Haber : 10.282 Yorum : 4.630 Yazar : 35 Sayı : 836   Sık kullanılanlara ekle Açılış sayfam yap  
Anasayfa Künye Abonelik Gazeteye Reklam İletişim
Gündem Kent Patent İnceleme Şirket Söyleşi Ekonometri Sektör Dünya Finans Yurt
Ahmet Özenalp
İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşverenler Kurul...
Bahri Şarlı
Başarı ve mütevazılık
Cevdet Akçakoca
KDV Tevkifat uygulaması
Erdem Saker
Kentleşmede sıkışık gecekondu riski...
Prof. Dr. Erkan Işığıçok
Paydaş gözüyle Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölges...
Prof. Dr. İlker Parasız
Beklenti uyuşmazlığı
Kemal Yamankaradeniz
Patent Başvuru Sayıları Gelişmişlik Göstergesidir
Meftun Tayan
İnşaatlar neden sahipsiz?
Dr. Mevci Ergün
Türk Borçları Kanunu Düzleminde Sözleşmeler
Prof. Dr. Dr. Mustafa Cebe
Kalite kavramı bilim ve teknolojik gelişmelere p...
( Yüksek Kimyager, Uygulamalı İstatistikçi, Yüksek Öğretmen ve Finansmancı )
Mustafa Karagöz
HAFTAYA BAKIŞ
Sercan Uslubaş
Bir marka yolculuğu
Tahsin Ardıç
Bursanın ilk ve tek ekonomi gazetesi
Yalçın Aras
Ben şaşırdım siz şaşırmayın
Yılmaz Ardıç
Yeni yıl, yeni yüz, tecrübeli bir heyecan
Ziya Güney
Dünya kentlerinde iklim değişikliği eylem planları...
17 Mayıs 2012
 
Tolga Yücel
Kalabalık içindeki sessizlik
  Kalabalık içindeki sessizlik Toprak kokarak doğuyoruz, ağlayarak bereketimizi sunuyoruz bu toprağa. Bilmediğimiz bir tarihte bir kaynaktan geliyor, yine bilmediğimiz bir tarihte ölümle sonlanacak bir sonsuza gidiyoruz. İkisi arasındaki süreye hayat ...

tolga@yucel.com.tr     -    Sayı : 741    /   Tarih : 20.07.2010

« HABERİ GÖNDER    EDİTÖRÜN ARŞİVİ »

Editörün Yorumu :
Kalabalık içindeki sessizlik



Toprak kokarak doğuyoruz, ağlayarak bereketimizi sunuyoruz bu toprağa. Bilmediğimiz bir tarihte bir kaynaktan geliyor, yine bilmediğimiz bir tarihte ölümle sonlanacak bir sonsuza gidiyoruz. İkisi arasındaki süreye hayat diyoruz. Her şey bir koku gibi içimize siniyor; doğa, iklim, yemek, sohbet, insanlar ve tüm kâinat. Tam ortasında duruyoruz nefesinin hayatın. Koşarak başlıyoruz, yavaşlamaya başladığımızda ise koşmak istiyoruz. Kâinatın tam ortasında, belirsizliklerin içinde çok mu zor, kaybolmadan yaşamak?

Diyelim ki, kaybolduğumuzu anladık; çok mu zor, hayata mola verebileceğimiz, içimizdeki sığınma evinde korunaklı bir hayat yaşamak?

***

Bazen insanoğlu, kendi içinde yolculuk ederken var ile yok arasında durur. Gürültünün tam ortasında sessizce ve uzaktan bakar yanında olup bitene. Milyonlarca ışık yılı uzaktaki bir yıldıza varmak için kurduğu hayaller, yine milyonlarca var olan beyin hücrelerinin içinden birine hapsolur, varabileceği ıraklara değil, kendi gürültüsünde sessizliğe odaklanır.

Bazen insanoğlu, kendi yolculuklarına yalnız çıkar, bazen yolculuklarındaki kalabalıkta yalnızdır. Kimi götürdüğü değil, nereye gittiği önemlidir.

Var olanın görüntüsü aynıdır, önemli olan ona bakan gözün içinde yaşamaktır bir ömrü, hiçbir karşılık beklemeden. Aşkın gerçeğinde ne var bilinmez ama hakikat karşılık beklemeden vermekte saklıdır.

***

Çevremizdeki ruhen kötülerin ve fakirlerin sayıları arttıkça, kendi içimizdeki iyilerin ve zenginliklerin peşine düşüyoruz. Sokaklarda kirlilik çoğaldıkça, yüreğimizdeki temizlikleri arıyoruz. İnsanlar katılaştıkça, kendimize ait olanlarla pamuk gibi olmaya çalışıyoruz.

Kendi içimizdeki çokluğun peşinde, azlıkla kavga eden dış mücadelemizin tam ortasında durduğumuz bu hayatın bir parçası mıyız, yoksa hayat biz miyiz?

***

Otobanlar gibi geniş gönül yolunda yürüyebilmek için zihinlerimizin bize oynadığı oyunların kurallarını kabul ediyoruz. Oyun oynamak, oyuncu olmak dünyanın var olduğu günden beri içimizde taşıdığımız bir meziyetimiz.

Dikkat ediyor musunuz, hayatın her evresinde yaptığımız aslında bir oyun. İşe girmek bir oyun, işten çıkmak bir oyun, rekabet bir oyun, elde ettiğimiz kimlikler bir oyun, mahalle baskısı bir oyun, değerler bir oyun, kültür bir oyun.

Çıplak geldiğimiz bu dünyada elde ettiklerimizi kendimiz için değil, bazen bu oyunun bir parçası, kendi rolümüzün bir gereği olarak yaşıyoruz.

O zaman şunu kaçırmıyor muyuz?

İnsan rolüyle kendisi arasındaki çizgiyi nerede çizmelidir?



Yazar : Tolga   Yücel       Email : tolga@yucel.com.tr

 

Powered By VİTAL TEKNOLOJİ
Hosting Server Web Tasarımı Sunucu
 
Copyright © 2010 Ekohaber Adres: Tophane Meydanı Kale Sokak No: 2/A BURSA
Telefon: 0 224 223 29 29 (pbx)   Fax:  0 224 223 47 48    E-mail:  ekohaber@ekohaber.com.tr