Editörün Yorumu :
Bursa ekonomisinin fotoğrafı
Son birkaç haftadır, kendi içime yaptığım yolculuklarla ilgili yazıları, Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının daveti kesti. Dediler ki, “İlk 250 Firma Araştırmasının 13.sünü yaptık, bitirdik. Sen de artık ekonomi yazmaya geri dön!” Ben de kendi içime ara verdim, Bursa ekonomisine kaldığımız yerden devam… Öncelikle tuz ve biber olarak sürece dahil olmuş biri olarak, emeği geçen herkesin eline sağlık. Bu çalışma özetle şunu gösteriyor ki, Bursa yeni sektörler ve pazarlar bulmak zorunda.
Yıllardan beri burada yazıp çiziyorum ve anlatıyorum; Bazı şeylerin Bursada stratejik ve sistemli yapılması gerek. Ekonominin geleceğinin planlanması da bunlara dâhil… Geçmişi hakkındaki fotoğraf bize gelecek hakkında da bir projeksiyon yaratmalı. Bursanın otomotiv bağımlılığı ve ilk 250 firmanın (ki bu diğer tüm firmaları da dâhil ettiğinizde, cironun neredeyse %90ı demek) cirosunun %46sının otomotiv ana ve yan sanayi tarafından üretiliyor olması da büyük bir risk. Şu anda işler iyi ama sıralamada da gözüküyor, koskoca Bursa dediğiniz kentin geleceğini 3 kişi belirliyor; Renaultun, Tofaşın ve Boschun CEOları… Allah muhafaza, bir üretim yeri değişikliği kararı alsalar, yandık. Toplam ciro nereden bakarsanız 10-12 Milyar TL!
Bursa geçmişine bakıp övünmenin ötesinde, adetten oldu her yıl aynı şeyi yazmak, bir ekonomi araştırma merkezi kurup geleceği ile ilgili beyinsel faaliyeti başlatmalıdır. Valla geçen yıl demiştim ben hazırlığımı yapıp ileteceğim diye, ben yaptım ve ilettim, günah da benden gitti…
Camcı/Adı Aşk Bu Eziyetin
Bursa ve Bursa burjuvazisi(!) ile ilgili yazdığım yazıların birini, Bursaspor çerçevesinde, Bursalı bir yönetmenin çektiği bir filme ayırmıştım. Tüm Bursalıları bu filme desteğe davet etmiştim, kendimce de bunun haklı sebeplerini saymıştım. Hiç ses çıkmamıştı. Geçen günlerde gazetelerden takip ettiğime göre Suat Şenocakın çektiği “Camcı / Adı Aşk Bu Eziyetin” adlı filme Nilüfer Belediyesi 50.000 TL katkı ile sponsor olmuş. Yavuz İskenderoğlunun Letonya Fahri konsolosu ilan edildiği, ofisinin açıldığı tören gününde Sayın Mustafa Bozbey ile karşılaştık. Çok içten, verdiği destekten dolayı yaşadığı mutluluğu anlattı. Ben de ona çok içten, yaptığı bu işin Bursanın vizyonuna ve yeni sinemacıların şevklenmesine yapacağı katkıdan bahsederek, bir Bursalı olarak teşekkürlerimi sundum. Filmi merakla bekliyorum. Giderek destek olun bari!
Örnek girişim: Tilteri Bursalılar satın aldı!
Gel de şaşırma… Bursadaki öngörü eksikliğinden, geç kalma hastalığından bahsederken, adamlar gitsin Fransız elektrikli araç üreticisi firmayı satın alsınlar. Hem de Bursanın alışık olmadığı bir şekilde ortaklık kurarak, sermayelerini birleştirerek. Bir de bu araç üretimini Bursaya getireceklermiş. Helal olsun! Bugünden yarını yaşamak budur işte.
Haberi okuyunca, ne kadar önemli bir iş olduğunu anlayacaksınız;
“Türk sermayeli Brightwell Holding, Orhan Holding ve B Plastan oluşan konsorsiyum, Fransız elektrikli araç şirketi Tilteri satın aldı. Yaz başında, iflas sürecindeki Fransız elektrikli araç üreticisi Heuliezi satın almak için İnci Akü ve oto yan sanayi firması B Plas ile birlikte teklif sunan ancak başarılı olamayan Brightwell Holdingin patronu Alphan Manas bu kez amacına ulaştı. Heuliezi alamasa da Türkiyede elektrikli araç üretimi konusunda kararlılığını sürekli dile getiren Manas, bu kez elektrikli araç teknolojisine sahip bir başka Fransız firması olan Tiltere (Celal Gökçen, Murat Orhan) iki Türk (Bursalı) ortağıyla birlikte teklif sundu.”
Ne denir? Ellerine, vizyonlarına sağlık!
Yazar :
Tolga
Yücel Email :
tolga@yucel.com.tr
|