Editörün Yorumu :
İnegölde yaşananları iyi anlamak!
Bu köşeyi okuyanlar hatırlarlar; sürekli olarak insanların yaşadığı sıkıntıların, duygu hallerindeki değişikliklerin yarattığı hezeyan ve aşırılıkların toplumun tüm kesimlerine sıkıntı vereceği üzerine yazılar yazmıştım.
Hatta geçen yıllarda biraz ileriye giderek, Belediye hizmetleri arasında, Bursa gibi bir sanayi kentinde psikolojik destek olması gerektiğinden de bahsetmiştim. Küresel krizin çalışan veya işsiz kalmış insana yaptığı baskının Bursada fazlaca hissedildiğini yazmıştım.
Son bir yılımızda da, Türk-Kürt ayrımcılığı üzerinde ince ince yapılan hesaplar ve kışkırtma girişimlerinin sonuç verebileceğinden bahsetmiştim.
Yöneticiler, burada öngörülü davranmadılar.
Siyasiler de öyle…
Muhalefet kendini sütten çıkmış ak kaşık zannediyor ama yaşananlar da herkesin payı eşit.
Toplumsal mesaj olarak yaşananları bir kışkırtma olarak görüp, birlik ve beraberlik mesajları ile işi çözebiliriz.
Ama burada esas soru, neden bu kadar çabuk kışkırtıldığımız da değil mi?
Futbol takımı tutar gibi taraf olmamız bekleniyor ve çatışma hali sürekli olarak bu ülkede yaşayan, ortalama 4 yıl öğretim gören, okudukları ile değil, duydukları ile hayatını yönlendiren çoğunluğu daha uç noktalara çekiyor.
Türkiye gibi bir ülkede, ana sorunlarınızı çözmediğiniz sürece, ister iç güç deyin, ister dış güç kışkırtmanın sonu olmayacak. Tıpkı deprem gibi düşünün… Engel olabiliyor musunuz? Hayır! Ama sağlam evler, sağlam şehirler ve deprem öngörüsüne uygun yapılar üreterek tedbir almaya ve olası hasarları azaltmaya çalışıyorsunuz.
Başta İnegöl olmak üzere, diğer kentler beni çok ilgilendirmiyor, Bursa için sağlam bir toplumun altyapısını hazırlıyor olmamız lazım. Sözle olmuyor bazı işler… Göç bir fiili durumsa, iş sahalarındaki darboğaz bir sıkıntı ise, makro gündemin tetiklemesi ile birileri bu kitleleri çok rahat kışkırtacaklar.
Peki, kışkırtılan bu insanların sükûnet içinde olayları algılaması için ne gerekiyor?
Bilinçli olmaları… Hangi siyasi partinin hedefinde, bu insanların bilinçli olması? 1980lerden bu yana, bu toplumdaki bireylerin kendi gelişimleri ve kültürlerindeki müspet iyileşmelerin sistemli hale getirilmesi kimin umurunda?
Eğer, kolay etkilenen bir toplum siyasilerin işine geliyorsa, bilin ki başka amaçlar için başkalarının da işine geliyordur. Okuyan, hurafelerden ve dedikodulardan uzak, neyin ne olduğunu bilen bir toplum yaratmadıkça, İnegöl olaylarının arkasındaki gerçekleri görmezden gelmeye devam ederiz.
Yazar :
Tolga
Yücel Email :
tolga@yucel.com.tr
|