Editörün Yorumu :
Batıda kültür ve sanatın önemi (1)
Batı ülkeleri süratle endüstri toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecini yaşamaktadırlar..
Bu değişime paralel olarak da kültür ve sanat da bu ülkelerin gündemlerinde daha da ön plana çıkmaktadır.
Kültür ve sanatın toplum içerisindeki değeri arttıkça bireyler, özel kuruluşlar, yerel yönetimler ve merkezi idareler bu tür kuruluşlara, organizasyon ve faaliyetlere eskiye oranla daha fazla ilgi göstermeye destek vermeye başladılar..
Kültür ve sanat faaliyetlerini desteklemek için İsveç kişi başına 35, Kanada 32, Hollanda ve Almanya 27, Fransa 30 dolar harcama yapmaktadır..
Fransa Hükümeti geçtiğimiz yıllarda özel teşebbüsü desteklemek amacıyla sanat ve kültür konularına yatırım yapan, bağışta bulunan kuruluşlara vergi avantajları sağladı..
İngiliz Hükümeti kültür ve sanata ayırdığı bütçeyi yüzde 10 oranında arttırdı..
Fransa, Almanya, Avusturya ve İskandinav ülkelerindeki belli başlı müzik ve tiyatro grupları gelirlerinin önemli bir bölümünü hükümetlerinden yardım olarak sağlamaktadırlar..
Adı geçen ülkelerin yerel yönetimleri de bu tür faaliyetlere büyük önem ve ağırlık verdiklerini değişik uygulamalar ile göstermektedirler..
Birkaç yıl önce ABD Bostonda terk edilmiş durumda ve 28 binadan oluşan bir fabrika kompleksi çağdaş resim müzesi haline dönüştürülmüştür..
Yine Alabamada tarihi bir demir dökümhanesi müze ve sanat merkezi haline dönüştürülmüştür..
Esasen Avrupada son yıllarda müze sayısında olağanüstü bir patlama süreci yaşanıyor..
Başta Almanya olmak üzere Fransa, İngiltere ve İtalyada son yıllarda değişik konularda çok sayıda yeni müze açıldı..
Hollandanın başkenti Amsterdamda son zamanların en güçlü sloganı metro ile tiyatro ve operaya gitmek..
Frankfurt yerel yönetim bütçesinin yüzde 11 gibi önemli bir miktarını kültür ve sanat faaliyetlerine ayırmaktadır..
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Rusyada büyük bir edebi ve kültürel yeniden doğuş süreci başlatıldı..
Bütün bu örnekler de gösteriyor ki önümüzdeki yıllar her türlü kültür ve sanat dallarının (sinema, tiyatro, kütüphane, müze, müzik, resim vb.) yeni güçlü heyecan verici yılları olacaktır..
Bu alandaki gelişmeler yalnız New York, Paris, Londra, Tokyo, Berlin gibi merkezler ile sınırlı kalmayıp batının irili ufaklı birçok kentlerinde, bu kentlerin varoşlarında hatta kırsal kesimlerde dahi gözlemlenmektedir.. Bu ülkelerde spordan kültür ve sanata doğru bir geçiş yaşandığı dahi söylenebilir.. Şunu unutmayalım ki siyasal, sosyal ve ekonomik gelişmeler eğitim ve kültür temeline oturduğu ölçüde sağlam ve uzun ömürlü olabilir..
Ne yazık ki bizim toplumsal gelişmemizin 2 temel direği eğitim ve kültür her an üzerimize devrilecek gibi duruyor..
Bundan sonraki yazımızda ülkemizdeki (yerel yönetimlerde) kültür ve sanatın yeri üzerindeki görüş ve düşüncelerimizi dile getirmeye çalışacağız..
Yazar :
Ziya
Güney Email :
guneyziya@gmail.com
|