmaya itiyor. Endüstri 4.0'dan kaçış yok.

TEKNOSAB ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

TEKNOSAB hayata geçirilebilirse eğer, sadece Bursa için değil ,Türkiye için önemli bir proje. Çok yoğun çalışmalar yapılıyor. Fikir olarak çok doğru bir proje. Umuyorum ki , kazaya uğramadan yoluna devam eder.

Sektörünüzün gelişimini bundan sonraki süreçte nasıl görüyorsunuz?

Türkiye geldiği nokta itibariyle klasik üretim modellerinden sıyrılıp, teknolojik, her yerde üretilemeyen, kendine özgü ürünlerin geliştirildiği işletmelerle yoluna devam etmek zorunda. Klasik ürünlerle daha rekabetçi ürünler sunma şansımız vardı, son 10-15 yılda çok ciddi rakiplerimiz gelişti. Markalaşmaya ve Ar-Ge yatırımlarına ağırlık vererek pazarlarda rekabetçi olmak zorundayız. Bizim yolumuz Ar-Ge'ye yönelmekten geçiyor. Türk sanayisi bu anlamda ciddi anlamda yol aldı. Son 5-6 yılda özellikle ciddi anlamda Ar-Ge konusunda yatırımlar yapılıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri 600'lere yaklaştı.

Bursa ekonomisini ve sanayiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bursa 'da bulunan 3 ana sanayi kentimize çok değerler katmıştır. Bugün Bursa iyi bir konumdaysa ana sanayilerin getirdiği bilgi ve kültürle olmuştur. Bursa sanayicisi sanayi ve yönetim kültürü anlamında İstanbul dahil tüm ilerden daha gelişmiş durumdadır. Dünya ile tüm gelişmeleri Bursa'ya taşıyan , yan sanayilerini sürekli gelişmeye zorlayan ve destek veren ana sanayilere borçluyuz. Bursa sanayicisi bu gelişmişlik seviyesi içerisinde teknolojik gelişmeleri takip ediyor. Sanayi üretim teknolojisi devamlı gelişiyor.
Yan sanayiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle 2016 yılı otomotiv ana sanayisinde ve tedarik sanayisinde birçok olumlu gelişmeyle sahne olurken diğer taraftan ekonomik istikrar ve demokrasimize yönelik istenmeyen girişimlerin yaşandığı bir yıl oldu. 2016 her ne kadar ekonomik ve siyasi olaylar açısından zor geçse de otomotiv sektörü için üretim ve ihracat rekorlarının kırıldığı ve ihracat şampiyonu olarak kapatılan bir yıl oldu. Otomotiv sektöründe yakalanan bu olumlu ivmenin 2017'de ve devam eden yıllarda da süreceğini düşünüyorum. Üretim ve ihracatta daha yüksek adetlerin görüleceği yıllar bizi bekliyor. Otomotiv sektörü, dışa açıklığı ve küresel tedarik zincirlerini iyi kullanması sebebiyle uluslararası ticarete en yatkın sektörlerden biridir. Bu durum büyük bir fırsatlar doğurduğu gibi küresel gelişmelerin getireceği tehditleri barındırıyor. Dolayısıyla sektörün hedeflerine ulaşma yolunda olumu ilerlemesini sürdürmesinin yolu, mevcut çalışma temposunu artırmak, Ar-Ge yatırımlarına yönelik çalışmalarına devam etmektir. Ayrıca otomotiv tedarik sanayisinin ilerlemesinin en önemli başlıklarından birinin de ihracatın artırılarak devam ettirilmesidir. Bu sebeple özellikle Ar-Ge ve yan sanayi destekleri çok önemlidir. Özellikle ana ve yan sanayinin ihracatının çok büyük bölümü AB ülkelerinedir ve son dönemde yaşanan gerginlikler ciddi sıkıntılar yaratmaya başlamıştır ve gelecekte daha büyük ihracat zorlukları oluşacaktır. Bu konuda hızla adım atılmazsa ülkemizin lokomotif sektörü son 20 yılda büyük emeklerle oluşturduğu avantajlarını kaybedecektir. Gereken adımlar atılırsa otomotiv sanayi ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşmasındaki en önemli dinamik olma özelliğini sürdürecektir. Siyasi iktidarın ülkemiz için son derece önemli olan AB ile olan ilişkilerimizi normalleştirmesi sektörün geleceği için çok ama çok önemlidir.

TL ile ihracatı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim gündemimizde euro bölgesine yakınlığımızdan dolayı hem euro hem de dolar var. Şu anda Türk sanayicisi en büyük sıkıntıyı döviz kurlarındaki değişkenlikten yaşıyor. Bu çok ciddi bir problem. Maalesef bir türlü istikrara kavuşmuyor. Dünyadaki tüm hammaddeler dolar üzerinden karşılanıyor. Sanayinin ana girdisi olan hammaddeleri dolarla ithal ediyoruz. Nereden alırsanız alın hammadde piyasası dolar üzerinden işlem görüyor. Son dönemde dolar – euro paritesi farkı sanayicileri çok ciddi etkiliyor. Euro ve dolar ciddi anlamda yükselişe geçti ve bu durum sanayiciler açısından maliyetler arasında ciddi farklılıklar oluşturuyor.
Döviz riskinden kurtulmak ve daha risksiz hale gelmek için TL ile ihracat yapalım konusunda çalışmalar var. Bu önemli bir başlık ancak sadece belirli pazarlarda mümkün hale gelebiliyor. Maalesef birçok pazarda bunu uygulamak mümkün değil. Bize yakın ülkelerde uygulanabilir ancak uzak pazarlar için zor bir uygulama. Ekonominin kalkınması için kalıcı paranın yatırıma dönüşmesi lazım. Ülkeye destek sağlayan ve uzun sürede ülkemizde kalacağına inandığımız para ve yatırımları getirmemiz lazım.
Facebook
Sayı: 1113 - Tarih: 05.09.2017
Yazarlarımız