Yalçın Aras |
Komşumuzun, Yunanın ağzından...
|
Komşumuzun, Yunanın ağzından...
Çok değil, bir kaç yıl öncesine kadar, gazeteci olsun, entellektüeller olsun, bilim adamı ve siyasetçi olsun tv tartışmalarında veya makalelerde komşumuz Yunanistanın kalkınmışlığından bahsederlerdi. Yunanistanın kişi... |
|
yalcinaras@gokcelik.com - Sayı :
722 / Tarih :
09.03.2010
« HABERİ GÖNDER EDİTÖRÜN ARŞİVİ » |
|
Editörün Yorumu :
Komşumuzun, Yunanın ağzından...
Çok değil, bir kaç yıl öncesine kadar, gazeteci olsun, entellektüeller olsun, bilim adamı ve siyasetçi olsun tv tartışmalarında veya makalelerde komşumuz Yunanistanın kalkınmışlığından bahsederlerdi. Yunanistanın kişi başına düşen milli gelirin 25 bin dolar civarında olduğunu anlatırlardı. Turizimin gelişmişliğini ve adaları ballandıra ballandıra anlatırlardı. Tabii ki anlattıklarında doğru yönler de vardı örneğin on milyonluk ülke olan Yunanistan, tarihinde ikinci kez olimpiyat düzenliyordu. Müthiş bir lobisi var Yunanistanın dış politikada, tutuğunu koparan bir ülke, bunu da kabul etmek lazım. Bütün bu gelişmeler yunanistanın başını döndürmüyordu zira milli içkileri Uzo, taverna kültürü ile dönüp duruyorlardı. Avrupanın şımarık çocuğu benzetmesini ise kabullenir görünürlerdi.
Bir ay önce gittiğim Yunanistanda müşterim tannos ile iki gün boyunca sürekli seyahat ettiğimizde o anlattı ben dinledim. İnanın bay Tannosun anlattıkları bugünlerde basınımızda yer alıyor. Gerçi olimpiyatlar başlamadan önce de Atinadaki müthiş altyapı çalışmalarına müşterim Tannos (bu yapılanlar bir gün bir tarafımıza batacak ama neremize bekleyip göreceğiz, zira harcamaların hepsi borç) diyordu. Atinadan Patra şehrine giderken dörtte üçü yapılmış olan otobana 29 Euro gidiş geliş yol parası verdi bu yolun benzin parasının da aynı tuttuğunu söylüyordu. Zira otoyolları, demiryollarını Almanların yap işlet devret modeli ile yaptığını söylüyordu, Almanların limanları ve adaları istediğini söylüyordu müşterimiz Tanos ama satın alma teklifi belki hiç kimsenin aklından dahi geçmiyordu.
Sevgil okuyucular 6 Aralık 2004te yine EKOhaberde komşumuz Yunanistan başlıklı bir yazımda, yine müşterim Tannosun ağzından. (..biz Yunanistan olarak üretici bir ülke değiliz, ABye girmeden önce kobi yapısında birçok işletmemiz vardı, bunların gelişeceğini düşünüyorduk fakat bütün bunlar 3 ve 4 yıl içerisinde haritadan silindiler, şimdi bu insanların bir kısmı üreten ülkelere iyi bir müşteri oldular....)
Gelininen nokta ise iğneden ipliğe herşeyin ithal olduğu ve kişi başına düşen milli gelirin değilde milli borcun 30 bin dolar olduğu, tarım üretiminin boşlandığı, turizimin eskidiği ve hizmet anlayışının kötüye gittiği bir ülke.
Müşterim Tannosun son sözleri ise (amman siz siz olun ABnin verdiği kredilere güvenmeyin, esnafınınza, sanayicinize ve özelliklede üreten kesim ister minik olsun, ister orta, ister büyük kim olursa olsun ister zeytin yetiştirsin, ister balık tutsun yeterki üretsin kaptırmayın AB pazarına, pazar sizin pazarınız olsun.)
Evet komşumuz Yunanlının ağzından parlementer ve yüksek bürokratların maaş katakullilerinden tutunda ABden vergi kaçırma yöntemlerinin nasıl yapıldğını dahi anlattı ama bu kadarı yeter. Anlattıklarından ders çıkarmak lazım.
Saygılarımla.
Yazar :
Yalçın
Aras Email :
yalcinaras@gokcelik.com
|