Editörün Yorumu :
Deprem panelinden notlar...
Geçtiğimiz hafta Bursa Kent Konseyinin deprem konulu bir paneline katıldık. Paneldeki konuşmacılar bazı üniversitelerimiz ile kentimizdeki meslek odaları başkanlarından seçilmişlerdi.
Öncelikle deprem ve benzeri önemli konularda panel ve değişik toplantılar organize edilmesini son derece olumlu buluyoruz.
Ancak konuşmacıların hem kentimizi tanımaları hem de konunun uzmanı olmaları konusunda daha titiz davranılması gerektiğini düşünüyoruz.
Ayrıca panelistlere katılımcıların soru sormasının panel sonuna birakılmaması gerektiğini aksi halde ya zaman darlığı sebebiyle panalistlere soru sormaya fırsat kalmadığı veya katılımcıların toplantıdan erken ayrılmaları sebebiyle panelin en önemli bölümünün gerçekleşmediği görülmektedir.
Panelle ilgili olarak bu genel değerlendirmeyi yaptıktan sonra ülkemizin en önemli sorunlarından birisi olan deprem konusunda panelistlerin yaptıkları konuşmalardan kısa bilgiler aktarmak istiyoruz:
-Bizim de uzun yıllardan beri üzerinde durduğumuz ve depremle ilgili yazılarımızda sık sık gündeme getirdiğimiz Bursa Deprem Master Planı hazırlığına Büyükşehir Belediyesi tarafından başlanıldığı,
-Bu master planın hazırlanmasında bütün meslek disiplinlerinin birlikte çalışmasının gerektiği,
-TOKİnin 2003 yılından günümüze kadar 518 bin konut yaptığı bunların % 85inin sosyal nitelikli % 15inin de lüks konut olduğu, 235 belediye ile çalışıldığı,
-Ülkemizde 18 milyon civarında konut bulunduğu bunlardan % 45inin mühendislik hizmeti almadığı ve 8 bin konutun kentsel dönüşümle yenilenmesinin gerektiği,
-Bursada tarihteki en büyük ve yıkıcı depremin 1855 yılında 7.5 büyüklüğünde olduğu ve bu depremde 2000 civarında vatandaşımızın hayatını kaybettiği,
-Bursada başta ova olmak üzere bazı bölgelerde zeminin yerleşim açısından uygun olmadığı ve sıvılaşma riskinin bulunduğu,
-Mevcut yapıların depreme karşı güvenli olup olmadığının tespitinde uygulanan karot ile numune alma metodunun sağlıklı netice vermeyeceği, bunun yanında yapıların mutlaka taşıyıcı sistemin röntgeninin çekilmesi, jeofizik, jeolojik ve sismik özelliklerinin de tespitinin gerektiği,
-Ülkemizde halen kullanılmakta olan deprem haritasının yenilenmesi gerektiği ve halen 1. Ve 2. Sınıf deprem bölgesi sayılmayan bazı bölgelerin de 1. Ve 2. Sınıf deprem bölgesi içine dahil edilmesinin faydalı olacağı,
-Ülkemizde 1975 yılına kadar uygulanan deprem yönetmeliklerinin birçok bakımdan yeterli olmadığı, 1975 deprem yönetmeliği ile bu konuda ciddi adımlar atılmaya başlandığını, 1997 ve daha sonra da 2007 yılında eski yönetmelikler revize edilerek depreme karşı çok daha güçlü yapıların inşa edilmesine imkan verecek yönetmeliğe kavuşulduğu,
-Ancak özellikle son Van depreminde de 1997 den sonra yapılan yapıların da yıkıldığının görüldüğü, bunun da yönetmelikten değil denetimsizlik ve uygulama hatalarından kaynaklandığı,
-Deprem konusundaki uzmanlar arasında bilimsel ve teknik konularda koordinasyon ve bilgi alışverişinin olmadığı, hatta ekonomik amaçlı rekabetin söz konusu olduğu, panelde söz alan çeşitli akademisyen ve diğer panalistlerce ifade edilmiştir.
Yazar :
Ziya
Güney Email :
guneyziya@gmail.com
|