Editörün Yorumu :
Siyasi partiler ve Hazine yardımları..
Ülkemizin 2010 bütçesi ile ilgili hazırlıklar tamamlanmış olup bütçe TBMM komisyonlarında görüşülüyor..
Siyasi partilerimiz hazırlanan bütçe taslağına göre geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi önümüzdeki yıl da hazineden önemli miktarlarda yardım alacaklar..
Uzun yıllardan beri üzerinde konuşulan tartışılan ve bugünkü demokrasimizin en büyük handikaplarından birisini teşkil ettiği noktasında her kesim tarafından üzerinde geniş mutabakat sağlanan siyasi partiler ve seçim kanunlarında hiçbir değişiklik yapılmadı..
Siyasi partilerimizin bugünkü antidemokratik yapı, lider oligarşisine dönen ve hiçbir konuda ciddi fikir, proje üretmeyen yapı, kadro ve zihniyetleri ile ülkemizin siyasi, ekonomik, sosyal problemlerine çözüm getirmeleri mümkün değildir.
Bizim bugünkü yazımızda özellikle üzerinde durmak istediğimiz husus siyasi partilerimize yapılan devlet yardımları ve bağışlardır.
Siyasi partilerimiz son genel seçimlerde aldıkları oy oranlarına göre önemli miktarlarda devlet yardımı alacaklar.
Hazineden siyasi partilere verilen yardımlar bütçe gelirlerinin beş binde ikisi kadar olmakta ve son genel seçimde % 7den fazla oy alan siyasi partilere verilmektedir. Ancak bu miktar yerel seçimlerin yapılacağı yıllarda 2, genel seçimlerin yapılacağı yıllarda ise 3 katına çıkmaktadır.
2010 yılında AKPye 52 milyon 712 bin TL, CHPye 23 milyon 625 bin TL ve MHPye de 16 milyon149 bin TL olmak üzere siyasi partilerimize devlet bütçesinden toplam 92 milyon 486 bin TL ödeme yapılacaktır..
Siyasi parti genel merkezleri bu paraların önemli bir kısmını kendi hesaplarında faizde tutmakta ve çok az bir bölümünü ise teşkilatlara göndermektedir.
Dolayısıyla da siyasi parti teşkilatları kendi ihtiyaçlarını karşılamak için bulundukları il ve ilçelerdeki iş adamlarının müteahhitlerin kapılarını çalmaya devam etmektedirler....
Tabii genel ve yerel seçimlerdeki aday listelerinin tanziminde ve daha sonraki devlet ve belediye hizmet ve imkanlarının dağıtımında bu yardımlar belirleyici faktör!. olmaktadır.
Siyasi parti genel merkezleri ve teşkilatları devletten, adaylardan veya özel sektörden sağladıkları bağışları önceliği olmayan propagandaya dönük afiş, pankart, karşılama, gezi, konaklama vb. gibi işlerde kullanarak israf etmektedirler.
Biz uzun yıllardan beri her zeminde siyasi partilerimizin gelişmiş batı ülkelerinde olduğu gibi ciddi “araştırma merkezleri (kuruluşları)“na sahip olmaları gerektiğini dile getiriyoruz.
Almanyadaki Konrad Adenauer Vakfı (CDU), Friedrich Ebert Vakfı (SPD), Friedrich Neuman Vakfı (FDP), Heinrich Böll Vakfı (Yeşiller) gibi..
Bu vakıfların Almanya içerisindeki faaliyetlerinin yarısı, yurt dışındaki faaliyetlerinin tamamı Alman devleti tarafından karşılanmaktadır.
Bunlara benzer örnekler köklü demokratik geleneklere sahip batı ülkelerinin birçoğunda yer almaktadır.
Siyasi Partiler Kanununda yapılacak diğer birçok düzenlemelere ilaveten siyasi partilerin her türlü harcamaları denetim altına alınmalı ve harcamaların belirli bir yüzdesinin ülkemiz için ciddi fikir, proje ve alternatif çözümler üretecek bu “araştırma merkezlerine (kuruluşlarına)“ veya harcamalarına kanalize edilmesi sağlanmalıdır.
Yazar :
Ziya
Güney Email :
guneyziya@gmail.com
|