Editörün Yorumu :
Parasal onay
sorunu
Önce parasal onayın ne olduğunu açıklayayım. Bir ekonomide maliyet, marp-up (maliyet+kar) fiyat artışları olursa, hükümet sigarayı, petrol ürünlerine, enerjiye... vb. zam yaparsa, TLnin değer kaybı sonucu ithal edilen ürünler pahalılaşırsa bunun sonucu olarak bir parasal daralma meydana gelir. Bunun sonucunda da fiyatlarda bir miktar artış buna karşılık üretim ve istihdamda bir miktar düşüş meydana gelir.
Bu durum piyasaların hoşuna gitmez. Girişimciler şikayetlerini hükümete, bankalara ve MBye iletmeye çalışırlar. Eğer bu şikayetler karşısında parasal gevşemeye gidilirse üretim ve istihdam eski düzeyine geri döner buna karşılık fiyatlarda da ek artış meydana gelir. Enflasyon hedeflemesi uygulanan bir ekonomide bu hiç de istenen bir sonuç değildir.
Uygulanmakta olan enflasyon hedeflemesi rejimi bünyesinde böyle bir sonuca izin veren unsurlar içermektedir. Yani daha açık şekilde söylemek gerekirse enflasyon hedeflemesi uygulamalarında para arzı fiyatın fonksiyonudur. Oysa geleneksel öğretide fiyat artışları paranın fonksiyonudur. Yani para miktarı ekonomide ne kadar artarsa fiyatlar o kadar artar. Oysa şu anda ülkemizdeki durum tam tersidir. Fiyatlar ne kadar artarsa para miktarı da o kadar artmaktadır. Bu neden böyle olmaktadır? TCMB politika faiz oranını belirlemektedir. Ayrıca borçlanma ve borç verme faiz oranını da belirleyerek politika faiz oranı etrafında bir koridor oluşturmaktadır. Eğer ekonomide zam şeklinde özel sektörden ve kamu sektöründen kaynaklanan bir fiyat artışı söz konusu ise o zaman meydana gelen parasal daralma karşısında bankalar politika faiz oranı üzerinden MBden istedikleri kadar (eğer MB miktar kısıtı koymazsa) borçlanabilirler. Eğer o da yetmezse borçlanma faiz oranı üzerinden borçlanabilirler. (MB bu oranı yüzde 9dan yüzde 12,5e yükseltmişti ve geçen hafta da aynı seviyede tuttu) Eğer durum bu şekilde gelişirse MB ister istemez piyasada oluşan fiyat artışlarına parasal onay vermiş olmaktadır. Bu onay ikinci aşamada fiyatların daha da yükselmesine neden olabilir. Kanımca işte bu nedenle hükümet sigara ve petrol ürünleri üzerinden aldığı vergileri düşürerek meydana gelmesi olası parasal onayın sonuçlarını bir parça hafifleterek MBna yardımcı olma yoluna gitmiştir. Öte yandan da MB, bazı ihalelerde yüzde 5,75ten piyasanın istediği kadar para vermekmekte, ertesi gün veya daha ertesi gün koridorun üst düzeyinden (yüzde 12,5) isteyen bankalara borç verme yoluna gitmektedir. Böylece piyasa faiz oranının yüzde 5,75 ile 12,5 arasında bir yerde oluşmasına izin vermektedir. Bu da belirsizlik yaratmaktadır.
Özetlersek enflasyon hedeflemesi rejiminde MBnin para arzını arttırması özel sektörün talepleri doğrultusunda olmaktadır. Bu nedenle özel sektörün ürünlerine yapmakta olduğu ve yapacağı zam oranları son derece önemlidir. Ayrıca buna 2012 başında doktor, dişçi, avukat, toplu taşımacılık vb. zamlar da eklenecektir. Eğer MB para arzının artırılmasını sadece faiz oranlarına bırakırsa ve özel sektör ve bankalar MBnin belirlediği hangi faiz oranında olursa olsun borçlanmayı kabul ederlerse, o takdirde ister istemez fiyatlardan paraya doğru bir sonuç meydana gelir. MB ister istemez oluşan fiyatlara onay vermek zorunda kalır.
Bu nedenle özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının fiyatlara etki yapan kamu kuruluşlarının daha sorunlu davranmaları ve TCMBna yardımcı olmaları gerekmektedir.
Yazar :
Prof. Dr. İlker
Parasız Email :
ilker@ekohaber.com.tr
|