Haber : 10.282 Yorum : 4.630 Yazar : 35 Sayı : 836   Sık kullanılanlara ekle Açılış sayfam yap  
Anasayfa Künye Abonelik Gazeteye Reklam İletişim
Gündem Kent Patent İnceleme Şirket Söyleşi Ekonometri Sektör Dünya Finans Yurt
Ahmet Özenalp
İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşverenler Kurul...
Bahri Şarlı
Başarı ve mütevazılık
Cevdet Akçakoca
KDV Tevkifat uygulaması
Erdem Saker
Kentleşmede sıkışık gecekondu riski...
Prof. Dr. Erkan Işığıçok
Paydaş gözüyle Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölges...
Prof. Dr. İlker Parasız
Beklenti uyuşmazlığı
Kemal Yamankaradeniz
Patent Başvuru Sayıları Gelişmişlik Göstergesidir
Meftun Tayan
İnşaatlar neden sahipsiz?
Dr. Mevci Ergün
Türk Borçları Kanunu Düzleminde Sözleşmeler
Prof. Dr. Dr. Mustafa Cebe
Kalite kavramı bilim ve teknolojik gelişmelere p...
( Yüksek Kimyager, Uygulamalı İstatistikçi, Yüksek Öğretmen ve Finansmancı )
Mustafa Karagöz
HAFTAYA BAKIŞ
Sercan Uslubaş
Bir marka yolculuğu
Tahsin Ardıç
Bursanın ilk ve tek ekonomi gazetesi
Yalçın Aras
Ben şaşırdım siz şaşırmayın
Yılmaz Ardıç
Yeni yıl, yeni yüz, tecrübeli bir heyecan
Ziya Güney
Dünya kentlerinde iklim değişikliği eylem planları...
17 Mayıs 2012
 
Ziya Güney
Deprem sonrası çelik yapıları neden tartışmıyoruz...
  Deprem sonrası çelik yapıları neden tartışmıyoruz... Geçtiğimiz günlerde Van ve Ercişde meydana gelen ve çok sayıda vatandaşımızın hayatını kaybetmesi yanında önemli mal kayıplarına da sebep olan depremin acıları hala tazeliğini muhafaza ederken, de...

guneyziya@gmail.com     -    Sayı : 812    /   Tarih : 29.11.2011

« HABERİ GÖNDER    EDİTÖRÜN ARŞİVİ »

Editörün Yorumu :
Deprem sonrası çelik yapıları neden tartışmıyoruz...



Geçtiğimiz günlerde Van ve Ercişde meydana gelen ve çok sayıda vatandaşımızın hayatını kaybetmesi yanında önemli mal kayıplarına da sebep olan depremin acıları hala tazeliğini muhafaza ederken, depreme dayanıklı yapılar da hemen her zeminde tartışılmaya devam ediliyor. Ancak güçlü beton lobisini aşıp beton dışındaki depreme dayanıklı çelik, ahşap vb gibi yapılar hiç gündeme getirilmezken tartışmaların betonarme yapılar ile sınırlı kaldığını görüyoruz.. 1999 depreminden sonra gerek deprem güvenliği gerekse diğer sebeplerle yapılarımızda çelik kullanılması gerektiğini ancak tam tersine ülkemizdeki çelik kullanımının diğer ülkelere göre çok düşük oranlarda kaldığını belirten yazılar yazdık.. Gerçekten ülkemizde çelik konstrüksiyon uygulaması yok denecek kadar az.. Yapılarımızın ancak % 5 kadarı çelik konstrüksiyon. Bunlar da çok katlı bina olmayıp genelde sanayi yapılarıdır. Demir çelik tüketimi dünyada kalkınmışlığın göstergelerinden birisi olarak da kabul edilir. Gelişmiş ülkelerde kişi başına demir çelik üretimi 400 kilogram iken bu rakam bizde 184 kilogram düzeyinde seyrediyor. Çelik konut üretiminde Afrika Ülkesi Zambiyanın dahi gerisindeyiz. Avrupa Ülkelerinde özellikle de Almanya ve Fransada beton çok güçlü olmasına rağmen çelik konstrüksiyonun % 30 payı bulunmaktadır. Çeliğin ülkemiz için ayrı bir önemi de ülkemizin coğrafi alan ve nüfus olarak % 62sinin 1. sınıf deprem bölgesinde yer almasıdır. Bu da çok katlı yapılarda çelik lehine bir durum oluşturuyor. Çelik konstrüksiyon betona göre % 45-50 daha hafiftir. Deprem doğrudan kütleyle ilgili bir olaydır. Depremde beton binalar yıkılırken çelik eğiliyor, deforme oluyor ama kırılmıyor, yıkılmıyor. Yıkılması da can kaybının azalması hatta olmaması anlamına geliyor.. Deprem sonrasında ise çeliğin betonarme gibi yıkılıp baştan yapılması gerekmiyor. Onarılıp yeniden kullanılabiliyor.. Çelik elemanlar çekme mukavemeti olarak betondan 10 kat daha dayanıklıdır. Sünek bir malzeme olan çelik bu özelliği ile binaya etki eden deprem enerjisini büyük ölçüde absorve ederek hasarları önemli ölçüde azaltmaktadır. Yüksek elastiklik modülü de yapıda esnek bir davranış hali yaratarak deprem etkilerini azaltmaktadır.. Çelik köonstrüksiyon denince akla gelen bir binanın taşıyıcı sisteminin çelik olmasıdır. Binanın taşıyıcı sisteminin çelik olması durumunda diğer unsurları çelik olmayabilir. Bütün bu sebeplerle Japonya ve benzeri depremle sık sık karşılaşan ülkelerde çelik ya da karma (kompozit ) yarı çelik taşıyıcı sistemler çok kullanılmaktadır.. Aslında çelik inşaat kazandırdığı hız açısından fiyatını ve finansman giderlerini önemli oranda azaltarak betonarme inşaat ile olan % 10-15lik fiyat farkını ortadan kaldırmaktadır. Çelikteki paslanmayı da galvanize ederek veya epoksi boya ile önlemek mümkündür.. Biz Bisaş (Momaş) İnşaat şirketinde Genel Müdür olarak çalıştığımız dönemde Gemlik Muammer Ağım Devlet Hastanesini 1999 deprem sonrasında Türkiyede ilk uygulama olarak çelik konstrüksiyon olarak inşa etmiş ve çok da iyi netice almıştık.

Nitekim o dönemin Bursa Valisi sayın Ali Fuat Güven hastanede uyguladığımız bu sistemi yerinde inceleyip çok beğenmiş ve okullarda da uygulanabilmesi için bizden geniş bilgi almıştı.. Ancak bürokrasiyi ve beton lobisini aşıp uygulamaya geçmesi mümkün olamamıştı.. Ülkemizde depreme dayanıklı yapılar kapsamında en azından 1. ve 2. sınıf deprem bölgelerinde konutlara ilaveten hiç olmazsa şiddetli bir depremden sonra mutlaka ayakta kalıp hizmet vermesi gerekli stratejik öneme sahip eğitim, sağlık, haberleşme, ulaşım ,enerji gibi yapıların ana iskeletlerinin çelik olarak inşasının ciddi olarak tartışılması gerektiğini düşünüyoruz.



Yazar : Ziya   Güney       Email : guneyziya@gmail.com

 

Powered By VİTAL TEKNOLOJİ
Hosting Server Web Tasarımı Sunucu
 
Copyright © 2010 Ekohaber Adres: Tophane Meydanı Kale Sokak No: 2/A BURSA
Telefon: 0 224 223 29 29 (pbx)   Fax:  0 224 223 47 48    E-mail:  ekohaber@ekohaber.com.tr